İzmir İktisat Kongresi ve fiyat istikrarı sunumu

İzmir'de düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi devam ediyor.
İzmir İktisat Kongresi ve fiyat istikrarı sunumu

Şubat - Yatırım Finansman
Yatırım Finansman ile birlikte

Bugünkü Exante yayını Yatırım Finansman ile birlikte ulaştı.

Daha fazlasını öğren

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin ikinci günü “Vicdana Davet” temasıyla gerçekleşti. 

Merkez Bankası ve Araç Bağımsızlığı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr Hakan Kara, kongrenin ikinci gününde fiyat istikrarı ve finansal istikrar üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Kara, sunumuna Türkiye’nin yüz yıllık enflasyon grafiğiyle başladı ve TCMB kanunları ile enflasyon arasındaki ilişkinin üzerinde durdu.

“Türkiye 1970’lere kadar enflasyon problemi yaşamamış. Enflasyon 70’lerde başlıyor. Merkez bankasının 1970 kanununda çok ciddi bir revizyon yapılıyor ve merkez bankasının KİT’lere kredi açmasının yolu yapılıyor. Ondan sonra Merkez Bankası KİT’lere devasa krediler açıyor. Aynı zamanda 70 kanunundaki temel değişiklerinden biri ile Hazine, merkez bankasının ana hissedarı oluyor. Böylece Merkez Bankasının biraz siyasleşmesinin yolu açılıyor.” ifadelerini kullanan Kara, bu süreci takiben, dış etkenlerle de birlikte Türkiye’nin 30 yıl yüksek enflasyon yaşadığını ve enflasyonun 1994 yılında üç haneye yükselmesinin akılları başlara getirerek, bu alanda birtakım çabaları tetiklediğini belirtti.

Kaynak: Hakan Kara

1994 ve 1998 yıllarındaki düzenlemelerin ardından 2001 yılında merkez bankasının kanunen araç bağımsızlığına sahip olduğunu ifade eden Kara tarafından hazırlanan sunumda, 2001 yılından sonra enflasyonda ciddi gerileme kaydedildiği görülüyor. 

Kaynak: Hakan Kara

Öte yandan merkez bankası başkanlarının görev sürelerine de dikkat çeken Kara, Türkiye’nin 1995 ile 2015 yılları arasında merkez bankasına fiili bir bağımsızlık tandığını ve bu 20 yıl boyunca enflasyonun üç haneden tek haneye indirildiğine dikkat çekti. 

Kara ayrıca, merkez bankası kanununun araç bağımsızlığını sağlamak adına tek başına yeterli olmadığını, siyasi otoritenin kurumun araç bağımsızlığına izin vermesinin ve toplumun da bunu desteklemesinin önemli olduğunu söyledi.

Sürdürülebilir fiyat istikrarı

Hakan Kara, uygulanan para politikası ve maliye politikası ile birlikte  2001-2008 yılları arasında enflasyonla mücadelede epey başarılı olunduğunu fakat bu sekiz senelik başarının kalıcı olmadığını ifade etti. 

Reel kur endeksinin 2001-2008 döneminde bir anda 60’tan 160’a çıktığını ifade eden Kara, “Döviz kurunun denge değerini bilemezsiniz. Onu kimse bilemez. Ama bu kadar hızlı bir hareketi bu kadar kısa bir süre içerisinde gördüğümüz zaman, bunun sürdürülebilir olmadığı aşikâr” ifadelerini kullandı.

Bu noktada sürdürülebilir fiyat istikrarını sağlamak adına makro finansal dengesizliklerin birikmesini engelleyecek bir yapı kurmak gerektiğini belirten Kara, “Basiretli bir para politikası fiyat istikrarı için ön şarttır. Merkez bankasının araç bağımsızlığı kritik, onu da biliyoruz. Fakat son yıllarda gördüğümüz gibi siyasi otoritenin ve toplumun da bunu benimsemesi gerekiyor. Diğer türlü toplum benimsemezse, o zaman siyasiler merkez bankasını örseliyor ve toplum da bunu seyrediyor.” dedi. Kara ayrıca, “Bu yetmez, diğer kurumların para yaratma yetisinin de bir şekilde sınırlanması lazım” diyerek, bütçe disiplini ve mali kural konularına da dikkat çekti.

Sermaye akımları ve büyüme

Sermaye akımları ile Türkiye’nin büyüme serüveni arasındaki ilişkiye parmak basan Kara, “1980’lerin sonundan beri Türkiye dışa açılma sürecini hızlandırdı, sermaye piyasalarımızı serbestleştirdik. O dönemden bu yana sermaye akımları ile büyümeye baktığımız zaman, her yedi-sekiz yılda bir döngü yaşıyoruz. Önce yavaş yavaş sermaye girişleri oluyor, Türkiye büyüyor, sonra çakılıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Hakan Kara

Bu noktada aktarım mekanizmalarını anlamanın önemli olduğunu söyleyen Kara, Türkiye’de bu tür risklerin birikimini dikkate alacak bir kurumun oluşturulması ve bu döngüyü yumuşatacak araçların konuşulması gerektiğini ifade etti. Kara, bu araçları şu şekilde sıraladı:

  • Sermaye akımlarının yönetimi
  • Kredileri dizginleyebilecek, reel kurun aşırı değerlenmesini önleyebilecek döngüsel makro ihtiyati önlemler
  • Yapısal makro ihtiyati politikalar, sağlam makro çerçeve

Kara, bu araçların kurumsal yapısının ise Finansal İstikrar Komitesi’nin yeniden yapılandırarak oluşturulabileceğini ifade etti. 

