“Kadınların ekonomiye katılımı Türkiye için hayati bir konu”


Yüksek teknoloji, uygun fiyat: TCL 30 SE
TCL 30 SE Türkiye’yle birlikte 160’ı aşkın ülkede akıllı telefon, televizyon, modem, tablet, kulaklık ve akıllı saat gibi farklı teknoloji gruplarından ürünler sunarak yüksek teknolojiye herkesin erişebilmesini sağlayacak adımlar atan TCL…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Ne yazık ki Türkiye’de kadınların hayatı hep bir mücadele ile geçiyor. Çoğunlukla ailede başlayan kendini var etme, potansiyelini kabul ettirme ve eşitlik talebi mücadelesi toplumsal hayatta, eğitimde, özel hayatta ve iş hayatında devam ediyor. Ayrımcılık görerek büyümüş genç kadınlar iş hayatına dâhil olduklarında da yine eşitsizlikle karşılaşıyor. Ülkemizde kadınların ekonomiye eşit katılımını sağlamaktan henüz çok uzağız.
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) yola çıktığı 2002 yılında %4 civarında olan kadın girişimci oranı bugün %14 seviyesinde. Bu önemli bir ilerleme, ancak kesinlikle yeterli değil. TÜİK İşgücü İstatistikleri Ağustos verilerine göre Türkiye’de kadın istihdam oranı %30,8. Erkeklerdeyse bu oran %65,3. Yani, kadın istihdamı erkek istihdamının yarısı kadar bile değil. İş gücüne katılma oranıysa erkeklerde %71,2 iken kadınlarda %35,1 seviyesinde kalıyor.
Pek çok zorluğu göğüsleyerek istihdama katılan kadınların da çalıştıkları kurumlarda önlerine çıkan engeller, onlara dayatılan ve yükselmelerini zorlaştıran cam tavanlar da ayrı bir sorun. Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Türkiye Kadın Direktörler Konferansı’nda açıklanan 2021 Yönetim Kurulunda Kadın Türkiye Raporu’na göre, yönetim kurullarındaki kadın oranı da son derece yetersiz. Borsa İstanbul’a (BIST) kayıtlı 420 şirketin yönetim kurullarında yaşanan değişimin ele alındığı rapora göre, yönetim kurullarında 2020 yılında %17 olan kadın oranı, 2021’de %16,7 seviyesine geriledi. BIST şirketlerinin 134’ünün (%33,1) yönetim kurullarıysa tamamen erkeklerden oluştu. Geçen yıl BIST yönetim kurullarına seçilen 479 kadın üyeden %39’u hâkim ortak olan ailelerin üyeleri arasından seçildi. Cam tavanı kırarak yönetim kurullarına seçilen 292 kadın, BIST şirketleri yönetim kurulu üyeliklerinin sadece %10’unu oluşturdu.
Kadınların potansiyelini hayata geçirmek
Cinsiyet ve fırsat eşitliğinin olmadığı bir ortamda, kadınların potansiyelinden tam olarak yararlanmak mümkün değil. Dolayısıyla bu koşullarda sürdürülebilir ekonomik kalkınma sağlamak, ekonomik refah içinde yaşamayı beklemek hayalden öteye gidemez. Oysa kadın girişimciliğinin ve istihdamının artırılması, kadınların ekonomiye eşit katılımının sağlanması, nüfusumuzun yarısının potansiyelinin tam olarak hayata geçmesi anlamına geliyor. Bu, sürdürülebilir ekonomik kalkınma ve refah için olmazsa olmaz. Yapmamız gereken fırsat ve cinsiyet eşitliğini sağlamak; kadınların toplumsal hayata, ekonomiye, girişimcilik ekosistemine, siyasete ve yerel yönetimlere eşit katılımını sağlamak. Ancak o zaman refaha erişebiliriz.
Kadının ekonomiye katılımını artırmak için onların eğitime, bilgiye erişimini ve dijitale adaptasyonunu desteklemek gerekiyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek, eşitsizliği körükleyen erkek egemen kültürü yok etmek için kararlılıkla çalışmak gerek. Önce ailede sonra eğitim sürecinde ve iş hayatında fırsat eşitliği sağlanmalı. İş yerlerinde eşit işe eşit ücret politikası sahiplenilmeli, cam tavanlar kaldırılmalı, kadınlar için süt odaları ayrılmalı.
Hâlâ kadınların birincil görevi gibi görülen çocuk ve yaşlı bakım sorumluluğunu onların omuzlarından alacak kreş ve yaşlı bakım merkezlerinin sayısı şirketler ve yerel yönetimlerce artırılmalı, bu merkezlere erişim mümkün kılınmalı. İşe alımlarda kadın kotası getirilmeli. Kadın girişimciler için destek ve teşvikler artırılmalı, özel sektör ve kamu sektörü alımlarda önceliği kadın girişimcilere vermeli. İş dünyasından siyasete, yerel yönetimlerden kamu ve medyaya kadar kadının temsiliyeti artırılarak güçlü kadın rol modellerini de artırmak mümkün.
Fırsat eşitliği
KAGİDER’de ticarette, teknolojide, tarımda ve toplumsal hayatta kadının varlığını, bu alanlarda temsil edilmelerini destekleyecek çalışmalara ağırlık veriyoruz. Kadın girişimcilere içinden geçtiğimiz zorlu krizi yönetmeleri için gerekli mentorluk desteğini veriyor, deneyimlerimizi paylaşıp birbirimizden öğrenebileceğimiz platformlar oluşturuyoruz. Kamu ihalelerinde kadınlardan daha fazla alım yapılmasını, genç kadınların iş hayatına hazırlanmasını, kadınların teknolojiyi daha fazla kullanmasını, ticaret ve ihracat bağlantılarını ve network’lerini geliştirmeyi, pazara erişimlerini kolaylaştırmayı ve tarım sektöründeki üretimlerini desteklemeyi amaçlayan çeşitli projelerimiz var. Dünya Bankası’nın teknik desteği, PricewaterhouseCoopers (PwC) ve EY iş birliğiyle geliştirdiğimiz Fırsat Eşitliği Modeli (FEM) sertifika programıyla şirketlerde toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemeyi, iş yerlerinde kadınların ve erkeklerin eşit fırsatlara eriştiği bir ortamın sağlanmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz.
Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Forumu’nun danışmanlık sunduğu program kapsamında şirketler işe alım, terfi, ücretlendirme, İK politikaları ile iç ve dış iletişimde kullanılan dile gibi pek çok unsur gözetilerek değerlendiriliyor. Değerlendirme sonucunda sertifika alan şirketler, eşit fırsatlar sunulduğunda kadın çalışanların performansının ve motivasyonunun arttığını, bunun da şirket çalışmalarına katma değer sağladığını, verimliliğin yükseldiğini gözlemlediklerini belirtiyor. Şu anda Türkiye’de 42 şirket Fırsat Eşitliği Modeli Sertifikası’na sahip.
Kadınların ekonomide erkeklerle eşit şekilde temsil edilmeleri ülkemizin bugünü ve geleceği için hayati öneme sahip. Mutlu ve refah düzeyi yüksek bir ülkede yaşamamız bu mücadelenin başarıya ulaşmasına bağlı. İş hayatında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için her ölçekten ve her sektörden kurumun elini taşın altına koyarak anlamlı ve ölçülebilir, ölçeklenebilir adımlar atması kritik.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye’de kadın girişimciler artıyor mu? Kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve artırılması için neler yapılmalı? Aposto’nun ortaya çıkış iddiası ve başarmak istediği hedefler neler?
16 Kas 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.



