Kimler geldi kimler geçti

Sıraselviler Caddesi'nden İstiklâl Caddesi'ne doğru: Maksim, Pathé ve Markiz.
Kimler geldi kimler geçti

Samsung 31 Ocak
Samsung ile birlikte

İddialı ve Her Açıdan Efsanevi: Galaxy’nin En Yeni Üyeleri Galaxy S21 Serisi 5G

Telefon yenilemeye karar vermek kimi zaman bozulan ya da yavaşlayan eski telefonun değişim gerekliliği, kimi zaman da yeni çıkan üst modele geçme isteğinden gelen uzun bir süreç. Bu konuda değişmeyen tek şey ise yeni telefonunuzu elinize…

Daha fazlasını öğren →

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Kazancı Yokuşu’nun ortasındayım. Sanki bu yollardan ilk defa yürüyormuşum gibi hissetmek istiyorum bugün. Öyle ya, aslında ne çok değişti Beyoğlu zaman içide. Bu hissi yakalamak pek güç olmuyor. Pat pat pat. Ceketimin cebindeki simit her adım attığımda bacağıma çarpıyor. 

Bugün cebimde taze simidim, kulağımda Ajda Pekkan’ın Kimler Geldi Kimler Geçti şarkısı bir başka yürümek istiyorum aynı yolları. Eskiden büyük anneannemden dinlediğim Maksim Gazinosu ilk durağım olacak. Bu kararı gördüğüm koca bir ağaçtan esinlenerek alıyorum – ağaç türlerinden pek anlamam ancak koca bir çınar olmalı diye düşünüyorum. Bu çınar bana -şimdilerde otopark olan- bir devrin kültürüne damgasını vurmuş, acılara, sevinçlere, eğlencenin türlü türlü hâline şahit olmuş bir başka çınarı, Maksim Gazinosu’nu çağrıştırıyor. İstiklâl Caddesi’ne vardığımda cebimdeki simitten bir parça koparıp o zamanları düşünmeye başlıyorum. 

Her şey gönlünce olmaz demiştim sana
Kaderden kaçılmaz görüyorsun.

Nostalji Haritası

Birinci durak Maksim Gazinosu: Bir zamanların ihtişam ve statü sembolü olan Maksim’i oldukça ilginç bir geçmişe sahip. Bu geçmişi üç dönemde incelemek sanıyorum yanlış olmaz:

  • 1921-1927 “Siyah Rus” Dönemi: Maksim’in hikâyesi “Siyah Rus” diye anılan Çarlık Rusyası'nda bir bar sahibi olan Frederick Bruce Thomas ile başlar. Çarlık döneminde Moskova’da kulüp işleten Thomas, Ekim Devrimi’yle elindekileri kaybedince sıfırdan başlayacak gücü, karısıyla birlikte kaçtığı İstanbul’da bulur. Maksim; zengin mönüsü, içkileri, şahane orkestrası ve sahne şovlarıyla en beğenilen gece kulübü olur ve o dönemin bir numaralı mekânı hâline gelir ancak Thomas'ın 1928'de hayatını kaybetmesi üzerine Maksim çöküşe geçmeye başlar.
     
  • 34 yıllık uyku dönemi: Thomas’nın 22 Aralık 1927’de Maksim’i borçlarının bir kısmına karşılık devretmesi ve bir yıl sonra da vefat etmesiyle bir devir kapanırken Maksim efsanesi 34 yıllık bir uykuya dalar.
     
  • 1961-2005 “Gazinocular Kralı" dönemi: Maksim’i en baştan düzenleyen “Gazinocular Kralı” Fahrettin Aslan ile Maksim Gazinosu, 34 yıllık uykusundan uyanır. Taksim’deki Maksim; Müzeyyen Senar, Zeki Müren, Bülent Ersoy, Emel Sayın ve İbrahim Tatlıses gibi sesleri bir araya getirerek, gösterişli dekoru, seçkin mutfağıyla “Büyük Maksim” adını alır. 1970’li ve 80’li yıllarda da rağbet görmeye devam etse de televizyonların evlere girmesiyle eğlence anlayışı yavaş yavaş değişir ve radyodan ya da plaklardan tanınan sanatçıları canlı dinleyebilmek eskisi kadar çekici gelmemeye başlar.
Maksim Gazinosu
Maksim Gazinosu
Kaynak: Hürriyet

Kimler geldi kimler geçti…

İkinci durak Pathé Sineması: Kazancı Yokuşu’ndan çıkmak mı yoksa Maksim Gazino’su anı rüzgârı mı çarptı beni bilmem, biraz yorgun hissediyorum. Ellerim cebimde, cebimdeki yarım simitle oynayarak İstiklâl Caddesi’nde yavaş yavaş yürüyorum.

