"İLK DEFA REGL OLDUĞUMDA—"

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
50 damlalı ped
İlkokulda reglin ne olduğunu tam olarak bilmiyordum ama sezgisel olarak anladığım şeyler vardı. Ne de olsa bakkala yollanıp o gizli saklı gazete kağıtlarına sarılan pedlerden ben de alıyordum annem için. Bir yaz çocuklarla annelerimizin ped boyutlarını konuşmuştuk — pedlerin üzerinde ne kadar emici olduğunu tasvir eden damla sembolleriydi konu.
Birilerinin annesi iki, birilerinin annesi üç damlalı kullanıyordu, “Ya seninki kaç?” diye sordular bana da. Benim annem en güçlü, en olağanüstü, en hayran olunası, en yenilmez olduğu için gururla sallamıştım, “50 damlalı,” diye. Çocuklar şaşkın şaşkın baktılarsa da hiçbirimiz bu konuda çok da bilgili olmadığımızdan beni yalanlayabilen çıkmadı ve ben 50 damlalık ped kullanan annemle övünerek o günü bitirdim.
Çok geçmeden ben de reglle tanıştığımda belki de o gün söylediğim yalan tüm ömrümü etkileyen bir lanete dönüştü. 11 yaşımdan şu anki 36 yaşıma, en büyük tamponlara ilaveten takılan gece pedlerinin bile bastıramadığı kanamalarla yaşadım. Ama ben henüz çocuklukta çözmüştüm işi. Çok kanayan belki de hakikaten çok muktedirdi. Belki de ne kadar çok kanarsak o kadar yenilmezdik.
Bir rahim hastalığı
Kendimi bildim bileli reglimin ilk günlerini hasta gibi geçirdim. Hasta gibi ne demek? Baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı, karın ağrısı, bacak ağrısı, sırt ağrısı, katlanılamaz bir kasık ağrısı — evet, endometriosis. Bir rahim hastalığı. Genelde rahimdeki endometrium dokusunun rahim dışında özellikle de karın bölgesine ve yumurtalıklara yerleşmesi üzerine içi kan dolu kistlerin oluşması durumu. Tatlı adıyla çikolata kisti. Bildin mi?
Henüz tedavisi bulunamayan ve sebebi tam olarak bilinemeyen bu hastalık, her regl öncesi ve regl döneminde ciddi ağrılara ve şikayetlere sebep oluyor. Sırf benim çevremde yakinen tanıdığım 5 kadında var. Doktorların söylediğine göre her 10 kadından birinde var, yaygın. Gel gör ki ne endometriosis'ten ve diğer rahatsızlıklardan kaynaklanan sancılara ne de sağlıklı bir bireyin regl günlerinde çektiği kramplara tahammül var.
İş yerinde ve okulda kaç kez reglyken hastanelik oldum ve rapor aldım diye "Abartma"lar, "Hepimiz oluyoruz bir şey olmuyor böyle"ler, "Her ay aynı şey"ler ve daha neler neler duydum. En çok da regl olanlardan duydum bunu. Kadın patronlarımdan, arkadaşlarımdan, öğretmenlerimden.
Bugün, tekrar etmek istiyorum. Endometriosisler, polikistikoverler ve daha nice semptomuyla beliren hastalıklar ve bu hastalıkların semptomları vardır. Tanısı konmuş hiçbir rahatsızlığın olmasa da regl krampları olabilir. Her beden başkadır. Her deneyim biriciktir. İşte tam bu sebeple anlayamadığın için ya da sen öyle yaşamadığın için tüm bunlar yok sayılamaz.
Şimdi söyle, sen hiç regl olan birine psikolojik şiddet uyguladın mı? "Boşver geçer, haydi dışarı çıkalım," dedin mi? "Abartma!" dedin mi? "Hepimize oluyor," dedin mi? "Aman bir şey olmaz" dedin mi?
Gelenek tokadı
Eylül Aytan
Kardeşim ilk defa regl olduğunda evdeki bakıcının ona tokat attığını söylemişti. “Gelenek” adı altında atılan tokat, toplum tarafından “kadınlığın başlangıcı”na atfedilen bir durum üzerine gelince insan “Gelecekte başına gelebilecek bütün baskılanmaları normalleştirmen gerekiyor,” dendiğini düşünmeden edemiyor — kısacası deneyim üzerine gelen şiddet eylemi, bu mantığı küçük bir yaşta öğretecek şekilde kullanılıyor.
Benim ilk regl deneyimim daha farklıydı. Daha “iyi” miydi, emin değilim. Ortaokuldayken bir arkadaşıma hediye alındığını duyduğum için ilk reglime gün sayıyordum. Regl olduğumda da bütün ailemi tuvalete toplayıp kanı göstermiştim. O gün hediye almak isteyen bir çocuk olsam da bugün durumu daha farklı ele alıyorum — regl olunduğunda bir şeylerin değiştiği ve bu değişimin de ödüllendirilmesi gerektiği düşüncesi regl durumunu herhangi bir biyolojik süreç olmaktan çıkartmaz mı?
Regl olmayı kutlamak ve regl olan insana tokat atmak birbirinden farklı iki gelenek gibi gözüküyor olsa da sonuç olarak aynı sisteme servis ediyor diye düşünüyorum. Her zaman birilerini bastırmak için bahane bulabilen bu sistemde, regli bir bahane olarak kullanmayı kabul etmek istemiyorum. Bu yüzden de hem regl olan bir bedeneme sahip olmaktan dolayı atanan kalıpları kabul etmemeye hem de reglim üzerinden kontrol edilmemeye #HakkımVar diyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Konuşmamız Gerek Derneği'yle soruyoruz: Menstrüel eşitlik hareketinin bir parçası mısın? Sadece kadınlar mı regl olur? Peki ilk regl deneyimin nasıl geçti?
25 Oca 2022

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Bazen birini o an biraz tedirgin etmek ya da yüzleşmekten çekindiği bir gerçeği sakince paylaşmak, uzun vadede hem ona hem de ilişkiye sunulabilecek en içten ve yapıcı katkı oluyor. Belki de esas mesele, ne patavatsızca her şeyi ortaya dökmek ne de çekinip sessizliğe gömülmek… Nezaket görüntüsü altında kendi rahatımızı mı, yoksa karşı tarafın ve ilişkinin gerçek gelişimini mi düşündüğümüzü kendimize dürüstçe itiraf edebilmemiz gerekiyor.

Tıp, uzun yıllar erkek bedenini temel alarak araştırdı, hastalıkları tanımladı ve teşhis kriterleri geliştirdi. Bunun sonucun ise kadınların özellikle bazı hastalıklarda daha geç veya yanlış teşhis alması, tedaviye erişimde eşitsizlik ve yalnızca kadınları etkileyen sağlık sorunlarının yeterince araştırılmaması oldu. "Ölümcül Körlük" dizisinin ilk yazısı, tıbbın cinsiyet körlüğünün nasıl oluştuğunu ve bunun kadın sağlığı üzerindeki sonuçlarını inceliyor.



