İstanbul’u İstanbul yapanlar

İstanbul’u İstanbul yapanlar aynı düzlemde, bir harita üzerinde bir araya gelse?
İstanbul’u İstanbul yapanlar

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Galata Köprüsü’nden Haliç’e atlayanlar, 1961 yapımı Tenten ve Altın Post filmi, İstanbul vapurlarının unutulmaz seyyar satıcısı Burhan pazarlama, çok zaman önceden Eminönü’ne ışınlanmış Matrakçı Nasuh... Hepsi İstanbul’u tanımlayan, tamamlayan ögeler. Peki İstanbul’u İstanbul yapanlar aynı düzlemde, bir harita üzerinde bir araya gelse?

“Bildiğimiz haritalar gibi değil, çizgi ve illüstrasyon ağırlıklı, insan ve mimari odaklı, geniş bir bakış açısına sahip ve panoromik İstanbul çizimleri...” Modern mizah dergilerinin miladı Gırgır’ın çizerlerinden Tarık Tolunay, “Fractal İstanbul” adını verdiği illüstratif İstanbul haritalarını böyle tanımlıyor. Peki neden böyle haritalara ihtiyacımız var, zaten İstanbul’un çok güzel fotoğrafları var diyebilirsiniz tabii. Ama bu haritaların en büyük özelliği, fotoğraf gibi sadece “o an”ı belgelememesi... Zaman kavramına olabildiğince geniş bir aralıktan bakıyor Tolunay’ın haritaları. 1950’li yılların İstanbul’uyla 2000’li yıllardan bize el sallayan İstanbul aynı düzlem ve ölçekte buluşuyor. Bu 70 yıllık zaman aralığı içinde o dönemde İstanbul hafızasına bir şekilde izini bırakmış kişilerin, binaların, olayların ve araçların, şehre dair ince detayların bir araya geldiği bir ütopya...

Matrakçı Nasuh: Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşayan ve Osmanlı’nın dâhilerinden sayılan Nasuh, kendi icat ettiği matrak oyunuyla birlikte Matrakçı lakabını almış. Kendisi neredeyse bir Rönesans insanı; tarih, matematik, coğrafya, hat ve en önemlisi de kartografi... Zamanında Batı’dan gelen seyyahların kaydettiği ve üzerinde yaşayanların pek de görsel bir kayıt almadığı İstanbul’a dair 16. yüzyıldan kalan belgeler ona ait. İstanbul’un Kanuni zamanında nasıl göründüğüne dair bize ipuçları veren Matrakçı, Tolunay’ın haritasında zamanının çok ötesinde beliriyor. 

Eski vapurlar, kült otobüsler: Eski Galata Köprüsü, altından akan suya kapılmış teknelere ve vapurlara izin vermek için ortadan açılırmış. Altından da sadece oradan geçen vapurlara özel yapılan katlanabilir baca tasarımına sahip vapurlar geçermiş. İllüstratif haritada bu bacası eğik vapurlara bir de uzun yıllar Sirkeci-Adalar-Yalova-Çınarcık arasında sefer yapan ve şimdilerde Rahmi Koç Müzesi’nde sergilenen Fenerbahçe Vapuru’yla nostaljik Kalender Vapuru eşlik ediyor. Tolunay karada da eski Büssing belediye otobüslerini ve İETT’nin otomatik vites Leyland’ını resmederek bindiği vapurun adına bakanlara ve otobüslerin detaylarına takılanlara göz kırpıyor. 

Ara Güler: Tarık Tolunay Ara Güler için “İstanbul’a ruhunu veren bir fotoğrafçı” diyor. Bence haklı da. Kafamda ne zaman bir İstanbul manzarası canlandırmaya kalksam Ara Güler’in çektiği meşhur kareler geliyor gözümün önüne. Fotoğrafladığı dönemin İstanbul’unu sonsuza taşıyacak fotoğraflar çekmiş yıllarca. Tolunay’ın haritasında da 1960’ların Ara Güler’i çıkıyor karşımıza. Yeni Camii ve Galata Köprüsü’nü kadrajına alan o siyah-beyaz fotoğrafı yeniden çekiyor. 

Daha fazla detay için buradan buyurun. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

⛴️ İstanbul'u İstanbul yapanlar

Ara Güler, Kalender Vapuru, Matrakçı Nasuh, Sultanahmet ve hava kirliliği (?)

08 Kas 2020

⛴️ İstanbul'u İstanbul yapanlar

YAZARLAR

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu
Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

Gözde Keskin

·

28 Nis 2026

Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?
Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gözde Akyüz

·

19 Nis 2026

Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni
Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Şerif Yenen

·

10 Mar 2026

Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?
İstanbul'un kış yüzücüleri: Yağmur-çamur demeden Boğaz'ın sularıyla buluşanlar anlatıyor

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...

Gökhan Tan

·

10 Şub 2026

İstanbul'un kış yüzücüleri: Yağmur-çamur demeden Boğaz'ın sularıyla buluşanlar anlatıyor