Kemikler ve her şey.

"İnsan mı olmak istiyorsun? Haydi, insan olalım."
Kemikler ve her şey.

25 Kasım - İş Sanat - Duende
İş Sanat ile birlikte

Caz Müziğinin Kuzey Işığı Jaga Jazzist İş Sanat’ta Jaga Jazzist 25 Ocak'ta İstanbul'da Şehrin kültür sanat hayatına 23. sezonunda da renk katan İş Sanat , yeni yıl heyecanımızı daha da artıracak bir konser haberini bizlerle paylaşıyor. Nedir? Sahnedeki enerjik performanslarıyla dikkat çeken dünyaca ünlü Norveçli progressive caz topluluğu Jaga Jazzist caz, rock ve elektronik müziğin heyecan veren renklerini müzikal paletinde bir araya getirmek üzere şehri ziyarete geliyor. Nerede? İş Kuleleri Salonu Ne zaman? 25 Ocak Çarşamba 2023 Neden gitmeli? Jaga Jazzist 70’lerin progressive rock müziğinden 1980’lerin sonunda Birleşik Krallık’ta ortaya çıkan “shoegaze” akımına uzanan kendine has dokunuşlarını, cazibeli bir formda; ritmik, melodik ve aynı zamanda hipnotize edici bir anlayışla daima güncelliyor. Not almalı: İş Sanat ’ın Jaga Jazzist ’i hayranlarıyla bir araya getirdiği etkinliğin biletlerini, Privia Black ve Maximum Black kartlara birinci kategoride %20, diğer kategorilerde %10, Maximum Kartlara ise tüm kategorilerde %10 indirim avantajıyla bu bağlantıda bulabilirsin. Dikkat dikkat: öğrenci ve 65 yaş üzeri indirimli biletler İş Kuleleri Salonu ana gişeden temin edilebiliyor.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Bones and All

Yönetmen: Luca Guadagnino

Süre: 131 dakika

Yapım yılı: 2022

Jenerik: Birkaç yıldır her kırmızı halı etkinliğini karizması ve zevkli giyimiyle domine eden, genç kuşağın en önemli yıldızlarından birine dönüşen Timothée Chalamet’in kariyeri, 2017’de Luca Guadagnino imzalı Call Me by Your Name uyarlaması sayesinde şahlanmıştı. İkilinin beş yıl sonra bir kez daha bir araya geleceğini bir anda setten gelen bir görselle öğrendiğimde, 2022’nin en merak ettiğim filmi benim için belliydi: Bones and All. Üstelik bu filmde Chalamet’ye, Trey Edward Shults’un Waves filmindeki yardımcı rolüyle baş döndüren ve en az Chalamet kadar yetenekli olan Taylor Russell eşlik ediyordu. Bones and All, geçtiğimiz eylül ayında Venedik Film Festivali’ndeki gösteriminin ardından festivalden En İyi Yönetmen (Luca Guadagnino) ödülü ve genç bir yıldıza verilen Marcello Mastroianni ödülüyle (Taylor Russell) ayrıldı. Film, farklılıkları ve aykırılıkları nedeniyle toplum dışına itilmiş iki gencin saf aşkını ve bir türlü peşlerini bırakmayan doğaları ve geçmişlerinden kaçışlarını konu alıyor. Söz konusu farklılık ve aykırılıksa, evet, yamyamlık.

Neden izleyelim? Bones and All, yıllar önce, en sevdiğim filmlerden Let the Right One In’i ilk izlediğimde hissettiklerimi anımsattı bana. Varlıklarını ve yaşamlarını doğaları gereği ancak ve ancak şiddetle, insan öldürerek sürdürebilen, fakat birbirlerine saf bir aşkla bağlanmış bir çift… Bu kez vampirliğin yerini yamyamlık alıyordu. Ama “keşkeleri” aynıydı; sadece insan olmak ve sadece insan gibi birbirlerine aşık olabilmek. 

Taylor Russell’ın canlandırdığı Maren’ın büyüme hikâyesi ya da onun yollarını Lee (Timothée Chalamet) ile kesiştiren bir yol hikâyesi olarak da ele alınabilecek Bones and All; fazlasıyla kan, kemik, şiddet ve gerilim içermesine rağmen iki karakterinin de duygularını, geçmiş travmalarını ve imkânsız gelecekten beklentilerini Luca Guadagnino sinemasının inceliği, zarifliği ve duruluğuyla çok iyi eşleştiriyor. Trent Reznor ve Atticus Ross ikilisinin müzikleri, aşk heyecanını yansıtan bir duygu-metreye ya da ete olan açlığı yansıtan bir dereceye dönüşüyor. Lee’nin asi ve cool görünümünün ardındaki kırılganlığı, Maren’in güçlü ve özgür davranışlarının ardındaki bağlılık hissini çok iyi geçiriyor yönetmen ve iki oyuncu. Hele "İnsan mı olmak istiyorsun? Haydi, insan olalım." diyor ya Lee umutsuzca, insanın içi parçalanıyor.

Nereden izleyebilirsin? Bones and All, bugün sinemalarda.

Benzer işler:

  • Let the Right One In / Låt den rätte komma in (2008, Tomas Alfredson)
  • Raw / Grave (2016, Julia Ducournau)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

☂️ Wednesday oyuncularıyla söyleşi, Timothée Chalamet ve Luca Guadagnino yeniden

The Addams Family nostaljisi Wednesday'in oyuncularıyla söyleşi, Timothée Chalamet'yi Luca Guadagnino'yla yeniden buluşturan Bones and All, The Cool Greenhouse'un açık mikrofon rock 'n' roll'u Sod's Toastie.

25 Kas 2022

İş Sanat ile birlikte
Kaynak: Metro Goldwyn-Mayer Pictures Inc.

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

17 Tem 2026

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Aslı Perker

·

17 Tem 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar
DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi