Japonya bankacılık sektöründe reform

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Japonya Merkez Bankası (Bank of Japan - BoJ), ülkedeki bölgesel bankaları maliyetlerini düşürmeye ve birleşmeye teşvik etmek için yeni bir program açıkladı. Mart 2023'e kadar sürecek program kapsamında maliyetlerini belirli oranlarda düşürmeyi veya başka bir bölgesel bankayla birleşmeyi kabul eden bankalar, BoJ sunacakları planlar onaylandığı takdirde burada tuttukları mevduatlar için fazladan %0,1 faiz alma hakkına sahip olacak. Yıllardır devam eden düşük faiz ortamının ve Japonya'nın kırsal kesiminde azalan nüfusun bölgesel bankaların elini zorladığı bu dönemde BoJ, söz konusu programıyla 100'den fazla bankanın bulunduğu sektörde kârlılığı sağlıklı seviyelere taşımayı hedefliyor.
- Bir adım geriden: Japonya'da Shinzo Abe'nin ardından eylül ayında başbakan seçilen Yoshihide Suga, göreve gelmeden hemen önce yaptığı bir açıklamada ülkede “çok fazla bölgesel banka” olduğunu söylemiş ve bankacılık sistemini yeniden yapılandırmak istediğinin sinyallerini vermişti.
- Hükümet desteği: Suga hükümeti, finansal kuruluşların birleşme sürecini desteklemek için BoJ tarafından yapılan hamleye ek olarak bir sübvansiyon paketi duyurdu. Buna göre bölgesel bankalar ve kredi birlikleri, büyüklüklerine bağlı olarak azami 3 milyar yene (28,5 milyon dolar) kadar hibe alabilecek. Bununla birlikte 27 Kasım'da yürürlüğe girecek bir yasa da aynı idari bölgede yer alan bankaların birleşmesini antitröst yasalarından muaf kılacak.
- Uygulanabilirlik endişeleri: Geçtiğimiz ayın başında Nagasaki bölgesinde yer alan Eighteenth Bank ve Shinwa Bank birleşerek Juhachi-Shinwa Bank olmuştu. Bölgede toplam %70 pazar payına sahip olan bankalar, birleşme onayını alabilmek için uzunca bir süre rekabeti düzenleyen kurumlarla mücadele etmişti. Nagasaki'deki yerel işletme sahipleri ise bu ve benzeri birleşmelerin kendi çıkarlarına aykırı olacağını düşünüyor. Suga'nın bölgesel ekonomileri canlandırma planı, banka birleşmeleri istenen sonuçları vermezse suya düşebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
16 Kasım Pazartesi sabahından herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde Asya-Pasifik bölgesindeki 15 ülke arasında imzalanan dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması var.
16 Kas 2020

YAZARLAR

İren Can Kuyucu
İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zeka, dünyayı daha önce eşi benzeri görülmemiş bir hızda değiştiriyor. Teknolojiyle etkileşime geçme biçimimiz kadar iş yapma şeklimiz, paraya ilişkin algımız ve toplumsal düzen de dönüşüyor. Alana yön veren teknoloji liderleri, bu teknolojinin yaratacağı düzenin nasıl görüneceğine dair birbirinden farklı gelecek senaryoları tasvir ediyor.

Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?




