Hüseyin Bey

Hayyam Pasajı’nın kendine çekilerek açılan ikili kapısının arkasında, tam karşıda; Hüseyin Bey.
Hüseyin Bey

5 Nisan - Coffee Department - apéro
Coffee Department ile birlikte

Taze bir bahar seçkisi: Coffee Department Kaliteli ve nitelikli kahvenin peşine düştüğü yolculuğu birbirinden farklı coğrafyalarda sürdüren Coffee Department , Türkiye’deki kahveseverleri dünyanın dört bir yanından tatlarla buluşturmaya devam ediyor. Neler var? Kışı geride bırakarak yeniden canlandığımız bahar aylarında bizleri Afrika kahvelerine doyuran Coffee Department, tıpkı bahar gibi meyvemsi ve tazeleyici iki kahvesiyle güneşi kucaklıyor: Kenya Meru Washed ve Burundi Kiryama Washed . Kenya Meru Washed: Kenya’nın Meru bölgesinde yetişen kahve meyvelerinin işlenmesiyle elde edilen Kenya Meru Washed, mürdüm eriği ve beyaz üzüm lezzetlerini andıran meyvemsi yapısının yanında karanfil aromasıyla dikkat çekiyor. Burundi Kiryama Washed: Ananas ve greyfurt aromasından izler taşıyan, güçlü ama dengeli bir asiditeye sahip, gövdesi siyah çayı andıran Burundi Kiryama Washed, soğudukça katman katman açılarak floral ve zengin bir lezzet sunuyor. Coffee Department ’ın özenle seçilmiş kahvelerden oluşan tüm seçkisini buradan inceleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Hayyam Pasajı’nın 2 kanadını kendine çekerek açtığın kapısının ardında, tam karşıda; Hüseyin Bey. Sirkeci’yi, Hayyam’ı konuşmak istediğimizi söylüyoruz. 2 dakika sonra çaylar geliyor, biz ahşabı soyulmuş, hasırı oturmaktan gevşemiş, gevşemiş hasır sandalyelerdeyiz. Hüseyin Bey de kendine tabure çekiyor. Başlıyoruz. 

Yol nerede başladı, nasıl Sirkeci’ye vardı? Buraya gelince nelerle karşılaşıldı? 

20 yaşında Elazığ’dan geldim. Hayyam’ın alt katında beyaz eşya satan dükkânlar vardı, işleri iyi gidince pasajdan ayrılıp dağıldılar. Takiben döviz dükkânları toplanmaya başladı, onlardan birinde çalışıyordum, burada dikişi tutturunca ailecek İstanbul’a taşındık. Bir süre sonra handaki birkaç dükkânla birlikte dolandırıldık. Hayyam esnafı birbirini kollar, el birliğiyle yakaladık ama sonuç değişmedi. Bu dönemin sonunda bir kısmı kapattı gitti, bir kısmı battı. Ben yerimi değiştirmek istemedim, o gün bugündür hâlâ Hayyam'dayım. Bu sefer sohbeti başlatan çayı hazırlıyorum.

Hayyam nasıl bugünkü Hayyam oldu?

Sirkeci’de hanların içinde zanaatkârlar birleşmiştir, neredeyse komün gibi yaşarlar. Gözlükçüler bir yerde fotoğrafçılar bir yerde teknoloji ürünleri satanlar bir yerdedir. Bundan 40-50 yıl kadar önce bu kadar belirgin değildi hanların ayrımı. Daha çok esnaf ve daha dağınık bir düzen vardı. Kot dokuyan zanaatkârlar vardı mesela, dükkânlarının çevresi pansiyon doldu. Zamanla pansiyon da çevresini kendine göre şekillendirdiği, kendisine gelen nüfusa uygun dükkânlar etrafında toplandığı için tutunamadı esnaf ve Sirkeci’yi terk etti. Benzer hikâyeler ayakkabı tamircileri, terziler ve kalaycılar için de geçerli. Mahallenin bu yeni gelenleriyle kiralar da değişti. İnsanlar birbirine yardım edebilsin diye yan yana yaratılmış, hayatta kalabilmek için birleştik.

