İlya'nın (Kuzguncuk) Bostanı

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Sadece şu an değil, tarih boyunca da gıda konusunda kendi kendine yetememiş bir şehir İstanbul. Bu Bizans döneminde de böyle, Osmanlı’da da. O zamanlar da mahalle bostanları şehrin gıdasını tamamiyle karşılamıyor ama mevsimlik malzemeler yetişebiliyor. Bugün ne yazık ki yapılaşmayla giderek azaldı, şimdi parmakla gösterilecek kadar kaldı. Ne şanslıyız ve bunun için de çabaladık ki çok az sayıda şehiriçi bostanın bir tanesi burada, Kuzguncuk’ta.
İlya Kuzguncuk’ta yaşayan Rum sakinlerden biri. Aynı zamanda bostancı. Daha sonra bostanın bulunduğu arazi Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçiyor. Müdürlük uhdesi kendine ait alanı dönem dönem kiraya veriyor. Son kiraya verilişi ise Üsküdar Belediyesi’ne. Kuzguncuklular Derneği ve mahalleli mimarların gayretiyle belediyle görüşmeler sonucu bostan olarak kalmasında mutabık kalınan bir alan burası.

Bostan mahsullerinden domates
Kuzguncuk Bostanı’nda İstanbul bostanlarının geleneksel işlevleri, bugüne uyarlanmış, devam ediyor. Mahallede kreşindeki ve ilkokulundaki çocuklar mevsim dönüşlerini, ağaçların, bitkilerin nasıl uyarlandığını gözlemleyerek doğayla bağlarını yeniden, belki de ilk kez kurma fırsatı yakalıyor ki bu İstanbul gibi giderek daha çok katlı, heyula yapıların olduğu bir metropolde çok önemli. Başka canlıların, başka varlıkların da yaşam hakkını gözetme dürtüsünün, bilincinin tabiatı tanımakla mümkün olduğunu düşünüyorum.
Depremde toplanma, pandemide evden çıkıp nefes alınabilecek bölge; mahalle çocuklarının güven içerisinde oynayabileceği bir yer bostan. Parsellerin bir kısmı Üsküdar Belediyesi’nin yönetiminde belediye görevlileri tarafından ekilip dikiliyor. Belediye sınırları içerisindeki bir takım çocuk kulüpleri, bilgi evleri ve bazı okulların adına. Parsellerin kalanı ise ikametgâhı Kuzguncuk’ta olanların muhtara başvurmaları sonrasında kurayla “kazanılıyor”. Senede iki kez ekim yapılabiliyor.

Kuzguncuk'ta her sokak bir bostana çıkar
Bienal’de bir bostan
17. İstanbul Bienali’ne katılma şansı bulduk bu yıl. Bostanla. ABD'de yaşayan Orkan Telkan’ın küratörlüğünü yaptığı bir iş. Bostan alanlarında ekosistem üstüne yoğunlaştığımız, çok katılımcılı bir çalışma olacak. Müze Gazhane’de küçük bir bostan alanı kurduk. Bostandaki bitkilerse Langa Bostanları’ndan alındı. Langa ve 7 Kule Bostanları İstanbul’un en eski bostan alanlarından, şehir kültürü için soyut bir miras değerinde. On iki katılımcı var. On iki kişi bostanla ilgili on iki nesneyle çalışma yapıyor. Benim nesnem “kenger”. Nasıl bir çalışma olduğu sürpriz olsun.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sokaktan geçerken gülümsenen, günaydın denilen, bir arada olma ruhunu, mücadele enerjisini, elinde olanı koruma güdüsünü taşıyan bir mahalle. Birinin evinde hep birlikte kurulan sofralar öğrenme ritüellerinin bir kısmını oluşturuyor burada.
21 Ağu 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaz tatilleri yalnızca deniz, kum ve gün batımından ibaret değil. Kıvrımlı yolları, tepelerin ardında açılan panoramik manzaraları, tarihî yapıları, doğa koruma alanları ve sahil rotalarıyla Avrupa’nın bazı adaları, direksiyon başında yavaşlamayı sevenler için eşsiz bir keşif deneyimi sunuyor. Farklı beklentilere göre roadtrip yapmaya en uygun Avrupa adaları…

Tarih boyunca siyasi mültecilerin ve savaşın parçası olmak istemeyen entelektüellerin yuvası hâline gelen Zürih'te Fransız likörlerinden "boivre et vivre" mottosuyla yapılan kokteyllere, uluslararası biralardan absinthe'lere uzanan bir tura çıkıyoruz.

Vancouver kültürel açıdan çok yeni bir şehir fakat ağaçların tarihini düşününce ya da Hot Springs Cove’u keşfedince kültürünün çok daha eski ve doğasının her şeyin üstünde olduğu ortaya çıkıyor. İlk halkların mitlerini az da olsa takip etmek orada insana doğanın kadim bilgisinin rehber olabileceğini gösteriyor.

Türkiye'nin belki de en sevilen tatil destinasyonu Kaş, bu yıl 28-30 Ağustos'ta sekizinci kez Kaş Caz Festivali'ne ev sahipliği yapıyor. Odağına cazın evrensel dili üzerinden aidiyet, yolculuk, kültürel etkileşim ve ortak hafıza kavramlarını alan festivalin hikayesini ve Kaş'ta oluşan festival kültürünü festival direktörü Serdar Karatepe'den dinledik.

Halihazırda yoğun ilgi gören tatil beldelerine “instagramlanabilir” yeni keşiflerin de eklenmesiyle özellikle yaz aylarında dünyanın dört bir yanındaki dingin kasabalar turist akınına uğruyor. Peki popüler tatil destinasyonlarında düzeni sağlamak adına alınan yaratıcı (ve kimi zaman oldukça katı) önlemler neler?



