“Kadınların ekonomiye katılımı Türkiye için hayati bir konu”

KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem Türkiye’de kadın girişimciliğini, kadınların iş hayatındaki temsilini ve bu anlamda atılan adımları anlatıyor.
“Kadınların ekonomiye katılımı Türkiye için hayati bir konu”

19 Ekim - TCL
TCL ile birlikte

Yüksek teknoloji, uygun fiyat: TCL 30 SE TCL 30 SE Türkiye’yle birlikte 160’ı aşkın ülkede akıllı telefon, televizyon, modem, tablet, kulaklık ve akıllı saat gibi farklı teknoloji gruplarından ürünler sunarak yüksek teknolojiye herkesin erişebilmesini sağlayacak adımlar atan TCL ’in yerli üretim akıllı telefonu TCL 30 SE , birçok özelliği uygun fiyatla bir arada sunuyor. Neler var? 6,52 inç ekran, MediaTek işlemci ve 5 bin mAh pil ile gelen bu cihazın ön tarafında 8 MP çözünürlük sunan bir selfie kamerası bulunuyor. Arka panelinde 50 MP ana sensör, 2 MP makro kamera ve 2 MP derinlik özellikli üçlü kamera sistemi yer alan cihaz Android 12 işletim sistemiyle geliyor. Dahası: 4 GB Ram, 64 GB ve 128 GB depolama özelliğine sahip 2 farklı modeli bulunan, yerli üretim TCL 30 SE ’nin hafızasını microSD kart desteği sayesinde 512 GB’a kadar genişletmek de mümkün oluyor. TCL 30 SE ve diğer TCL ürünleriyle tanışmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Emine Erdem

Ne yazık ki Türkiye’de kadınların hayatı hep bir mücadele ile geçiyor. Çoğunlukla ailede başlayan kendini var etme, potansiyelini kabul ettirme ve eşitlik talebi mücadelesi toplumsal hayatta, eğitimde, özel hayatta ve iş hayatında devam ediyor. Ayrımcılık görerek büyümüş genç kadınlar iş hayatına dâhil olduklarında da yine eşitsizlikle karşılaşıyor. Ülkemizde kadınların ekonomiye eşit katılımını sağlamaktan henüz çok uzağız.

Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) yola çıktığı 2002 yılında %4 civarında olan kadın girişimci oranı bugün %14 seviyesinde. Bu önemli bir ilerleme, ancak kesinlikle yeterli değil. TÜİK İşgücü İstatistikleri Ağustos verilerine göre Türkiye’de kadın istihdam oranı %30,8. Erkeklerdeyse bu oran %65,3. Yani, kadın istihdamı erkek istihdamının yarısı kadar bile değil. İş gücüne katılma oranıysa erkeklerde %71,2 iken kadınlarda %35,1 seviyesinde kalıyor.

Pek çok zorluğu göğüsleyerek istihdama katılan kadınların da çalıştıkları kurumlarda önlerine çıkan engeller, onlara dayatılan ve yükselmelerini zorlaştıran cam tavanlar da ayrı bir sorun. Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Türkiye Kadın Direktörler Konferansı’nda açıklanan 2021 Yönetim Kurulunda Kadın Türkiye Raporu’na göre, yönetim kurullarındaki kadın oranı da son derece yetersiz. Borsa İstanbul’a (BIST) kayıtlı 420 şirketin yönetim kurullarında yaşanan değişimin ele alındığı rapora göre, yönetim kurullarında 2020 yılında %17 olan kadın oranı, 2021’de %16,7 seviyesine geriledi. BIST şirketlerinin 134’ünün (%33,1) yönetim kurullarıysa tamamen erkeklerden oluştu. Geçen yıl BIST yönetim kurullarına seçilen 479 kadın üyeden %39’u hâkim ortak olan ailelerin üyeleri arasından seçildi. Cam tavanı kırarak yönetim kurullarına seçilen 292 kadın, BIST şirketleri yönetim kurulu üyeliklerinin sadece %10’unu oluşturdu.

Kadınların potansiyelini hayata geçirmek 

Cinsiyet ve fırsat eşitliğinin olmadığı bir ortamda, kadınların potansiyelinden tam olarak yararlanmak mümkün değil. Dolayısıyla bu koşullarda sürdürülebilir ekonomik kalkınma sağlamak, ekonomik refah içinde yaşamayı beklemek hayalden öteye gidemez. Oysa kadın girişimciliğinin ve istihdamının artırılması, kadınların ekonomiye eşit katılımının sağlanması, nüfusumuzun yarısının potansiyelinin tam olarak hayata geçmesi anlamına geliyor. Bu, sürdürülebilir ekonomik kalkınma ve refah için olmazsa olmaz. Yapmamız gereken fırsat ve cinsiyet eşitliğini sağlamak; kadınların toplumsal hayata, ekonomiye, girişimcilik ekosistemine, siyasete ve yerel yönetimlere eşit katılımını sağlamak. Ancak o zaman refaha erişebiliriz.

