İşe alımda yapay zeka kullanan şirket sayısı artıyor

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Geçen hafta MediaMarkt Türkiye, dijital dönüşüm adımlarının bir parçası olarak yapay zeka entegrasyonlu işe alım sistemi AI’M Hiring’i hayata geçirdiğini duyurdu; sistem video mülakat uygulamalarına başladı. Şirket, başlangıç ve orta kademe pozisyonlarda işe alım sürecini hızlandırmak amacıyla ön mülakatları AI’DA üzerinden yürütecek.
- Arka plan: MediaMarkt Türkiye, işe alımlarda kolay video mülakatıyla süreçleri hızlandıran bu sistemin geliştirilmesi için Vire Up ile işbirliği yaptı.
Süreç nasıl işliyor? Açık pozisyonlara uygun nitelikteki adaylar, e-posta linki üzerinden AI’M Hiring’e davet ediliyor. Daveti kabul eden adaylar sisteme kaydolup giriş yaptıktan sonra AI’DA’nın bilgilendirme videosuyla karşılaşıyor. Bilgilendirme videosunu izleyen adayın ön mülakat süreci başlatılıyor ve adaya yetkinlikleriyle ilgili Türkçe ve İngilizce sorular yöneltiliyor.
- Ardından: Sorulara verdiği yanıtlar çerçevesinde adayın "ısı haritası analizi" yapay zeka tarafından oluşturuluyor. Sistem bu analizle, işe alım uzmanlarına işe alıma yönelik kısa bir liste sunarak, ilk 5 sırada yer alan adayların ikinci aşamaya geçmesini ve işe alım yöneticisiyle görüşmesini sağlıyor.
Gidişat
Vücut dili analizi, ses değerlendirmeleri, oyunlaştırılmış testler ve CV tarayıcıları, şirketlerin yapay zeka işe alım yazılımı ile adayları değerlendirmek için kullandıkları araçlardan bazıları. İş başvurusunda bulunan adaylar bu makine yönlendirmeleriyle karşı karşıya kalıyor ve yapay zeka şirketle aralarında iyi bir eşleşme olup olmadığına karar veriyor.
İşletmeler bu araçlara giderek daha fazla güveniyor. IBM'in 2023 yılı sonlarında 8.500'den fazla küresel BT uzmanıyla yaptığı bir anket, şirketlerin %42'sinin "işe alım ve insan kaynaklarını iyileştirmek için" yapay zeka taraması kullandığını gösterdi, katılımcıların %40'ı ise bu teknolojiyi entegre etmeyi düşünüyordu.
Ancak: Kurumsal dünyadaki birçok kişi, yapay zeka işe alım teknolojisinin işe alım sürecindeki önyargıları sona erdireceğini umuyordu. Ancak bazı durumlarda bunun tam tersi yaşanıyor. Bazı uzmanlar, bu araçların en nitelikli iş başvurularından bazılarını yanlış bir şekilde taradığını ve en iyi adayları eleyebildiğini gösteriyor.
- Hatta: Bir vakada, elenen bir kullanıcının doğum tarihini değiştirip kendisini daha genç göstererek yeniden başvuru yaptığında mülakata girmeyi başardığı görüldü. Başka bir şirkette, hâlihazırda şirkette çalışanların özgeçmişleri üzerinden eğitilmiş bir yapay zeka özgeçmiş tarayıcısının "beyzbol" veya "basketbol" kelimelerini kullanan kişilere ekstra puan verdiği, "softball"dan bahsedenlerin notlarını düşürdüğü görüldü.
- 📌 Okuma önerisi: OpenAI GPT Sorts Resume Names With Racial Bias, Test Shows
Yani: Zaman ve emekten tasarruf edilse de, bu teknoloji geliştikçe olumsuz etkilerinin de yayılması muhtemel. Şirketlerin ve işe alım uzmanlarının avantaj ve dezavantajları doğru tartması gerekiyor. Yapay zekanın geleceğin işyerini eskisinden bile daha eşitsiz hâle getirmemesi için bazı düzenlemeler üzerine de çalışılabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Orjin Gayrimenkul Grubu, İstinyepark İstanbul'un tamamının sahibi oldu. HSBC Holdings, Kanada birimi HSBC Bank Canada'nın RBC'ye satışını tamamladı. EPDK, deprem bölgesinde avans ödemelerini erteledi.
01 Nis 2024

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.



