In Hoodies: "Müzik, virgülü bol ama noktası az bir dil."

Gün içinde yaşanan her şey, zamanla bir şekilde damıtılıp In Hoodies'in müziğine dâhil olabiliyor.
In Hoodies: "Müzik, virgülü bol ama noktası az bir dil."

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

KULİS

Heyecanlanmak güzel bir şey. Değişimlerin, yeniliklerin stresli heyecanını da katarak söylüyorum. Kalp daha hızlı çarpar, avuçlar terler, uykular azalırken bir an durup gerçekten yaşadığının farkına varmak mümkün. Böyle anlarda aklıma hep Radiohead’in Lucky şarkısındaki “Eşikte duruyoruz,” cümlesi geliyor. 

Durduğumuz kişisel eşikleri bir yana koyup Duende’nin atlamakta olduğu eşiğe bakalım diyeceğim ama o eşikler de peşimizi bırakmıyor. İçinde yaşadığımız pandemi gerçekliği kendini sık sık hatırlatıyor. Buluşmalar erteleniyor, kayıt ve çekim takvimleri değişiyor. In Hoodies’in 2019’da çıkan Recalibrated Expectations albümünde dediği gibi, "beklentiler yeniden ayarlanıyor ama sonunda buradayız." Ortak fikirler ve hislerle araladığımız kapıyı ardına kadar açmaya, Duende'yle yeni keşiflere çıkmaya ve eşiğin ötesini görmeye hazırız.

“Yeni” Keşif Sahnesi’nin ilk konuğu, indie rock'la elektronik sesler arasındaki salınımını 2015’ten beri, kolektif üretimlerle besleyerek ve çekingen bir tavırla dinleyiciye ulaştıran In Hoodies. Bir sahne isminin arkasında, yakından tanıdığım ve hayatın her alanını paylaştığım Murat Kılıkçıer var. Onu taze bir gözle yeniden keşfedip anlatmak, heyecanımın sebebi. Bunu yaparken ne kadar yakın olursak olalım birini gerçekten tanımanın olasılığına dair düşünceler zihnimde dolaşıyor.

In Hoodies'le kurucuları arasında olduğumuz, geçtiğimiz bir yılda bizi suyun yüzeyinde tutan ve gelecek için umutlanmamızı sağlayan yaratıcı üretim alanımız HOOD Base’de, podcast kayıtları için kullandığımız masada karşılıklı oturuyoruz. Şimdi kayıt akmaya, kelimeler dökülmeye ve karşımdaki insanı gördüğüm ışık değişmeye başlayacak.

Artemis Günebakanlı & In Hoodies


KEŞİF SAHNESİ

Karşılaşma: Varoluşçu psikolog Rollo May, Yaratma Cesareti kitabında, yaratıcı süreci başlatan “karşılaşma” kavramından bahsediyor. “Yaratıcı” konumundaki sanatçı ya da bilim insanının yoğun bir farkındalık ve bilinç artışı yaşadığı bu anı, bir ressamın gördüğü manzaranın içinde kaybolmasıyla örneklendiriyor. Ben bunu ilk defa dinlediğim bir şarkıdan çok etkilendiğim ve içimde bir şeylerin değiştiğini hissettiğim ana benzetiyorum.

Müzisyenlere böyle bir an yaşayıp yaşamadıklarını sorduğumda yüzlerindeki canlılığı görmeyi seviyorum. In Hoodies’in kökleri, The Beatles ve The Smiths’ten Oasis’e uzanan Birleşik Krallık merkezli rock örnekleriyle tanıştığı çocukluk sonrası yıllara uzansa da toprağın altındaki hareketin yüzeye çıkışı Richard Ashcroft’un A Song For The Lovers şarkısını dinledikten sonra aldığı gitarla oluyor. Lise yeni bitmiş, yaş 18, yer Bursa. Herhangi bir müzik çevresine dâhil olmayan birinin duyduğu geç kalma hissinin gölgesinde, belli başlı akorlar videolardan öğreniliyor. Şarkı denemeleri başlıyor. Her şey, ofis eksenli iş hayatının izin verdiği gece saatlerinde, bir odada olup bitiyor. Demolar ve fikirler, dijital klasörlerde birikiyor. Yıllarca.

