Hukuk, ahlak ve arada kalmışlığın buluştuğu bir sinema: Selman Nacar

“Seyirci yerine düşünen bir film değil, seyirciyi de dâhil eden bir film yapmak istedim.”
Hukuk, ahlak ve arada kalmışlığın buluştuğu bir sinema: Selman Nacar

16 Mart - Garanti BBVA - Duende
Garanti BBVA ile birlikte

Bahara merhaba: Garanti BBVA Konserleri Bizi birbirimizden ayıran koşullar nedeniyle bir süredir özlem duymak zorunda kaldığımız Garanti BBVA Konserleri şimdi yeniden başlıyor. Seni de aramızda görmekten mutluluk duyacağımız bahara merhaba diyen konserler arasında bakalım neler var. Büyük Ev Ablukada, 19 Mart: Güneş yerinde mi her şey yolunda mı kontrol etmek üzere sahne performansıyla bizi her seferinde kendisine hayran bırakan Büyük Ev Ablukada konserinde buluşuyoruz. Adres: Beşiktaş’ın en güzel yerinde , evin gibi hissettiğin IF Performance Hall Beşiktaş . Yüzyüzeyken Konuşuruz, 23 Mart: İçimiz hafiften ısınmaya başladığına göre bahara merhaba diyecek ikinci isim Yüzyüzeyken Konuşuruz. Üzerinden geçti biraz ama kulaklıklarımızda son teklileri Sen Varsın Diye ve Son Seslenişim ’i duymaktan hâlâ çok keyif alıyoruz; o zaman sıra şimdi IF Performance Hall Beşiktaş’ta canlı dinlemekte. Kid Francescoli, 7 Nisan: Konserlerin son durağı Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde Kid Francescoli’yle olacak. Memleketi Marsilya’nın bizi bahara merhaba demekle yetindirtmeyecek, yazı şimdiden kucaklamamıza sebep olacak esintilerini elektropop tarzındaki şarkılarda bizlerle buluşturan Kid Francescoli sonunda İstanbul’da. Güzel bir haber: Eğer Garanti BBVA kredi kartı sahibiysen saydığımız tüm konserlerin biletine %20 indirim fırsatıyla ulaşabilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Selman’ı keşfetmek. Sinema bulunmayan, Uşak'taki Banaz'da, kiraladığı VCD ve DVD'lerden başlamış Selman film izlemeye; yerli yapımlar daha çok ilgisini çekmiş. Sinemayla olan asıl bağı, "film yapmak istiyorum" dediği noktaya ise hukuk fakültesinde okumak için geldiği ve hayatına ilk kez bir film seti gördüğü, bir yandan sinema eğitimi alırken Truffaut'nun 400 Darbe'sini izlediği İstanbul'da gelmiş. "Benim için okul gibiydi." dediği ilk kısa filminin ardından kurduğu prodüksiyon şirketinin adını da "Kuyu" koymuş. Annesi dalga geçiyormuş hatta: "Kuyudan çıkarıyorsun filmlerini!" 

Emre ve Selman, Pera'dan Galata'ya doğru yürürken


İki şafak arasında. Kendi filmlerini izlemeden önce, Burak Çevik'in Tuzdan Kaide ve Aidiyet filmlerinin yapımcısı olarak tanıdığım Selman'ın ilk uzun metrajlı filmi İki Şafak Arasında'da bu kez Burak yapımcı rolünü üstleniyor: "Film yapma süreci zorlu bir süreç ve bu zorlu süreçte, bu yolculukta birbirimizin yükünü hafifletmeye çalışıyoruz diyebiliriz. Bu anlamda bir yönetmen-yapımcı değil de bir yoldaşlık, arkadaşlık ilişkisi var aramızda." Apayrı sinema türlerine ilgili olduklarını, fakat birbirinden beslendiklerini, artık ikisini de tanıdığım için daha iyi anlıyorum. Selman hikâye gereği arada kalmış bir şehirde çekmek isteyip de Uşak'a geri döndüğü İki Şafak Arasında için "ekstra hiçbir şey söyleme ihtiyacı olmadan, gerçekliği tüm çıplaklığıyla gözleyip aktararak aslında seyriciyi de buna tanık yapmak isteyen" bir film diyor. Film için çok fazla karakter yazdığını ancak oyuncu seçimi sürecinde fark ettiğini söylüyor ama ekliyor: "Bir filmin ana karakterine zaten çalışırsınız. Zaten bir filmin omurgası, hikâyesi ana karakter üzerinedir ama asıl önemli olan yan karakterlerdir bence, çünkü onlar taşır o filmi.O yan karakterlerden en çok avukat ve lokumcuyu eğlenerek yazdığını söylüyor — ben de en çok onları izlerken eğlendiğimi.

