İran’da Sürdürülebilir Mimarlık

Yezd’in Bâdgîrleri ve Ekolojik İklimlendirme
İran’da Sürdürülebilir Mimarlık

147 - bmw i - Dünyahali hep
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle hazırlanmaktadır.

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Ela Demiral

Mimarlık, yerleşik yaşamın örgütleyicisi olarak daima toplumsal dönüşümlerin zeminini kurdu. Sanayi Devrimi ve onu izleyen teknolojik atılımlar, 20. yüzyılda konforu artırıp günlük hayatı “kolaylaştırdı”; ancak bu konforun çevresel bedeli giderek ağırlaştı. Evlerimizde yaklaşık 100 yıl önce geliştirilmesi olası bile görünmeyen çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, klimalar ve daha nicesi bir çok teknolojik alet var. Tüm bu yenilikler içinde 1902’de Carrier’ın ilk klimayı geliştirmesi ve 1920’lerden itibaren ev içi ısıtma-soğutma sistemlerinin yaygınlaşması önemli bir kırılmaydı. Oysa bu eşiğin öncesinde, kısıtlı kaynaklarla geliştirilen pasif soğutma ve doğal havalandırma çözümleri uzun süredir mevcuttu. Bugün “sürdürülebilir mimarlık” ve “tiny house” gibi kavramlar popüler birer trend olarak görünse de, mimarlıkta sürdürülebilirlik özünde yeni bir keşif değil.

Bu yazıda, Zerdüşt mirasının izlerinin hala görüldüğü İran’ın Yazd kentindeki rüzgâr yakalayıcıları Badgir’leri ele alacağım. İran, mimari bakımdan çok sayıda harika barındırsa da, turistik rotaların çoğu dışında kalan Yazd, örnek niteliğinde sürdürülebilir bir şehir dokusu sunuyor. Yaklaşık iki yıl önce İslam mimarisi üzerine çizimlerim için araştırma yaparken Yazd’ın sıra dışı siluetiyle karşılaştım. Göğe uzanan bu özgün unsurların ne olduğunu merak ettiğimde, kentin yaklaşık 700 badgir’e ev sahipliği yaptığını gördüm. Pers İmparatorluğu döneminde kullanılmaya başlayan bu rüzgâr kuleleri, şehrin kavurucu sıcaklarla baş etmesine yardımcı oluyor ve tarihleri 2500 yıl öncesine uzanıyor.

Badgirler yalnızca rüzgârın enerjisini kullanarak soğutma yapıyor; kule biçimsi şekliyle içindeki farklı bölgeler arasında oluşan basınç farkı hava akışını tetikliyor. Bu hareketle yapının rüzgâr altı tarafında düşük basınç alanları meydana getiriyor; sistem özünde rüzgârın yönünü değiştirerek sıcak havayı dışarı atarak soğutma sağlıyor, dışarıdan da taze havayı içeri alarak temiz hava girişini sağlıyor. Böylece binada doğal havalandırma her daim mevcut oluyor. Güncel çalışmalar, Badgir’lerin Yazd’da binaların soğutma yükünü sıcak mevsimlerde yaklaşık %73 oranında azaltabildiğini gösterdi. 

Bugün ise, Post-Fordist tüketim kültürünün simgelerinden biri hâline gelen klima ve hava temizleyicilerin sayısız çeşidi, üretim ve kullanım döngüleriyle dünyaya ciddi bir yük bindiriyor. Sadece ABD’de hanelerin büyük bir çoğunluğunda klima bulunması, tek bir ülke ölçeğinde dahi karbon salımlarında ve üretim kaynaklı kirlilikte anlamlı bir paya işaret ediyor.

Tüketim toplumunun unutturduğu Badgir’leri yeniden hatırlamanın zamanı çoktan geldi ve geçiyor. Sürdürülebilir mimarlık, her soruna “yeni” çözümler aramaktan ibaret olmak zorunda değil; geçmişe dönüp yerel iklim, topografya ve malzeme bilgisini inceleyerek bu örnekleri günümüzle buluşturabiliriz. Yakın bir gelecekte modern toplumun konforlarının yerine, doğa dostu geleneksel yöntemlere yeniden başvurmak zorunda kalmamız olası. Yaşadığımız afetler ve ekolojik uyarılar giderek artıyor; çözümlerin toplumsal karşılık bulması için evlerden ve yapılardan başlamak belirleyici bir unsur olarak öne çıkarılabilir. 

Mimarlık, yalnızca tasarlamanın ötesinde, hayatı daha doğaya duyarlı hale getirme gücüne sahip. Geriye dönüp 2.500 yıl önce bir Yazd sakinlerinin yaşama biçimini anlamak onların evlerini incelemek, kısıtlı kaynakların zekice kullanımına bugün de yeni anlamlar katabilir. Elektriğin ve özellikle klimanın icadından sonra Badgir’ler unutulmaya yüz tutsa da, pek çok uzman insanlığın yakın gelecekte bu tür geleneksel, düşük enerjili yöntemlere yeniden yönelebileceğini savunuyor. 

Belki de ileriye bakmak değil geriye bakmak bizi kaynaklarımıza sahip çıkmaya yönlendirecek en değerli unsur. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

160: Uyumla Güçlenmek🌎

COP31 Türkiye’de; akçaağaç portresi, Akdeniz beslenmenin bilimsel faydaları ve İran’ın Yazd kentindeki badgirlerden sürdürülebilir mimari örnekleri

27 Kas 2025

BMW i ile birlikte
Alex Holzreiter, Unsplash

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR