
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Yemek zorunlu bir ihtiyaç. Aynı zamanda topraktan tabağımıza gelene kadar izlediği süreçlerin kapitalist üretim pratikleriyle belirlendiği bir meta. Çoğu zaman yaşam tarzımızı ve kişiliğimizi ifade biçimimiz ve en önemlisi sosyal bir etkileşim aracı. Bu kadar sorumluluğa sahip olması onu daha da değerli yapıyor. Yaşamımız için gerekli olan bir ihtiyacın metalaşması, gıdanın üretim süreçlerinde ve gıdaya erişim meselesinde kârı, kamu yararına yeğliyor.
Peki temiz gıdaya erişim şehirde giderek zorlaşırken yediğimiz sebze ve meyvelerin doğallığından nasıl emin olacağız? Hem tabakla hem de üreticiyle daha samimi olmanın yolu belki de kolektif bir çabayla hayat bulan yerel gıda inisiyatiflerinden ve kolektiflerden geçiyordur.
Dayanışma temelli gıda ağları ve kooperatifler, İstanbul’da üreticiyle tüketici arasındaki ilişkiyi demokratikleştirmek; sürdürülebilir ve adil yöntemlerle üretilmiş gıdalar için hem doğaya hem de insana saygılı dağıtım mekanizmaları yaratmak için kuruluyor. Pestisit olmadan üretilmiş, “zehirsiz” ve emek kavramını odağına alan gıdaya nereden ulaşabileceğimizle ilgili konuşmak da bizim sorumluluğumuz.
Beşiktaş Kooperatifi
Sağlıklı, yerel, adil gıdaya aracısız ulaşmak isteyen Beşiktaşlılar için Muradiye Mahallesi, Deryadil Sokak’ta. Gönüllülük esasına dayanarak çalışan kooperatif, pandemi sürecinde dükkânın açık olduğu saatleri azaltmış olsa da sosyal medya üzerinden epey aktifler. Dükkâna gelen haftalık güncel gıda listesini ve açık oldukları saatleri takip ederek uğrayabilirsiniz. Tabii bez çantanız ve alışveriş filenizle.
Kadıköy Kooperatifi
Şehirdeki tüketim alışkanlıklarını dönüştürme hedefleriyle altı yıldır çalışan Kadıköy Kooperatifi de Beşiktaş’a benzer bir sistemle işliyor. Kooperatif gönüllüleri, hafta içi 12.00-21.00; hafta sonları ise 10.00-18.00 saatleri arasında olacak şekilde dükkânı açıyor. Her ne kadar karşılıklı çay içip sohbet edilen günleri özleseler de kapıya monte edilen “kedi kapısı”yla temassız alışverişte bir çığır açılmış.
Yeryüzü Kooperatifi
Yeryüzü Derneği’nin gıda topluluğu olarak Bostancı’da bir dükkân açan oluşum, üreticilerden aracısız ve temiz gıda dağıtımı yaparak hem küçük üreticileri destekliyor hem de şehrin temiz gıda ihtiyacını karşılıyor. Her hafta paylaşılan ürün listelerinden WhatsApp veya e-posta yoluyla sipariş verebiliyorsunuz. Hatta Anadolu Yakası’na salı, çarşamba ve perşembe günleri; Avrupa Yakası’na ise iki haftada bir dağıtım yapıyorlar.
Yaşadığınız semtte veya çok yakındaki gıda kooperatiflerini araştırarak temiz ve adil gıdaya ulaşmak mümkün!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta sonu biraz nostalji yapıyoruz. Kimine göre doğuya kimine göre batıya açılan şehir: İstanbul
15 Kas 2020

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.