Yakın zamana kadar koca bir açık hava şehir müzesine benzetilen Beyoğlu’nun sinemalarını anıyorum şimdi de. Çok uzak değil, birkaç yıl öncesinde Beyoğlu sinemalarıyla aklımıza gelirken şimdi varolamayanın sadece binalar değil, toplumsal belleğimizi zedeleyen simgeler olduğunu fark ediyorum. Pathé Sineması, İstanbul’un ilk sinema salonuydu örneğin. 1908'de Sigmund Weinberg tarafından Meşrutiyet Caddesi (eski adı Mezarlık Caddesi), 17 numaralı adreste faaliyete başlayan Pathé Sineması, tarih içinde farklı adlar alarak uzun süre sinema salonu olarak kullanılmış. Daha sonra Şehir Tiyatroları Komedi Bölümü olan İstanbul’un ilk sabit sinema salonu, 1958'de kullanılmayacak denli yıprandığından yıkılmak zorunda kalmış.

İçmeden hatıralardan sarhoş musun?

Üçüncü durak Markiz Pastanesi: İstiklâl Caddesi boyunca yürürken cebimdeki simitle fazla oynamış olacağım bütün cebim susam içinde, ellerim hafif yağlı. 

Büyük anneannemin sözlerini hatırlıyorum yeniden, nedensiz: “Dedeni görsen kravatsız, eldivensiz hatta şapkasız gezmezdi o zamanlar Beyoğlu’nda.” Bu cümleler kafamda, yağlı ellerime bakınca utanıyorum. Ayıp geliyor yağlı ellerimle Beyoğlu’nda eski Markiz Pastanesi’nin önünden geçmek. 

Markiz’i eski zamanlarda görmeyi diliyorum iç çekip. Şapkasız girilmediği için pastanenin hemen yanında şapka kiralayan bir dükkân bulunduğu zamanları. Duvarlara Fransa’dan getirilen ve dört mevsim temasını işleyen Art Noveau tarzı panoları ve vitrayla süslenen camları görebilmeyi diliyorum. 

Markiz Pastanesi
Markiz Pastanesi

1970’li yıllarda Markiz’in bulunduğu binanın satışa çıkması, Markiz’in sonunun başlangıcı olmuş. 2003 yılında ise yeni bir işletmeyle Markiz bu sefer yeni bir tarzda ancak dekoru bozulmadan tekrardan hizmete girmiş ve Namık Kemal, Tevfik Fikret, Abidin Dino, Orhan Veli, Mina Urgan, Haldun Taner ve daha nice isimler bu mekânın müdavimleri olmuş. 

Yağlı ellerimle bakışıyoruz bir süre. Beyoğlu’nun zaman içide varolamayan mekânlarının yağlı ellerimden akıp gidişini izliyorum sessizce. Varolamamanın dayanılamaz ağırlığıyla yaşayamadığım eski Beyoğlu anılarını özlüyorum.

İllüstrasyon: Ece Tugay

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul
∙

BÜLTEN SAYISI

Markiz'den eko pazarlara: İstanbul haritaları

Hafta sonu haritası: İstanbul'da nostaljik bir yürüyüş, İstanbul eko haritası, Yalıköy'ün meşhur fabrikası, Nimet abla efsanesi.

31 Oca 2021

Samsung ile birlikte
Markiz'den eko pazarlara: İstanbul haritaları

YAZARLAR

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları

Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Vartan Estukyan

·

16 Eki 2026

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları
Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Vartan Estukyan

·

04 Eki 2026

Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?
Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

Deniz Kaynak

·

09 Ağu 2026

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri
İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Şerif Yenen

·

04 Ağu 2026

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?
Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?