Hüseyin Bey


Taze bir bahar seçkisi: Coffee Department Kaliteli ve nitelikli kahvenin peşine düştüğü yolculuğu birbirinden farklı coğrafyalarda sürdüren Coffee Department , Türkiye’deki kahveseverleri dünyanın dört bir yanından tatlarla buluşturmaya devam ediyor. Neler var? Kışı geride bırakarak yeniden canlandığımız bahar aylarında bizleri Afrika kahvelerine doyuran Coffee Department, tıpkı bahar gibi meyvemsi ve tazeleyici iki kahvesiyle güneşi kucaklıyor: Kenya Meru Washed ve Burundi Kiryama Washed . Kenya Meru Washed: Kenya’nın Meru bölgesinde yetişen kahve meyvelerinin işlenmesiyle elde edilen Kenya Meru Washed, mürdüm eriği ve beyaz üzüm lezzetlerini andıran meyvemsi yapısının yanında karanfil aromasıyla dikkat çekiyor. Burundi Kiryama Washed: Ananas ve greyfurt aromasından izler taşıyan, güçlü ama dengeli bir asiditeye sahip, gövdesi siyah çayı andıran Burundi Kiryama Washed, soğudukça katman katman açılarak floral ve zengin bir lezzet sunuyor. Coffee Department ’ın özenle seçilmiş kahvelerden oluşan tüm seçkisini buradan inceleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Hayyam Pasajı’nın 2 kanadını kendine çekerek açtığın kapısının ardında, tam karşıda; Hüseyin Bey. Sirkeci’yi, Hayyam’ı konuşmak istediğimizi söylüyoruz. 2 dakika sonra çaylar geliyor, biz ahşabı soyulmuş, hasırı oturmaktan gevşemiş, gevşemiş hasır sandalyelerdeyiz. Hüseyin Bey de kendine tabure çekiyor. Başlıyoruz.
Yol nerede başladı, nasıl Sirkeci’ye vardı? Buraya gelince nelerle karşılaşıldı?
20 yaşında Elazığ’dan geldim. Hayyam’ın alt katında beyaz eşya satan dükkânlar vardı, işleri iyi gidince pasajdan ayrılıp dağıldılar. Takiben döviz dükkânları toplanmaya başladı, onlardan birinde çalışıyordum, burada dikişi tutturunca ailecek İstanbul’a taşındık. Bir süre sonra handaki birkaç dükkânla birlikte dolandırıldık. Hayyam esnafı birbirini kollar, el birliğiyle yakaladık ama sonuç değişmedi. Bu dönemin sonunda bir kısmı kapattı gitti, bir kısmı battı. Ben yerimi değiştirmek istemedim, o gün bugündür hâlâ Hayyam'dayım. Bu sefer sohbeti başlatan çayı hazırlıyorum.
Hayyam nasıl bugünkü Hayyam oldu?
Sirkeci’de hanların içinde zanaatkârlar birleşmiştir, neredeyse komün gibi yaşarlar. Gözlükçüler bir yerde fotoğrafçılar bir yerde teknoloji ürünleri satanlar bir yerdedir. Bundan 40-50 yıl kadar önce bu kadar belirgin değildi hanların ayrımı. Daha çok esnaf ve daha dağınık bir düzen vardı. Kot dokuyan zanaatkârlar vardı mesela, dükkânlarının çevresi pansiyon doldu. Zamanla pansiyon da çevresini kendine göre şekillendirdiği, kendisine gelen nüfusa uygun dükkânlar etrafında toplandığı için tutunamadı esnaf ve Sirkeci’yi terk etti. Benzer hikâyeler ayakkabı tamircileri, terziler ve kalaycılar için de geçerli. Mahallenin bu yeni gelenleriyle kiralar da değişti. İnsanlar birbirine yardım edebilsin diye yan yana yaratılmış, hayatta kalabilmek için birleştik.