Büyük bir manevra: Bazen küçük bir itiş kocaman bir hareket yaratır ya, In Hoodies için de öyle oluyor. Arkadaşların cesaretlendirmesiyle plak şirketleri, stüdyo ve yapımcılara gönderilen demoların ardından sessizliği dinlerken uzaklardan bir yanıt geliyor. Dilek kuyusuna atılan niyetlerin yankısı, kendisine ilk gitarını aldıran şarkının ve hayatında iz bırakan nice albümün yapımcısı Chris Potter’ın menajerinden bir e-posta. Sonrası Bursa ve Londra arası yazışmalar, Londra’da heyecanlı bir kayıt süreci ve ilk albüm: A Lunar Manoeuvre. Geldik 2016’ya. Ay gökteki döngüsüne devam ederken hayat değişiyor, müzik mesleğe dönüşüyor. In Hoodies, İstanbul merkezli bağımsız müzik sahnesinin bir parçası artık. Bizim tanışmamız da bu sırada, In Hoodies’in Demonation’daki konserinden sonra oluyor. Kimyasal düzeyde, Rollo May’in tarif ettiğine benzer bir karşılaşma. 

Dönüp durulan kafesler: Müzik yayımlamak, özellikle de streaming servislerinin hâkimiyetinde dur durak bilmeyen bir iş. In Hoodies’in ilk albümünde tanıştığımız, 90’lara referanslar barındıran brit rock sound’u, 2018’de çıkan Circling The Cage EP’sinde yerini karanlık, hatta klostrofobik bir atmosfere bırakıyor. İkinci albümün kayıtlarında yaşanan tıkanmanın ortaya çıkardığı, bir nevi bloke olmuş damarlara baypas yapan EP’yi takip eden Coo Coo teklisinde de karanlığın dozu azalmıyor. Şarkı, yaklaşmakta olan bir felaketi ilan ediyor fakat dünya artık o kadar hızlı dönüyor ki kendi gürültüsü içinde bu sesi duymuyor bile. Frenler çoktan patladı mı? Yoksa durmak artık mümkün değil mi? Bugün bu soru çok daha güçlü yankılanıyor zihnimizde. 

In Hoodies


Beklentileri yeniden ayarlamak: Şarkılar bazen olacak şeyleri önceden haber veriyor gibi hissediyorum. Belki de In Hoodies’in kendisini çevreleyen insanlara ve dünyaya dair farkındalığının yüksek olmasından, bu hissi onu dinlerken sık sık yaşıyorum. 2019’da paylaşılan ikinci albüm Recalibrated Expectations, adıyla bana o dönemde Türkiye’de müzikle var olmaya çalışan birinin tüm yorgunluğuna rağmen devam etme ısrarını anlatıyordu. “Yeni normal” kavramının hayatımızda olduğu 2021’deyse ifade ettiği şey artık kolektif bir gerçeklikten besleniyor.

Sopranos, Six Feet Under, Mad Men, Angels in America gibi dizilerin kendisinde iz bıraktığını söyleyen In Hoodies, “beklentileri yeniden ayarlama” ifadesini Sopranos’un bir bölümünde duymuş. Sadece diziler, filmler ve kitaplar değil, günlük konuşmalar da onun için yeni şarkıların kıvılcımlarını barındırıyor. Aslında gün içinde yaşanan her şey, zamanla bir şekilde damıtılıp müziğine dâhil olabiliyor. In Hoodies için “diğer her şeyden ne kadar zaman kalabiliyorsa hepsi müzikle ilgili ama diğer her şeyin içinde de müziğe dokunan şeyler var.” Sık sık not aldığını görüyorum, o da benim gibi defter kullanmayı seviyor fakat bir şeyleri bitmemiş hâliyle paylaşmaktan hoşlanmadığı için o notlarda neler yazdığı benim için hep merak konusu. En son neyi not aldığını soruyorum. “In statu nascendi,” diye cevap veriyor.

