Kadınların afetlerdeki ölüm oranı erkeklerden 14 kat fazla

İklim krizine bağlı aşırı hava olayları kadınları ve cinsiyet çeşitliliğine sahip bireyleri çok daha fazla etkiliyor.
Kadınların afetlerdeki ölüm oranı erkeklerden 14 kat fazla

30 Mayıs - Sabancı Üniversitesi - Pareto
Sabancı Üniversitesi EDU ile birlikte

Türkiye’den listelerde yer alan tek kurum: Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) EDU , kuruma özel programlar alanında dünyanın en iyileri arasında. Neler oluyor? Profesyonellere yönelik gelişim programları sunan Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) , Financial Times tarafından her yıl ilan edilen Kuruma Özel Programlar 2024 dünya sıralamasında bu yıl da yükselişine devam ederek 34’üncü sıraya yükseldi . Katılımcıların ihtiyaçlarına uygun program tasarımı, akademik bilgiyle iş pratiği arasındaki denge, kullanılan yöntem ve araçların güncelliği, yeni beceri ve bakış açısı kazandırma, kuruma yaratılan değer, katılımcıların aynı kurumu gelecekte tekrar tercih etmesi gibi önemli kriterlerin tamamında da EDU yükselişini sürdürdü. Türkiye’den listelerde yer alan tek kurum olma başarısı gösteren EDU , dünyadaki gelişmeleri izleyerek yenilikçi öğrenme araçları ve tasarladığı programlarla 22 yıldır iş dünyasına katkıda bulunmaya devam ediyor. Financial Times Kuruma Özel Programlar 2024 dünya sıralamasını incelemek için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Yangınlar ve seller gibi aşırı hava olayları herkesi eşit derecede etkiliyor gibi görünse de araştırmalar kadınların ve cinsiyet çeşitliliğine sahip bireylerin iklim krizinin sebep olduğu olumsuz koşullar karşısında daha savunmasız olduğunu gösteriyor.

İklim değişikliğine bağlı bir afette kadınların hayatını kaybetme oranı erkeklerden 14 kat daha fazlayken, aşırı hava koşulları nedeniyle yerinden edilen insanların yüzde 80'ini de kadınlar oluşturuyor. Dünya genelinde yapılan araştırmalar, afetler sırasında ve sonrasında toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin de sürekli olarak arttığını ortaya koyuyor.

Yapılan 130 çalışmanın meta-analizinde, kadınların yüzde 68'inin iklimle bağlantılı sağlık sorunlarından erkeklere göre daha fazla etkilendiği ortaya çıktı. Kadınların çevresel krizlerden daha fazla etkilenmesinin başlıca sebebi önceden var olan sosyal ve ekonomik dezavantajlara sahip olmaları. Afetlerle ilgili riskleri yönetmelerini sağlayacak eğitim ve bilgiye erişimlerinin daha kısıtlı olması da durumu güçleştiriyor. Kadınların daha savunmasız olmalarının bir başka nedeni de, çocuklar veya yaşlılar gibi diğer hassas grupların bakım sorumluluğunu üstlenme eğiliminde olmaları.

Örneğin 2004'te yaşanan depremin ardından Hint Okyanusu'nda meydana gelen tsunamide hayatını kaybeden 230.000 kişinin yüzde 70'i kadınlar idi. Benzer şekilde, 1991'deki Bangladeş siklonunda hayatını kaybedenlerin yüzde 90'ı kadınlardan oluşuyordu.

Çeşitli sektörlerden elde edilen kanıtlar, cinsiyet çeşitliliğine dayalı liderliğin daha etkili ve eşitlikçi yaklaşımlarla sonuçlandığını gösteriyor. Siyasette ve politika oluşturulmasında daha fazla sayıda kadının yer alması, daha güçlü iklim eylem politikaları, daha iddialı iklim hedefleri ve daha çevre yanlısı mevzuat ile sonuçlanıyor. Buna rağmen, 2023'teki COP28 iklim müzakerelerinde 140 konuşmacıdan sadece 15'i, parti delegasyon üyelerinin ise sadece 38'i kadındı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🐂 Kolombiya'daki boğalar yuva arıyor

5 Haziran Dünya Çevre Günü yaklaşırken gezegenin dört bir yanı tarihî sıcaklıklarla boğuşuyor. İklim krizinin en ağır faturası, etkisi en az olan ülkelere ve kadınlara kesiliyor.

01 Haz 2024

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Pelin Cengiz

·

17 Ağu 2026

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği
AngstAngst

HİKAYE

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?

Metin V. Bayrak

·

16 Ağu 2026

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?
AngstAngst

HİKAYE

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı (COP31), Kasım'da Antalya’da düzenlenecek. 2025’te Avustralya'nın bu zirveyi yapması hâlinde masrafların 2 milyar dolara ulaşabileceği belirtilmişti. Türkiye için böyle bir hesaplama yok, ancak İklim Değişikliği Başkanlığı yıllık 563,3 milyon lira olarak belirlenen ödeneğini ilk altı ayda 10 kat aşarak 5 milyar 590 milyon lira harcadı.

Pelin Cengiz

·

12 Ağu 2026

COP31 hakkında bilmediklerimiz: İklim Zirvesi’ne başkanlık etmenin maliyeti nedir?
AngstAngst

HİKAYE

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?

Yürümek yeni keşfedilmiş değil. Daha iyi olmak için öğrenilmeyi ve başarılmayı bekleyen uğraşlardan biri hiç değil. Tam tersine, insanın dünyayla ilişki kurmasının en eski biçimlerinden biri. Şimdi ona yeniden dönmemizin nedeni de bu kadar basit: İnsana özgü ortak bir eylemi ve onun gücünü yeniden hatırlamak.

Elif Bayram

·

12 Ağu 2026

Dünyaya doğru yürümek: Neden yürümeye sahip çıkmalıyız?
AngstAngst

HİKAYE

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış

Bugün özgünlükten söz ederken yalnızca fikirleri konuşmuyoruz, dili de konuşuyoruz. Çünkü dil, fark edilmeden standartlaşan ilk yer. Önce aynı kelimeleri seçiyoruz, sonra aynı benzetmeleri, ardından aynı düşünceleri... En sonunda ise birbirimize benziyoruz. Yapay zeka milyonlarca metnin ortalamasını çıkararak yazdığı için aynı dili üretiyor. Peki ya biz? Biz de uzun zamandır birbirimizin ortalamasını yaşamıyor muyuz?

Tuğçe Isıyel

·

09 Ağu 2026

Özgün değiliz, hiçbirimiz: Aynının cehenneminden kaçış