

Bu bir efsaneye yeniden merhaba konseridir: Okay Temiz plays Don Cherry Kundura Sahne’de
Nedir? Albüm tanıtım konseri . Don Cherry , Okay Temiz ve Johnny Dyani ’den oluşan efsanevi caz üçlüsü Don Cherry Trio ’nun 1971’de yine efsanevi ORTF ( Office de Radiodiffusion Télévision Française ) stüdyolarında kaydettiği ve Türkiye…
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Sergi. Doğa deyince zihnimizde beliren yalnızca balta girmemiş ormanlar ya da uçsuz bucaksız denizler mi?
- Nerede? Quick Art Space
- Ne zaman? 17 Aralık’a kadar
- Neden gitmeli? Doğa-kültür, insan-hayvan, kadın-erkek, zihin-beden, iş-ev ikiliklerinin dışında düşünmek ve düşünenlerin yorumlarını incelemek için.
- Not almalı: Sergide; Gülçin Aksoy, Nazan Azeri, Seçil Büyükkan, Ahmet Rüstem Ekici & Hakan Sorar, Ekin Saçlıoğlu ve Özlem Şahinler'in resim, video, enstalasyon, dokuma ve heykel gibi farklı türlerdeki eserleri yer alıyor.
Serginin küratörü Nergis Abiyeva'dan Yapıntı Doğa hakkında ekibimize; "Quick Art Space’in ilk sergisini binanın mimari özelliklerinden ve konumlanma biçiminden yola çıkarak kurguladım. Geçtiğimiz Nisan ayında Quick Tower’a ilk geldiğimde hem binayı hem de çevresiyle kurduğu ilişkiyi etkileyici bulmuştum. Devasa pencereli lobinin döner kapısından girip çıkan köpekler, binanın çevresindeki yemyeşil, canlı ağaçlar, ağaçlara tüneyen kargalar, içeride uyuyan kediler,buranın insan olmayan canlılar için de bir yaşam alanı olduğunu göstermişti. Viyana’da yaşayan mimar Gerhard Feldmeyer’in tasarladığı, Kozyatağı’nın kalbinde yer alan, her gün binlerce ziyaretçinin vakit geçirdiği ya da gelip geçtiği Quick Tower’ın davetkâr ve kucaklayıcı atmosferi burada beyaz küp deneyiminin ötesinde 'beklenmedik sergiler' yapabileceğime beni hemen ikna etti.
Yapıntı, Bilge Karasu’dan ödünç aldığım bir kelime. Bilge Karasu Ne Kitapsız Ne Kedisiz adlı kitapta yer alan 'İmge Üretiminde Roman Hâlâ İlk Sırada' adlı yazısında 'Öyle sanıyorum ki yaşamımız, sürekli yapıntı-üretimidir' diyordu."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın durakları arasında; Cumartesi Sabah Konserleri, Sidikli Kasabası, Baklava Cumhuriyeti, Hauser konseri ve daha niceleri var.
14 Kas 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.