“In statu nascendi”: Zygmunt Bauman’ın Iskarta Hayatlar: Modernite ve Saftaları kitabında geçen bu Latince deyim, başlangıç hâlindeki varoluşa işaret ediyor. Henüz son biçimini bulmamış, tamamlanmamış olma durumunu da içeren bu ifade, şarkılar için de isabetli bir tarif. In Hoodies’e göre şarkılar hiçbir zaman sonlanmıyor. Kayıtlarda, konserlerde onların belirli hâllerine tanıklık etsek de varlıkları onları yazan, besteleyen, stüdyo veya sahnede icra eden insanların duyguları ve dokunuşlarıyla sürekli değişiyor. Müzik, virgülü bol ama noktası az bir dil.

Bülent Gültek'in stüdyosu


Ortaköy’e doğru: İkinci evimiz dediğimiz HOOD Base’de başlayan gün, In Hoodies’in çizdiği rotayla illüstrasyon sanatçısı Bülent Gültek’in Ortaköy’deki stüdyosunda devam ediyor. Neredeyse bir yıldır birlikte vapura binmemişiz, rüzgârı hissetmek güzel. Gültek’in işlerinde yarattığı evren, davetkâr ve sıcak. Stüdyosunun her köşesinde ya çocukluğumuzdan bir karakterin figürü ya da kurcalamadan duramadığımız bir oyuncak var. Buranın dünyayı dışarıda bırakan havası, tüm ekibe etki ediyor. Zamanı unutup neşeleniyoruz. In Hoodies'le Gültek, ortak He-Man sevgilerinden bahsediyor. Okul dönüşü televizyonun başına oturup kakaolu bisküvi emerek Laff-A-Lympics bölümlerini beklediğim günler canlanıyor zihnimde. Dişçide ağlamadığım için oyuncak kazandığım, annemin sabahları saçımı topladığı yıllar. Basit mutluluklar. Etrafımdaki herkesi sarı bir ışığın altında görüyorum, düşüncelerim yumuşuyor, insanları daha iyi anlıyormuş gibi hissediyorum. Burası gerçekten ilham verici. Ekibi uğurlayıp birkaç saat daha Bülent'le stüdyoda kalıyoruz.

Bis: Size In Hoodies ile ilgili tek bir şey söyleyecek olsam, şarkıları gibi biri olduğunu söylerim. Hissettiklerini doğrudan müziğe aktarırken emeği önemsiyor; kolektif üretime ve dayanışmaya inanıyor. Bir zamanlar Roll dergisinde Joy Division'la ilgili okuduğunu söylediği “Sanki müzik yapmıyor olsalar var olmayacaklardı,” cümlesini onun için de rahatlıkla kullanabilirim. Dünyayı ve insanları, incelikli sözleri ve çok katmanlı müziğiyle daha uzun zaman In Hoodies’ten dinlemek (ve mümkünse arada bir not defterlerini karıştırmak) isterim.

Anahtar: Şarkılar bazen öyledir, kapı açarlar (bazen de kapatırlar). In Hoodies’in Keşif Sahnesi’nde bize açtığı kapı, Californication dizisiyle tanıştığı Warren Zevon’a çıkıyor. Müzisyenin diskografisine doğru buradan ilerleyebilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Keşif Sahnesi #1: In Hoodies

Keşif Sahnesi'nin ilk konuğu In Hoodies. Artemis'le HOOD Base'ten Bültent Gültek'in Ortaköy'deki stüdyosuna ulaşan bir yolculuğa davetlisin.

05 Eyl 2021

Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Artemis, 10 yılı aşkın süredir kültür-sanat, müzik ve şehir hayatı üzerine yazıyor; Radyo Eksen'de yayınlanan "Manyetik Bant" adlı radyo programını hazırlayıp sunuyor; sanat kurumları, markalar ve festivaller için içerik üretiyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR