KADINLARIN SINIFI

Dünya Kadınlar Günü'nü kutlarken "emekçi" kelimesine yapılan vurgu neden? Ücretli ev hizmeti bir insan hakkı değil mi?
KADINLARIN SINIFI

8 Mart - Etat Pur 2 - ANGST
Etat Pur ile birlikte

Cildine iyi gelen saflık: Etat Pur | Pure Active Hyaluronic Acid 1,6% ; Hyaluronik asit , özellikle yaşlanma belirtilerini azaltmak isteyen aynı zamanda da aşırı kuru bir cilde sahip olan kişiler için olmazsa olmaz içerikler arasında yer alıyor. Güzellik endüstrisi, sahte vaatler ve "hepsi bir arada" mucizevi çözümlerle ürünlerin ve içeriklerin sayısını artırırken kökleşmiş inançlara aykırı bir düşünceden doğan Etat Pur , cildin ihtiyaç duyduğu Hyaluronik asit dengesini sağlamak üzere ultra güvenli bir cilt bakımı için sıkı formülasyon prensiplerini yansıtan, ince kırışıklık karşıtı ve sıkılaştırıcı etkili konsantre bakım ürünü Pure Active Hyaluronic Acid 1,6% ’ı sunuyor. Nedir? Etat Pur Pure Active Hyaluronic Acid 1,6% yüksek ve düşük moleküle sahip oranıyla farkını ortaya koyuyor. Sahip olduğu patentli In-skin teknoloji sayesinde cildin ihtiyacı olan katmana kadar inerek cilt endişelerine yönelik çözüm sağlıyor. Pure Active Hyaluronic Acid %1,6 ; %100 Cilt tarafından anında emilmeyi, %94 Cilde esnekliğini ve canlılığını yeniden kazandırmayı, %91 Sıkı ve dolgun bir cilt görünümü sağlamayı, %91 İnce kırışıklıkları ve mimik çizgilerini azaltmayı sağlar. Neden önemli? Vücudumuzda doğal olarak bulunan bir bileşen olan Hyaluronik asit, cildin nemlendirilmesinin yanı sıra yumuşak ve sağlıklı görünmesine yardımcı olabilen bir su tutucu olarak karşımıza çıkıyor. Kendi ağırlığının bin katına kadar su tutabilme kapasitesine sahip olan Hyaluronik asit; nemsiz cilt görünümünü ortadan kaldırmaya yardımcı olabiliyor, cildin elastikiyetini artırarak ince çizgi ve kaz ayaklarının görünümünü azaltabiliyor, ciltteki pürüzlerin giderilmesine katkı sağlayabiliyor. Minimum 8 hafta boyunca kırışıklar ve mimik çizgilerini azaltmak için sabah ve akşam nemlendirici kremden önce 4 damla olarak yüz çevresine uygulanması önerilen Pure Active Hyaluronic Acid %1,6’ı keşfetmek için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Hani 8 Mart kutlamalarına "Yalnız o emekçi kadınların günü," diyenler vardır ya — cümleyi okuduğun gibi bahsi geçen tiplerin aklına geldiğine ve ezber cümlelerini anımsadığına nedense eminim. Belki sen de benim gibi kelimelerinin ardından hissettirdikleri o yamuk gülüşü de hissediyorsun şimdi. Arkadaşına çiçek alırsın karışır, kutlamana da salça olurlar; profeminizmden bahsedersin, "Bu da ayrımcılık değil mi?" diye sorarlar ya onlar. İşte bu yazı, her yıl onlara gıcık olduğum için yazılıyor — ayrıcalıklarını fark edip özgürleşmeyi seçmeyenlere Aksu Bora'nın Kadınların Sınıfı: Ücretli Ev Emeği ve Kadın Öznelliğinin İnşası kitabı pusula olsun istiyorum.

Kelimelerimi 8 Mart'ın tarihini anlatarak toparlamaya başlasam aynı klişe noktada hissedeceğimi fark ediyorum — eh, o hâlde 8 Mart 1987'de yayımlanan, Feminist dergisinin ilk sayısından bir kısmı paylaşayım ve Peter Parker'ın amcasının ölümünü birkaç kez izlediğimiz gibi seni sıkmayayım:

8 Mart 1987, Feminist dergisi


Metni sevgili Seda Yılmaz paylaştıktan sonra Ayşe Düzkan'ın Feminist dergisi anılarından birine denk geliyorum, ne şans. Meğer bahsini geçirdiğim manifesto, dergisinin artık kağıtlarına basılıp dağıtılmış; İstanbul'un en ünlü kışlarından birinde, insanların akıllarında yer bulmuş.

Emekçi vurgusu nasıl bağlam dışı kullanılıyor?