“Artık zor işler yapmak lazım”

Kalkınma konusunda ucuz kredi, bol teşvik, rekabetçi kur reçetelerinin doğru olmadığına değinen Kara, verimlilik artışına dayanmayan bir üretim artışının enflasyonist bir üretim artışı olduğuna değindi. “Kaynaklar verimsiz dağılırken eğer kur üzerinden rekabetçiliği sağlamaya çalışırsanız, sonu enflasyon, sonu yoksulluk ve sonu gelir dağılımında bozulmayla gerçekleşiyor” ifadelerini kullanan Kara, öncelikle verimlilik artışına odaklanılması gerektiğini belirtti.

Kaynak: Hakan Kara

Verimlilik artışının sağlanması için hukuk sisteminden eğitim sistemine kadar geniş bir yelpazede reform yapmak gerektiğini söyleyen Kara, “Bunlar zor şeyler ama kolay lokma da kalmadı artık. Çünkü, gelecekteki refahın bir kısmı da harcandı, artık zor işler yapmak lazım. Yapamazsak 100 değil 1000 yıl daha bu problemleri konuşmaya devam ederiz." ifadelerini kullandı ve "Yeter ki birbirimizle kavga etmeyi bırakıp önümüze bakalım, aklın ve bilimin yoluna dönelim. Önümüz açık" diyerek sunumunu tamamladı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

🏦 ECB sürpriz yapmadı

Avrupa Merkez Bankası ECB), politika faizini beklentiler dahilinde 50 baz puan artırdı. Karar beklentiler dahilinde gerçekleşti.

17 Mar 2023

AA

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Yurt içinde TÜFE, yurt dışında istihdam

Bu hafta hem yurt içi, hem de yurt dışı piyasalarda kritik veriler radarımızda. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Temmuz ayı TÜFE ön plandayken, yurt dışında Cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verileri bekleniyor.

03 Ağu 2026

Haftalık takvim: Yurt içinde TÜFE, yurt dışında istihdam
EXANTEEXANTE

HİKAYE

2026'nın ikinci yarısı için seçici iyimserlik

2026’nın ikinci yarısına girilirken küresel piyasalar, bir yanda yapay zeka yatırım döngüsünün beslediği güçlü bir risk iştahı, diğer yanda enerji fiyatlarındaki oynaklık, jeopolitik belirsizlik ve merkez bankaları arasında derinleşen politika ayrışması olmak üzere birbirine zıt iki kuvvetin gerilimi altında şekilleniyor.

Eren Kuru

·

30 Tem 2026

2026'nın ikinci yarısı için seçici iyimserlik
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Fed beklese de tahvil piyasası beklemez

Temmuz FOMC toplantısında asıl haber, faiz kararından değil, 9’a 3’lük bölünmeden ve uzun vadeli tahvillerin verdiği sert tepkiden geldi. Fed faizleri değiştirmedi. Buna bakıp “Toplantı beklendiği gibi bitti.” diyebiliriz. Ancak bu kez asıl hikaye, kararın arkasnda oluşan çatlakta ve tahvil piyasasının verdiği sert tepkiden doğdu. Kısacası FED bekledi, piyasa ise beklemedi.

Fed beklese de tahvil piyasası beklemez
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Türkiye-Irak anlaşmaları: Ankara’da atılan imzalar bölgenin enerji haritasını nasıl değiştirecek?

Bu hafta Türkiye ile Irak arasında imzalanan birkaç anlaşma bölgenin, son aylarda büyük dönüşüm geçiren enerji haritasını önemli ölçüde değiştirme potansiyeli taşıyor. İmzalanan anlaşmalara göre Türkiye, Irak'ta üstleneceği ulaştırma yatırımlarının bedelini petrol ve doğalgazla alacak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ise Kerkük'teki petrol sahalarına ortak olacak.

Emircan Yaman

·

29 Tem 2026

Türkiye-Irak anlaşmaları: Ankara’da atılan imzalar bölgenin enerji haritasını nasıl değiştirecek?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Aydın Karacabay ile turizm üzerine: "Tek öğün yemek, otel odasından daha pahalı”

Türk turizmi 2026'ya art arda gelen rekorların gölgesinde sıra dışı bir kriz yılıyla girdi. Levni Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Karacabay, krizi hem şehrin en eski turizm bölgesinden hem de küresel bir markanın penceresinden izleyebilen isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Sezonun en zor günlerinin geride kalmaya başladığı bir dönemde Karacabay ile İstanbul turizminin 2026 krizini konuştuk.

Emircan Yaman

·

28 Tem 2026

Aydın Karacabay ile turizm üzerine: "Tek öğün yemek, otel odasından daha pahalı”