Karbonun Dokunsal Temsili

Akdeniz Havzası Ormanlarında Karbon Tutma Dinamikleri
Karbonun Dokunsal Temsili

dunyahali178
BMW i ile birlikte

Değişime Öncülük Et Eğitim Vizyonu: BMW Türkiye’den Çocuklara ve Gençlere Uzanan Eğitim İşbirlikleri

BMW Türkiye, “Değişime Öncülük Et” yaklaşımıyla sürdürülebilirlik vizyonunu toplumsal faydaya dönüştürmeye ve yaymaya devam ediyor. Bu doğrultuda 2026 hedefleri kapsamında, Yuvam Dünya ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ile yürütülen eğitim…

Daha fazlasını öğren →

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Prof. Dr. Gülşen Aytaç ve Hüsna Nazlıgül

Biz insanların toprakta bırakabileceği en güzel iz, ağaçlardır. Toprak sadece üzerinde yaşadığımız yer değil, hayatımızı sürdürdüğümüz kaynaktır. Ağaçlar ise; toprağın bize sunduğu bu yaşamı koruyan, büyüten, atmosferimizi temizleyip nefes almamızı sağlayan en değerli bağdır. Karbonu tutarak sera gazlarını dengeleyen, küresel ısınmayı frenleyen ve iklim değişikliğiyle mücadele eden en güçlü doğal kalkanımız yine ağaçlardır.

Fosil yakıt kullanımı, endüstriyel faaliyetler ve ormansızlaşma sonucunda atmosfere her yıl milyarlarca ton karbondioksit salınmaktadır. Ağaçlar, fotosentez süreçleri aracılığıyla atmosferik karbondioksiti soğurarak karbonu gövde, dal ve kök biyokütleleri ile toprak altında depolamakta; açığa çıkan oksijeni ise yeniden atmosfere kazandırmaktadır. Ağaçların biyolojik gelişimi sürdükçe bünyesinde tuttuğu karbon stoğu da kümülatif olarak artmakta ve bu birikim, ağacın yaşam döngüsü boyunca onlarca, hatta yüzlerce yıl muhafaza edilmektedir. Antropojenik kaynaklı karbon emisyonlarının önemli bir kısmını tutarak küresel ısınma hızını yavaşlatan ağaçlar, bu yönüyle atmosferden geri kazanılan karbonun canlı birer yutağı ve ekosistemin sürekliliğini sağlayan sessiz döngüleridir.

Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 Zirvesi kapsamında tasarlanan “Karbonun Dokunsal Temsili” projesi, ağaçların karbon tutma kapasitelerine ilişkin akademik literatür ve teknik raporlarda yer alan kanıta dayalı verileri duyusal bir deneyim alanına dönüştürmektedir. Çalışma, ağaçların soyut ve görünmez ekolojik işlevlerini sanat vasıtasıyla somutlaştırarak alan dışı paydaşlar için erişilebilir kılmayı hedefler. Bu doğrultuda proje, analitik bilimsel söylemi disiplinlerarası bir yaklaşımla kamusal bir buluşma ve deneyim mekanına çevirme niteliği taşımaktadır. 

Bu çerçevede çalışmanın saha odağı, küresel ölçekte iklim krizine karşı en kırılgan ekosistemlerin başında gelen Akdeniz Havzası belirlenmiştir. Bölgenin odak noktası olarak belirlenmesinde; şiddetli kuraklık, aşırı hava olayları ve yıkıcı orman yangınları gibi ivme kazanan ekolojik tehditler belirleyici rol oynamaktadır. Ayrıca; IPCC'nin 2022 tarihli Altıncı Değerlendirme Raporu'nda Akdeniz Havzası, iklim değişikliğinin etkilerinin yoğunlaştığı önemli bir iklim değişikliği sıcak noktası olarak tanımlanmaktadır. Ormanlar büyük karasal karbon yutaklarıdır. Bu bağlamda proje; Doğu kayını (Fagus orientalis), Toros göknarı (Abies cilicica), Toros sediri (Cedrus libani), mantar meşesi (Quercus suber), sahil çamı (Pinus pinaster), kızılçam (Pinus brutia), keçiboynuzu (Ceratonia siliqua) ve zeytin (Olea europaea) gibi Akdeniz ekosisteminin ekolojik direncini ve karbon dengesini ayakta tutan asli türlerin özgün karbon tutum kapasitelerini vurgulamaktadır. Bu türler arasında yer alan; geniş tepe tacı ve yüksek biyokütle hacmiyle yüksek düzeyde karbon depolayarak orman içi mikroiklimi düzenleyen Doğu kayını (Fagus orientalis), derin kök sistemiyle yüksek dağ kuşaklarında su rejimini koruyan Toros göknarı (Abies cilicica) ve asırlık yaşam döngüsüyle karbonu yüzyıllar boyunca gövdesinde hapseden Toros sediri (Cedrus libani), havzanın en güçlü karbon yutaklarını oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra, kalın kabuk dokusu sayesinde orman yangınlarına karşı doğal bir direnç geliştiren mantar meşesi (Quercus suber), kıyı ve kumul alanlarda toprağı stabilize eden sahil çamı (Pinus pinaster) ile yangın sonrası yüksek kendini yenileme kabiliyetiyle bozulan alanları hızla onaran öncü kızılçam (Pinus brutia) havzanın dinamik yapısını korumaktadır. Taşlık ve fakir topraklarda dahi tutunarak çölleşmeye karşı bariyer oluşturan keçiboynuzu (Ceratonia siliqua) ve kuraklığa karşı gösterdiği olağanüstü dirençle Akdeniz’in hem ekolojik devamlılığını hem de kültürel peyzaj hafızasını yaşatan zeytin (Olea europaea) ise bu coğrafyanın yaşam döngüsünü tamamlayan en önemli ağaçlarıdır. 

Tasarımda, atmosferden çekilen her 1 ton karbonun 5 santimetrelik kumaşa karşılık geldiği somut bir denklem kurulmuştur. Bu ölçeklendirme doğrultusunda oluşturulan kumaş yüzeylerin boyları, ağaç türlerinin karbon tutma kapasitelerine bağlı olarak 1,0 metre ile 3,25 metre arasında değişmektedir. Ziyaretçilerin kumaş yüzeylerini kendi beden boylarıyla kıyaslamasını sağlayan bu yaklaşım, doğanın üstlendiği devasa yükün fiziksel olarak algılanmasına imkan tanır. Sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda eserlerin üretiminde tamamen organik pamuk kumaşlar ile kahve, kakao, nane ve maydanoz gibi doğal pigmentlerden yararlanılmıştır. Ağaçlar, bu doğal pigmentler eşliğinde yazarlar tarafından resmedilmiştir. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali
∙

BÜLTEN SAYISI

178: COP31 | Değişimin Eşiğinde

İklim krizinin sağlık üzerindeki görünmeyen etkileri, 1,5 derece hedefinin geleceği, değişimin toplumsal gücü, doğanın hafızası ve gezegen sağlığıyla insan sağlığı arasındaki bağ; bu sayıda ve çok daha fazlası.

05 Kas 2026

BMW i ile birlikte
Erik Karits, Unsplash

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!