Kadınların afetlerdeki ölüm oranı erkeklerden 14 kat fazla


Türkiye’den listelerde yer alan tek kurum: Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) EDU , kuruma özel programlar alanında dünyanın en iyileri arasında. Neler oluyor? Profesyonellere yönelik gelişim programları sunan Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) , Financial Times tarafından her yıl ilan edilen Kuruma Özel Programlar 2024 dünya sıralamasında bu yıl da yükselişine devam ederek 34’üncü sıraya yükseldi . Katılımcıların ihtiyaçlarına uygun program tasarımı, akademik bilgiyle iş pratiği arasındaki denge, kullanılan yöntem ve araçların güncelliği, yeni beceri ve bakış açısı kazandırma, kuruma yaratılan değer, katılımcıların aynı kurumu gelecekte tekrar tercih etmesi gibi önemli kriterlerin tamamında da EDU yükselişini sürdürdü. Türkiye’den listelerde yer alan tek kurum olma başarısı gösteren EDU , dünyadaki gelişmeleri izleyerek yenilikçi öğrenme araçları ve tasarladığı programlarla 22 yıldır iş dünyasına katkıda bulunmaya devam ediyor. Financial Times Kuruma Özel Programlar 2024 dünya sıralamasını incelemek için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Yangınlar ve seller gibi aşırı hava olayları herkesi eşit derecede etkiliyor gibi görünse de araştırmalar kadınların ve cinsiyet çeşitliliğine sahip bireylerin iklim krizinin sebep olduğu olumsuz koşullar karşısında daha savunmasız olduğunu gösteriyor.
İklim değişikliğine bağlı bir afette kadınların hayatını kaybetme oranı erkeklerden 14 kat daha fazlayken, aşırı hava koşulları nedeniyle yerinden edilen insanların yüzde 80'ini de kadınlar oluşturuyor. Dünya genelinde yapılan araştırmalar, afetler sırasında ve sonrasında toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin de sürekli olarak arttığını ortaya koyuyor.
Yapılan 130 çalışmanın meta-analizinde, kadınların yüzde 68'inin iklimle bağlantılı sağlık sorunlarından erkeklere göre daha fazla etkilendiği ortaya çıktı. Kadınların çevresel krizlerden daha fazla etkilenmesinin başlıca sebebi önceden var olan sosyal ve ekonomik dezavantajlara sahip olmaları. Afetlerle ilgili riskleri yönetmelerini sağlayacak eğitim ve bilgiye erişimlerinin daha kısıtlı olması da durumu güçleştiriyor. Kadınların daha savunmasız olmalarının bir başka nedeni de, çocuklar veya yaşlılar gibi diğer hassas grupların bakım sorumluluğunu üstlenme eğiliminde olmaları.
Örneğin 2004'te yaşanan depremin ardından Hint Okyanusu'nda meydana gelen tsunamide hayatını kaybeden 230.000 kişinin yüzde 70'i kadınlar idi. Benzer şekilde, 1991'deki Bangladeş siklonunda hayatını kaybedenlerin yüzde 90'ı kadınlardan oluşuyordu.
Çeşitli sektörlerden elde edilen kanıtlar, cinsiyet çeşitliliğine dayalı liderliğin daha etkili ve eşitlikçi yaklaşımlarla sonuçlandığını gösteriyor. Siyasette ve politika oluşturulmasında daha fazla sayıda kadının yer alması, daha güçlü iklim eylem politikaları, daha iddialı iklim hedefleri ve daha çevre yanlısı mevzuat ile sonuçlanıyor. Buna rağmen, 2023'teki COP28 iklim müzakerelerinde 140 konuşmacıdan sadece 15'i, parti delegasyon üyelerinin ise sadece 38'i kadındı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
5 Haziran Dünya Çevre Günü yaklaşırken gezegenin dört bir yanı tarihî sıcaklıklarla boğuşuyor. İklim krizinin en ağır faturası, etkisi en az olan ülkelere ve kadınlara kesiliyor.
01 Haz 2024

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Bazen birini o an biraz tedirgin etmek ya da yüzleşmekten çekindiği bir gerçeği sakince paylaşmak, uzun vadede hem ona hem de ilişkiye sunulabilecek en içten ve yapıcı katkı oluyor. Belki de esas mesele, ne patavatsızca her şeyi ortaya dökmek ne de çekinip sessizliğe gömülmek… Nezaket görüntüsü altında kendi rahatımızı mı, yoksa karşı tarafın ve ilişkinin gerçek gelişimini mi düşündüğümüzü kendimize dürüstçe itiraf edebilmemiz gerekiyor.

Tıp, uzun yıllar erkek bedenini temel alarak araştırdı, hastalıkları tanımladı ve teşhis kriterleri geliştirdi. Bunun sonucun ise kadınların özellikle bazı hastalıklarda daha geç veya yanlış teşhis alması, tedaviye erişimde eşitsizlik ve yalnızca kadınları etkileyen sağlık sorunlarının yeterince araştırılmaması oldu. "Ölümcül Körlük" dizisinin ilk yazısı, tıbbın cinsiyet körlüğünün nasıl oluştuğunu ve bunun kadın sağlığı üzerindeki sonuçlarını inceliyor.

Greenpeace Türkiye’nin 5 büyük market zincirinden aldığı 20 ürünün 3’ünde mevzuata aykırı pestisit kullanımı, 7’sinde ise 3’ten fazla pestisit tespit edildi; birinde 15 yıl önce yasaklanan etken madde bulundu. Daha 2021’de pazarın yüzde 60'ını yönettiği belirlenen zincir marketler, tarladaki üretim standartlarını da belirleme gücüne sahip. Market zincirlerinin elindeki bu gücün yanında ilgili kanunlar gıda kodeksine aykırı ürün satmama sorumluluğu da yüklüyor. Pazarı kontrol edenler, pestisit kullanımın da kontrol edebilir.

Kareem Rahma’nın metroda karşısına aldığı konuklardan bir iddia ortaya atmalarını istediği ve ardından bu fikri birkaç dakikalık bir tartışmaya dönüştürdüğü Subway Takes formatı, kısa videonun da güçlü bir editoryal dünyaya sahip olabileceğini gösteren nadir örneklerden. Kısa videoyu platformun değil, editoryal aklın merceğinden görmenin zamanı gelmiş olabilir mi?