Kadının ekonomiye katılımını artırmak için onların eğitime, bilgiye erişimini ve dijitale adaptasyonunu desteklemek gerekiyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek, eşitsizliği körükleyen erkek egemen kültürü yok etmek için kararlılıkla çalışmak gerek. Önce ailede sonra eğitim sürecinde ve iş hayatında fırsat eşitliği sağlanmalı. İş yerlerinde eşit işe eşit ücret politikası sahiplenilmeli, cam tavanlar kaldırılmalı, kadınlar için süt odaları ayrılmalı. 

Hâlâ kadınların birincil görevi gibi görülen çocuk ve yaşlı bakım sorumluluğunu onların omuzlarından alacak kreş ve yaşlı bakım merkezlerinin sayısı şirketler ve yerel yönetimlerce artırılmalı, bu merkezlere erişim mümkün kılınmalı. İşe alımlarda kadın kotası getirilmeli. Kadın girişimciler için destek ve teşvikler artırılmalı, özel sektör ve kamu sektörü alımlarda önceliği kadın girişimcilere vermeli. İş dünyasından siyasete, yerel yönetimlerden kamu ve medyaya kadar kadının temsiliyeti artırılarak güçlü kadın rol modellerini de artırmak mümkün.

Fırsat eşitliği

KAGİDER’de ticarette, teknolojide, tarımda ve toplumsal hayatta kadının varlığını, bu alanlarda temsil edilmelerini destekleyecek çalışmalara ağırlık veriyoruz. Kadın girişimcilere içinden geçtiğimiz zorlu krizi yönetmeleri için gerekli mentorluk desteğini veriyor, deneyimlerimizi paylaşıp birbirimizden öğrenebileceğimiz platformlar oluşturuyoruz. Kamu ihalelerinde kadınlardan daha fazla alım yapılmasını, genç kadınların iş hayatına hazırlanmasını, kadınların teknolojiyi daha fazla kullanmasını, ticaret ve ihracat bağlantılarını ve network’lerini geliştirmeyi, pazara erişimlerini kolaylaştırmayı ve tarım sektöründeki üretimlerini desteklemeyi amaçlayan çeşitli projelerimiz var. Dünya Bankası’nın teknik desteği, PricewaterhouseCoopers (PwC) ve EY iş birliğiyle geliştirdiğimiz Fırsat Eşitliği Modeli (FEM) sertifika programıyla şirketlerde toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemeyi, iş yerlerinde kadınların ve erkeklerin eşit fırsatlara eriştiği bir ortamın sağlanmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz.

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Forumu’nun danışmanlık sunduğu program kapsamında şirketler işe alım, terfi, ücretlendirme, İK politikaları ile iç ve dış iletişimde kullanılan dile gibi pek çok unsur gözetilerek değerlendiriliyor. Değerlendirme sonucunda sertifika alan şirketler, eşit fırsatlar sunulduğunda kadın çalışanların performansının ve motivasyonunun arttığını, bunun da şirket çalışmalarına katma değer sağladığını, verimliliğin yükseldiğini gözlemlediklerini belirtiyor. Şu anda Türkiye’de 42 şirket Fırsat Eşitliği Modeli Sertifikası’na sahip.

Kadınların ekonomide erkeklerle eşit şekilde temsil edilmeleri ülkemizin bugünü ve geleceği için hayati öneme sahip. Mutlu ve refah düzeyi yüksek bir ülkede yaşamamız bu mücadelenin başarıya ulaşmasına bağlı. İş hayatında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için her ölçekten ve her sektörden kurumun elini taşın altına koyarak anlamlı ve ölçülebilir, ölçeklenebilir adımlar atması kritik.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🚀 Sürdürülebilir kalkınmada kadın girişimciliği

Türkiye’de kadın girişimciler artıyor mu? Kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve artırılması için neler yapılmalı? Aposto’nun ortaya çıkış iddiası ve başarmak istediği hedefler neler?

16 Kas 2022

TCL ile birlikte
Christin Hume/Unsplash

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Uber’in teslimat atılımı: Rota değişiyor mu, genişliyor mu?

Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Doğa Yurduneri

·

22 Tem 2026

Uber’in teslimat atılımı: Rota değişiyor mu, genişliyor mu?
ParetoPareto

HİKAYE

Hızlı moda akımına fren: AB’den büyük markalara giysi imha yasağı

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Pelin Cengiz

·

21 Tem 2026

Hızlı moda akımına fren: AB’den büyük markalara giysi imha yasağı
ParetoPareto

HİKAYE

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Cem Arıdağ

·

17 Tem 2026

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?
ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?