Pasaj çayı
Hayyam’da bir gün, bir ömür…
Gün genellikle sakin başlayıp sakin bitiyor burada. 13.00-16.00 arası biraz daha yoğundur. Malatya’daki köyünden geleni de yan sokaktan uğrayanı da öğlencidir. Oyuncu, yönetmen, reklamcı herkesin ilgisini çekiyor fotoğraf. Bu durgunluğun bir nedeni de ekonomi tabii. Eskiden Konyalı ve Balkan’dan tepsiyle yemek gelirdi. Şimdi bir kurufasülye 60 TL, hanın içinde tost yapmak da yasak kokuyor diye. Hâl böyle olunca evden getirme usulüne döndü Hayyam. Öğle kayıntıları, ortak yenen yemekler azaldı. Pandemi öncesi hep birlikte Samatya’da futbol maçı yapardık. Giriş katıyla birlikte ilk 2 kat bir takım, diğer 3 kat bir takım olacak şekilde ayrılırdık. O da olamıyor şimdilerde. Yine de çay her şeye yetiyor. Ben çay sevmem ama ikram etmesi, alanın yüzündeki gülümsemesi aynı sofrada buluştuğumuz günlerin anımsaması.
Editörün notu: Hüseyin Bey ile sohbet ettikten sonra çay içilirse muhtemelen o çay ısmarlanır. Çok gizli ama paylaşılmasında sakınca olmayan bilgi; pasajın anahtarı Hüseyin Bey’de. Çatı katı boğazı görüyor. Bazı akşamlar günü burada batırıyor. Sohbet etmeyi sevdiği müdavimleri de ağırlamayı çok seviyor. Ayrıca üşüyenler için battaniyesi de mevcut.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Mahalle: Sirkeci. Mahalleli: Özgür Turanlı. Mekân: Hayyam Pasajı.
06 Nis 2023

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Vancouver kültürel açıdan çok yeni bir şehir fakat ağaçların tarihini düşününce ya da Hot Springs Cove’u keşfedince kültürünün çok daha eski ve doğasının her şeyin üstünde olduğu ortaya çıkıyor. İlk halkların mitlerini az da olsa takip etmek orada insana doğanın kadim bilgisinin rehber olabileceğini gösteriyor.

Türkiye'nin belki de en sevilen tatil destinasyonu Kaş, bu yıl 28-30 Ağustos'ta sekizinci kez Kaş Caz Festivali'ne ev sahipliği yapıyor. Odağına cazın evrensel dili üzerinden aidiyet, yolculuk, kültürel etkileşim ve ortak hafıza kavramlarını alan festivalin hikayesini ve Kaş'ta oluşan festival kültürünü festival direktörü Serdar Karatepe'den dinledik.

Halihazırda yoğun ilgi gören tatil beldelerine “instagramlanabilir” yeni keşiflerin de eklenmesiyle özellikle yaz aylarında dünyanın dört bir yanındaki dingin kasabalar turist akınına uğruyor. Peki popüler tatil destinasyonlarında düzeni sağlamak adına alınan yaratıcı (ve kimi zaman oldukça katı) önlemler neler?

Şu sıralar herkesin “aklı havada” ve bunun çok haklı bir sebebi var: Bir kuşun peşine düşmek, dikkatimizi yeniden bulunduğumuz yere çevirmek ve yaşadığımız dünyanın daha büyük hikayesine dahil olmak demek. Kuş Kolektifi’nin kurucusu, Şehir Kuşçuları radyo programının bir parçası, doğa savunucusu, meraklısı ve kuş gözlemcisi Yaz Güvendi ile kuşların bize öğrettiklerini, doğayla bağ kurmanın yollarını ve şehirde kuş gözlemciliğinin imkanlarını konuştuk.

Defender Trophy, yalnızca fiziksel dayanıklılığı ve sürati ölçen bir yarış değil; disiplin, takım çalışması ve maceracı ruhunu genlerinde taşıyan köklü bir organizasyon. Tekerlekler hayati bir amaç için dönüyor: Doğayı ve vahşi yaşamı korumak.
22 Tem 2026



