Işık İmparatorluğu gerileme döneminde mi?


Her cuma Kadıköy’de: Piksel. | O’art Talks Odeabank ’ın sanat platformu O’art , Türkiye’de dijital sanata katkıda bulunmak ve yeni medya sanatçılarını desteklemek üzere önemli eğitim ve destek programlarından biri olan Piksel. ile iş birliğine giderek Piksel. | O'art çatısı altında yakından takip ettiğimiz işlere imza atıyor. Neler var? Piksel. | O’art programı kapsamında 10 genç yeni medya sanatçısına toplam 1 milyon TL burs sağlanıyor. Jüri elemesi sonucunda seçilen genç sanatçılar; Yeni Medya Misafir Sanatçı Programı kapsamında üç ay boyunca Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen sanatçıları, küratörleri, sanat profesyonelleri ve koleksiyonerleriyle tanışma ve beraber çalışma fırsatı buluyor. Seminer serisi Piksel. | O’art Talks tüm sanatseverlere ücretsiz olarak; farklı alanlarda çalışan sanatçılardan, galeri ve müze direktörlerine, küratörlere, uluslararası sanatçı misafir program yöneticilerine kadar geniş bir yelpazede konuklarla bir araya gelme ve sohbet etme imkânı yaratıyor. Tasarım Atölyesi Kadıköy (TAK) ’ta gerçekleşen Piksel. | O’art Talks’larda haziran ayına kadar her cuma dijital sanat alanından farklı konular masaya yatırılıyor. Bugünkü programda hem Akademisyen hem Küratör Ekmel Ertan ve Akademisyen, Küratör ve Yazar Ezgi Bakçay ’ın Kamusal Alanda Dijital Sanat başlıklı konuşması seni bekliyor. Kayıt olmak için bu bağlantıyı kullanabilirsin. Haftanın Piksel. | O’art Talks gelecek programını buradan takip edebilir, Piksel. | O’art hakkında detaylı bilgi almak için şuraya uğrayabilirsin. *Bu bir reklamdır.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Empire of Light
Yönetmen: Sam Mendes
Yapım yılı: 2022
Jenerik: Sam Mendes’i, kendisine Oscar heykelciğini getiren American Beauty’nin ve 20 yıl sonra Akademi Ödülleri’nde teknik kategorilerdeki başarısıyla adından söz ettiren 1917 filmlerinin yanı sıra Revolutionary Road’la ve Bond filmlerinden ikisine attığı imzayla tanıyorsundur. Roger Deakins’in görüntü yönetmenliğiyle -tabiri caizse- müjdelenen Sam Mendes filmlerinin sonuncusu Empire of Light, dünya prömiyerini 49. Telluride Film Festivali’nde yapmış, Altın Küre ve BAFTA adaylıklarının ardından 95. Akademi Ödülleri’nde En İyi Görüntü Yönetmenliği kategorisinde aday gösterilmişti. 1980’lerin başlarına ve İngiltere’nin kıyı kasabalarından birine konuk olduğumuz filmde ilk bakışta pek de alakaları olmayan, toplumun dışına itilmiş Hilary ile Stephen’ın hayatlarının kesişip ayrıldığı yerleri ve sinemanın büyüsünü izliyoruz. Sam Mendes’in ilk solo senaryosuna eşlik eden isimler arasında Olivia Colman, Michael Ward, Colin Firth ve Toby Jones var.
Neden önemli? The Fabelmans, Babylon ve Empire of Light’ın 95. Akademi Ödülleri’nden eli boş ayrılmasının ardından Hollywood’un filmler hakkında filmlere bayıldığı düşüncesinin iyice zayıfladığını söylemek mümkün.
The Fabelmans, Babylon ve Empire of Light’ın 95. Akademi Ödülleri’nden eli boş ayrılmasının ardından Hollywood’un filmler hakkında filmlere bayıldığı düşüncesinin iyice zayıfladığını söylemek mümkün.
Adındaki görkeme rağmen birçok alanda cılız bir ışıltıyı ancak sunabilen Empire of Light’ın görüntü yönetmenliğinde parlaması bir Oscar heykelciğiyle neticelenmese de Roger Deakins’in -Olivia Colman ile birlikte- filmi taşıdığı noktayı takdir etmemek haksızlık olur.
Olivia Colman, filmde akıl sağlığı sorunları yaşayan bir sinema çalışanı olan Hilary’yi canlandırıyor. Orta yaşlı beyaz bir kadın olan Hilary’nin hayatı; karakterinin derinliğine bakma şansından mahrum bırakıldığımız siyah bir gencin, Stephen’ın, sinemaya gelişiyle değişiyor. Adaletsiz bir dünyada her şeyin yolunda gittiği illüzyonunun bozulma anlarını Hilary’nin yaşadığı damgalanma ve Stephen’ın umutlarını baltalayan ırkçı saldırılarda görüyoruz. İllüzyonun bozulduğu, algıların tepetaklak olduğu ve karanlıkla ışığın yer değiştirdiği bu anlarda ikilinin birbirini gerçekten gördüğüne şahit oluyoruz. Evet, belki birbirlerini tamamen anlayamıyorlar ama kendi dillerini oluşturmanın yollarını savunmasızlıklarıyla, tutundukları mısralar ve repliklerle arıyor ve anlatılarla yalnızlıktan uzaklaşmayı başarıyorlar.
Empire of Light, sayfalardan taşıp bir türlü toparlanamasa da özünde sinemaya yazılmış bir aşk mektubu. Şiirlerle örülmüş anlatısı, müthiş görüntü yönetmenliği ve Olivia Colman’ın bir kez daha sahnede devleşmesiyle kendimizi kaptırdığımız bu mektup, maalesef çoğu zaman mazruftan ziyade zarfa baktırma hatasına düşüyor.
Nerede izleyebilirsin? Empire of Light’ı Disney+’ta izleyebilirsin.
Alternatif işler:
- Cinema Paradiso (1988, Giuseppe Tornatore)
- The Fabelmans (2022, Steven Spielberg)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Markalaşan bağımsız sinemanın bir örneği olarak A24, Sam Mendes'in parıldayan kadrosuyla yeni filmi Empire of Light, Yves Tumor'un punk şifası son albümü.
24 Mar 2023

YAZARLAR

Dilara Kaya
Aposto - Dilara Kaya

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.