Ev işi, kültürel olarak değersizleştiriliyor; ev hizmetleri, kamusal alanda yapılan işlerden farklı değer ve kurallara tabi hâle getiriliyor. Emeği hayaletleştirilen ev hizmetinin ve bu hizmet üzerinden gerçekleştirilen sömürünün kadınlara sanki kadınlık ev üzerinden kurulmuyormuş gibi bir alt metinle dönüşünü gördüğümde şaşırmaya yüzüm yok — patriyarkal düzen bir kez daha ensemizde.

Aksu Bora, ev işi ve yuva işiyle ilgili pratikler çerçevesinde kurulan cinsiyet kimliklerinin, aynı zamanda sınıf, toplumsal statü ve kişisel kimliklerin kurulmasında doğrudan etkili olduğunu ileri sürüyor ve bu nedenle de kadınların ev ve ev işi hakkındaki kişisel anlatılarının, cinsiyet ve sınıfın kurulmasında işveren ve çalışan arasındaki etkileşimi analiz etmenin cinsiyet ve sınıf ilişkilerine bakmak için uygun bir giriş noktası sunduğunu söylüyor.

Gül Özyeğin

Elbette, ev ve ev işleri meselesi de yaş, eğitim, sınıf gibi değişkenlere göre deneyimlerin çokluğuna tabi. Bu, patriyarkal kültürün merkezinde, meselenin ev üzerinden tanımlanıp yeniden üretildiği gerçeğini değiştirmiyor; aynı zamanda bu değişkenlerden bağımsız olarak varolurken "ev" üzerinden kurularak özel alana ve kadınlığa ait algılanıyor.

Kitapta "kadınlığın kurucu mekânı" olarak geçen ev, doğuştan yüklenen bir rol olarak ev içi emeğin yükünü kadınlığın sırtına yükleniyor. O hâlde sormak elzem: O zaman hangi kadın emekçi değil ki? Ayrıca kadınlar ev ve ev işleri için emeklerinin karşılığını alıp neden sigortaya bağlanmıyorlar? Ücretli ev hizmeti bir insan hakkı değil mi?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

💪 FEMİNİST GECE YÜRÜYÜŞÜ

Öznelere göre Türkiye'de kadın olmak, 8 Mart ve Feminist Gece Yürüyüşü'nün anlamı ne? Ev içi emeğin sömürüsünü konuşalım mı?

08 Mar 2022

Etat Pur ile birlikte
💪 FEMİNİST GECE YÜRÜYÜŞÜ

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?

Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Ayça Örer

·

13 Eyl 2026

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?
AngstAngst

HİKAYE

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Metin V. Bayrak

·

13 Eyl 2026

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?
AngstAngst

HİKAYE

Son 40 yılın en güçlü El Niño alarmı: Pasifik ısınıyor, dünya yeniden şekilleniyor

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Pelin Cengiz

·

09 Eyl 2026

Son 40 yılın en güçlü El Niño alarmı: Pasifik ısınıyor, dünya yeniden şekilleniyor
AngstAngst

HİKAYE

Bugünün konforu, yarının ızdırabı: Beş dakikada çözülebilecek konuları konuşmayı neden erteliyoruz?

Bazen birini o an biraz tedirgin etmek ya da yüzleşmekten çekindiği bir gerçeği sakince paylaşmak, uzun vadede hem ona hem de ilişkiye sunulabilecek en içten ve yapıcı katkı oluyor. Belki de esas mesele, ne patavatsızca her şeyi ortaya dökmek ne de çekinip sessizliğe gömülmek… Nezaket görüntüsü altında kendi rahatımızı mı, yoksa karşı tarafın ve ilişkinin gerçek gelişimini mi düşündüğümüzü kendimize dürüstçe itiraf edebilmemiz gerekiyor.

Cem Arıdağ

·

06 Eyl 2026

Bugünün konforu, yarının ızdırabı: Beş dakikada çözülebilecek konuları konuşmayı neden erteliyoruz?
AngstAngst

HİKAYE

Ölümcül körlük: Kadınlar neden daha geç ve yanlış teşhis alıyor?

Tıp, uzun yıllar erkek bedenini temel alarak araştırdı, hastalıkları tanımladı ve teşhis kriterleri geliştirdi. Bunun sonucun ise kadınların özellikle bazı hastalıklarda daha geç veya yanlış teşhis alması, tedaviye erişimde eşitsizlik ve yalnızca kadınları etkileyen sağlık sorunlarının yeterince araştırılmaması oldu. "Ölümcül Körlük" dizisinin ilk yazısı, tıbbın cinsiyet körlüğünün nasıl oluştuğunu ve bunun kadın sağlığı üzerindeki sonuçlarını inceliyor.

Ayça Örer

·

06 Eyl 2026

Ölümcül körlük: Kadınlar neden daha geç ve yanlış teşhis alıyor?