Pasaj çayı


Hayyam’da bir gün, bir ömür…

Gün genellikle sakin başlayıp sakin bitiyor burada. 13.00-16.00 arası biraz daha yoğundur. Malatya’daki köyünden geleni de yan sokaktan uğrayanı da öğlencidir. Oyuncu, yönetmen, reklamcı herkesin ilgisini çekiyor fotoğraf. Bu durgunluğun bir nedeni de ekonomi tabii. Eskiden Konyalı ve Balkan’dan tepsiyle yemek gelirdi. Şimdi bir kurufasülye 60 TL, hanın içinde tost yapmak da yasak kokuyor diye. Hâl böyle olunca evden getirme usulüne döndü Hayyam. Öğle kayıntıları, ortak yenen yemekler azaldı. Pandemi öncesi hep birlikte Samatya’da futbol maçı yapardık. Giriş katıyla birlikte ilk 2 kat bir takım, diğer 3 kat bir takım olacak şekilde ayrılırdık. O da olamıyor şimdilerde. Yine de çay her şeye yetiyor. Ben çay sevmem ama ikram etmesi, alanın yüzündeki gülümsemesi aynı sofrada buluştuğumuz günlerin anımsaması. 

Editörün notu: Hüseyin Bey ile sohbet ettikten sonra çay içilirse muhtemelen o çay ısmarlanır. Çok gizli ama paylaşılmasında sakınca olmayan bilgi; pasajın anahtarı Hüseyin Bey’de. Çatı katı boğazı görüyor. Bazı akşamlar günü burada batırıyor. Sohbet etmeyi sevdiği müdavimleri de ağırlamayı çok seviyor. Ayrıca üşüyenler için battaniyesi de mevcut. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli
∙

BÜLTEN SAYISI

#77: Sirkeci, Hayyam Pasajı • Özgür Turanlı

Mahalle: Sirkeci. Mahalleli: Özgür Turanlı. Mekân: Hayyam Pasajı.

06 Nis 2023

Coffee Department ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli
∙

HİKAYE

Kendi sınırları içinde sınırsız bir vizyon: Miuccia Prada

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

Asena Sarıbatur

·

04 Eki 2026

Kendi sınırları içinde sınırsız bir vizyon: Miuccia Prada
SoliSoli
∙

HİKAYE

George Lucas’tan Fellini’ye: Sinemanın hafızasını taşıyan müzeler

George Lucas’ın 1970’lerden itibaren toplamaya başladığı sanat eserleri ile Mellody Hobson’ın koleksiyonunun biraraya gelmesiyle oluşan Lucas Museum of Narrative Art, 20 yıllık bekleyişin ardından Los Angeles’taki Exposition Park’ta ziyarete açıldı. Açılıştan hareketle dünyanın dört bir yanındaki film müzelerini keşfediyoruz.

Deniz Aytekin

·

04 Eki 2026

George Lucas’tan Fellini’ye: Sinemanın hafızasını taşıyan müzeler
SoliSoli
∙

HİKAYE

Anavarza’da uzak zamanın yakın nöbeti: ‘Rüyalarımda kralın kızını görüyorum’

Adana’nın Dilekkaya köyünde Şükriye Arıkanlı, her sabah eline süpürgesini ve plastik hortumunu alıp aile evinin avlusundaki Roma lahitlerini temizliyor. Bu, annesi Hatun Dilci ile babası Amber Dilci’nin definecilere karşı tüfekle koruduğu Anavarza Antik Kenti için onlarca yıldır süren bir aile nöbetinin bugünkü hâli. Yaşar Kemal’in de bir dönem konuk olduğu bu evde gerçek, efsane ve binlerce yıllık tarih iç içe yaşarken Şükriye Hanım’ın aklında artık başka bir soru var: Gençlerin terk ettiği köyde, kendisinden sonra Anavarza’ya kim sahip çıkacak?

Nimet Kıraç

·

01 Eki 2026

Anavarza’da uzak zamanın yakın nöbeti: ‘Rüyalarımda kralın kızını görüyorum’
SoliSoli
∙

HİKAYE

Dünyanın en iyi barları #1: Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk

Dünyadaki en iyi barları 2009 yılından beri sıralayan The World’s 50 Best Bar listesi Michelin Guide, Gault & Millau ve La Liste gibi rehberlerden çok daha ulaşılabilir, özelleştirilmiş lüks bir deneyim sunuyor. Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk'tan bu listeye giren dört bar...

Talha Ö.

·

27 Eyl 2026

Dünyanın en iyi barları #1: Fransa, Güney Kore, İtalya, Arnavutluk
SoliSoli
∙

HİKAYE

İki kıta arasında 25 yıl: Orhan Refik Gorbon ile Bosphorus Cup’ın hikayesi

25 yıldır Boğaz’ın rüzgarını yarışın parçası yapan Bosphorus Cup’ın kurucusu Orhan Refik Gorbon ile İstanbul’un denizle ilişkisini ve yelken kültürünün değişen yüzünü konuştuk. İki kıta arasında geçen bu hikayede, bir şehrin denizle kurduğu bağın nasıl bir yarışa dönüştüğünü dinledik.

Orhun Canca

·

20 Eyl 2026

İki kıta arasında 25 yıl: Orhan Refik Gorbon ile Bosphorus Cup’ın hikayesi