

Avrupa Yakasında BiRi var
Sevgili Aposto! İstanbul okuru, suyunu dilediğin her gün hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde kapına getiren BiSU ’nun sana güzel bir haberi var.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Moya Plak, Beşiktaş: 2018'de kurulan ve Türkiye'de bulunamayan plakları müzikseverlerin arşivine kazandırmaya amaç edinen Moya Plak'ta yerli, yabancı, audiophile (odyofil), özel ve renkli basım binlerce çeşit plak bulabilirsin. Koleksiyoner inceliğiyle özenle seçilerek getirilen nefis albümler bulmak istersen ve özellikle yabancı pop dinleyicisiysen hemen uğra.
Jammin’s Vinyl Records & Friendship, Bomonti: Dükkânın sahibi Cem Ülkü’nün deyişiyle Jammin's; analog dünyanın sonsuz tınılarında huzur arayan rahatsız ruhların buluşma noktası. Geniş ve çeşitli türlerde plak koleksiyonuna sahip olan Jammin's’te tüm plaklar ikinci el. Tatlı mı tatlı mekânda müzik üzerine sohbet ederken oturup bir fincan kahve içmek de mümkün.
Küçük Plak Dükkânı, Moda: Sahibi Nevra İlhan’ın müzik tutkusunun ve plak toplama alışkanlığının meyvelerini veren ve kapılarını 2018’de açan bu küçük mekân, uygun fiyatlı, şahane kepenkli bir plak dükkânı.
Orfe Moby Dick, Moda: Moda’da sahile tıngır mıngır giderken kendini farklı dünyalarda kaybetmek istersen tam sana göre bir dükkân. Ruhunu pikaptan çalan müziğe emanet edebileceğin bu plak dükkânında ara(ma)dığın kitapları da bulabilirsin. Sahibi Fatih Beyden sana öneriler var: Per Petterson'dan Ardından romanı ve çellist Pablo Casals'ın The Great Prades & Perpignan Festival Performances 1950, 1951, 1952 albümü.
Analog Kültür, Tophane: Kaan Düzarat'ın plak ve sese adanmış dükkânı Analog Kültür, yüzde sekseni ikinci el, gerisi sıfır plaklardan oluşan muhteşem arşivinin yanı sıra amfi, hoparlör, plak çalarlar, analog synth, drum machine’ler bulabileceğin bir yer; ayrıca da bir stüdyo. Elektronik müzik albümlerine göz atmanı öneririz.
Kontra Plak, Taksim: Şehrin akla gelen ilk plak dükkânlarından Kontra Plak, zaman zaman mini konserler ve farklı etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Dilediğin her müzik türünden geniş bir seçkiye ulaşabilirsin fakat özellikle ana akımdan uzak türler, deneysel müzikler ve güncel işlerle ilgiliysen git bir uğra.
Zihni Müzik, Akmar Pasajı Kadıköy: Sıfır veya ikinci el, ister yerli ister yabancı, ne ararsan Zihni Müzik’te. E tabii 1992’den bu yana bizlerle. Duymadım deme; 70’lerin Türkçe pop albümlerinde oldukça iyi bir ikinci el arşivine sahip bu müzik market.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Güneşli bir hafta sonunun son gününden herkese merhaba. Bu hafta İstanbul'da; Tarihî Hüsrev Kethüda Hamamı'nda sergi geziyor, unutulmaz roman Adı: Aylin'i sahnede izliyor, Adriatique'le salınarak dans ediyoruz.
20 Şub 2022

YAZARLAR

Naz Eraslan
Copywriter @Aposto

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.




