

Avrupa Yakasında BiRi var Sevgili Aposto! İstanbul okuru, suyunu dilediğin her gün hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde kapına getiren BiSU ’nun sana güzel bir haberi var. Nedir? BiR i şimdi İstanbul’un her iki yakasında . Anadolu Yakası’ndaki 33 deposuyla İstanbul’da günden güne su siparişlerini kolaylaştıran BiRi, Beşiktaş, Esenler ve Bakırköy’deki depolarıyla şimdi Avrupa’ya da hızlı su teslimatını getirdi. İstanbul’un en merkezî ve kalabalık ilçelerindeki depolarıyla Avrupa yakasına merhaba diyen BiRi, bu ayın sonunda 40 depoya ulaşarak tüm ilçelerde hizmet vermeye hazırlanıyor. BiRi: İstanbullulara birçok marka arasından seçme imkânı sunarak damacana teslimatında bir ilki gerçekleştiren BiRi, haftanın 7 günü 24:00’e kadar 30 dakikada hızlı teslimat yapıyor. Ayrıca yalnızca su değil, en sevdiğin içecek ürünlerini de bulabiliyorsun. Dahası: BİSU, kullanıcılarına en hızlı ve en kolay sipariş servisini en avantajlı kampanyalarla sunuyor. MultiNet yemek kartı sahipleri ödemelerini uygulama üzerinden online olarak MultiNet kartlarıyla yapabiliyor. Üstelik BiRi'den verilen tüm siparişlerde MultiNet kullanıcılarına %25 indirim uygulanıyor. BiSU’nun avantajlarla dolu dünyasını keşfetmek için bu bağlantıyı kullanabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Moya Plak, Beşiktaş: 2018'de kurulan ve Türkiye'de bulunamayan plakları müzikseverlerin arşivine kazandırmaya amaç edinen Moya Plak'ta yerli, yabancı, audiophile (odyofil), özel ve renkli basım binlerce çeşit plak bulabilirsin. Koleksiyoner inceliğiyle özenle seçilerek getirilen nefis albümler bulmak istersen ve özellikle yabancı pop dinleyicisiysen hemen uğra.
Jammin’s Vinyl Records & Friendship, Bomonti: Dükkânın sahibi Cem Ülkü’nün deyişiyle Jammin's; analog dünyanın sonsuz tınılarında huzur arayan rahatsız ruhların buluşma noktası. Geniş ve çeşitli türlerde plak koleksiyonuna sahip olan Jammin's’te tüm plaklar ikinci el. Tatlı mı tatlı mekânda müzik üzerine sohbet ederken oturup bir fincan kahve içmek de mümkün.
Küçük Plak Dükkânı, Moda: Sahibi Nevra İlhan’ın müzik tutkusunun ve plak toplama alışkanlığının meyvelerini veren ve kapılarını 2018’de açan bu küçük mekân, uygun fiyatlı, şahane kepenkli bir plak dükkânı.
Orfe Moby Dick, Moda: Moda’da sahile tıngır mıngır giderken kendini farklı dünyalarda kaybetmek istersen tam sana göre bir dükkân. Ruhunu pikaptan çalan müziğe emanet edebileceğin bu plak dükkânında ara(ma)dığın kitapları da bulabilirsin. Sahibi Fatih Beyden sana öneriler var: Per Petterson'dan Ardından romanı ve çellist Pablo Casals'ın The Great Prades & Perpignan Festival Performances 1950, 1951, 1952 albümü.
Analog Kültür, Tophane: Kaan Düzarat'ın plak ve sese adanmış dükkânı Analog Kültür, yüzde sekseni ikinci el, gerisi sıfır plaklardan oluşan muhteşem arşivinin yanı sıra amfi, hoparlör, plak çalarlar, analog synth, drum machine’ler bulabileceğin bir yer; ayrıca da bir stüdyo. Elektronik müzik albümlerine göz atmanı öneririz.
Kontra Plak, Taksim: Şehrin akla gelen ilk plak dükkânlarından Kontra Plak, zaman zaman mini konserler ve farklı etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Dilediğin her müzik türünden geniş bir seçkiye ulaşabilirsin fakat özellikle ana akımdan uzak türler, deneysel müzikler ve güncel işlerle ilgiliysen git bir uğra.
Zihni Müzik, Akmar Pasajı Kadıköy: Sıfır veya ikinci el, ister yerli ister yabancı, ne ararsan Zihni Müzik’te. E tabii 1992’den bu yana bizlerle. Duymadım deme; 70’lerin Türkçe pop albümlerinde oldukça iyi bir ikinci el arşivine sahip bu müzik market.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Güneşli bir hafta sonunun son gününden herkese merhaba. Bu hafta İstanbul'da; Tarihî Hüsrev Kethüda Hamamı'nda sergi geziyor, unutulmaz roman Adı: Aylin'i sahnede izliyor, Adriatique'le salınarak dans ediyoruz.
20 Şub 2022

YAZARLAR

Naz Eraslan
Copywriter @Aposto

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.