Selman çekimleri başlamak üzere olan yeni filminden söz ederken


Selman’la keşfetmek. Başarılı filmlerin, kendi bulunduğu coğrafyadan güç alan filmler olduğunu söylüyor Selman. Bu nedenle Türkiye sineması, filminden konuşurken lafın daima bir şekilde geldiği İran sineması ile Romanya sineması ve birlikte konuşmayı seçtiğimiz Gürcistan sineması her ne kadar benzer temaları, ahlaki ikilemleri, toplumsal baskıları ve vicdan mukayeselerini işlese de, hepsinin birbirinden farklılaştığından konuşuyoruz. Nana Ekvtmishvili ve Simon Groß'un filmi My Happy Family'si üzerinden coğrafyamızda kadının maruz kaldığı baskılara, bu filmin nasıl da 50'li yaşlarında bir kadının büyüme hikâyesi olduğuna, Gürcistan sinemasına müziğin nasıl güç kattığına değiniyoruz. 

Diyor ki... 

“Hukuki bir problemle karşılaştığınız zaman aslında bir bulmaca çözer gibi hareket ediyorsunuz. Bir problem var, kanun maddeleri var ve siz yorumluyorsunuz, sorular soruyorsunuz. Aslında ben bir senaryoya da böyle, Sokratik bir yöntemle, kendime sorular sorarak yaklaşıyor, meseleyi açmaya çalışıyorum.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Keşif Sineması #1.10: Selman Nacar

İki Şafak Arasında'yla aşina olduğumuz Selman Nacar'ın peşinde Galata sokaklarındayız.

16 Mar 2022

Garanti BBVA ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Yıldız Tozu | Tutkuların, zamansız rastlantıların ve saplantıların ustası: Pedro Almodóvar

Yıldız Tozu'nda bu haftaki konuğumuz tutkunun, hüznün, kırılganlığın cesur ve sıcak dili; İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar. Yeni bir Almodóvar filmine giderken sizi neyin beklediğini hiçbir zaman tam olarak bilemezsiniz. Büyük bir filmle de karşılaşabilirsiniz, küçük bir hayal kırıklığıyla da…

Mehmet Sindel

·

11 Eyl 2026

Yıldız Tozu | Tutkuların, zamansız rastlantıların ve saplantıların ustası: Pedro Almodóvar
DuendeDuende

HİKAYE

Paweł Pawlikowski: 'Ben 20. yüzyıldan kalma bir sürgünüm'

Cannes’da prömiyerini yapan "Fatherland" ile ikinci En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Paweł Pawlikowski'yle Thomas Mann’dan savaş sonrası Avrupa’ya, minimalizmden müziğe, entelektüellerin toplumdaki rolünden kendisinin bugünkü dünyada hissettiği yabancılığa uzanan bir sohbete daldık.

Müge Turan

·

10 Eyl 2026

Paweł Pawlikowski: 'Ben 20. yüzyıldan kalma bir sürgünüm'
DuendeDuende

HİKAYE

MUBI Fest'te neler izledik?

İki yıllık aranın ardından geçen hafta sonu İstanbul’a dönen MUBI Fest'in atmosferine ve Cannes’dan taşıdığı dört filme yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

07 Eyl 2026

MUBI Fest'te neler izledik?