King Gizzard & The Lizard Wizard: 12 yılda 26 albüm

King Gizzard & The Lizard Wizard, hiç şüphesiz kendi jenerasyonunun en üretken gruplarından. İlk albüm 12 Bar Bruise’ün üzerinden 12 yıl geçti ve 26. albüm Flight b741 geçen hafta dinleyiciyle buluştu.
King Gizzard & The Lizard Wizard: 12 yılda 26 albüm

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Flight b741
Süre: 43 dakika
Plak şirketi: p(doom) records
Yayın tarihi: 9 Ağustos 2024

Onları ilk kez 2017 yılında Primavera Sound’da izlemiştim. Festivalin en sürprizli ve enerjisi en yüksek performansına imza atmışlardı. Pogolar, stage diving’ler...

Avustralyalı grup, psikedelik rock ile metal türünü birleştiren oldukça eklektik bir müzik sunuyordu. O dönemki çalışmalarının temelini Anadolu psikedelik sound’u oluşturuyordu. Bu sayede Türkiye’deki dinleyicilerin de dikkatini çekmiş, hatırı sayılır bir hayran kitlesine sahip olmuşlardı. King Gizzard & The Lizard Wizard, 2017 ve 2018’de İstanbul’daki kapalı gişe konserlerinde ateş gibi sahne performanslarına imza attı ancak ilerleyen zamanda Türkiye’deki izleyicinin gruba olan merakı yavaş yavaş söndü. Bu kırılma tam nerede oldu bilemiyorum ama grup, 2017 tarihli Flying Microtonal Banana’nın ardından tam tamına 19 albüm çıkardı. Muhtemelen bu hızlı üretim karşısında Türkiye’deki sevenleri de hangi şarkıya, albüme ait olduğunu kestiremedi ve ülkemizin King Gizzard & The Lizard Wizard aşkı sönümlendi.

King Gizzard & The Lizard Wizard, 26 albümlük diskografileri boyunca hayal edebileceğiniz hemen her türde müzik icra etti. Yeni albüm Flight b741’a odaklanmamızın nedeni ise kariyerlerinde ilk kez bu kadar neşeli bir müzik yapmaları.

10 şarkılık çalışma klasik Amerikan rock’ına göndermelerle dolu. Grubun referansları arasında Grateful Dead, The Allman Brothers Band, The Rolling Stones ve ZZ Top gibi isimler yer alıyor. Albümün temelini mızıkalar, hareketli piyanolar, blues müzikle harmanlanmış gitarlar oluşturuyor ve ortaya 60-70’lerdeki klasik Amerikan rock müziği çıkıyor. Grubun vokali Stu Mackenzie, albümün kayıt sürecini şöyle anlatıyor:

“İlkel ve çok daha içgüdüsel bir çalışma oldu. Bir odada toplanıp doğru hissettiğimiz eğlenceli bir şeyler yapmak istedik.”

Grup albümü sadece iki haftada kaydetmiş. Bu süreçte “fabrika işçileri gibi” çalıştıklarını söylüyorlar. Mackenzie, “Elimizde şarkıların çok kaba iskeletleri vardı. O yüzden de düzenlemeleri basit, özgür ve kolay tutmaya çalıştık. En iyi kayıtlar ise doğaçlama yaptıklarımız oldu. Bu bizim en işbirlikçi albümümüz. Herkesin şarkılara dair ortaya getirdiği bir fikir vardı. Herkes kayıt odasında birkaç mikrofonun etrafında biraraya gelmişti ve güçlü bir çalışma üretiyorduk” diyor.

70’lerin klasik Amerikan rock’ına dair her şey

Açılış şarkısı Mirage City, sonraki şarkılara dair birçok ipucu veriyor. Safkan bir klasik rock ve country eseri. Antarctica’da ise tuşlu çalgılar daha belirgin. Koro hâlindeki vokaller yumuşak bir ritmi sürdürüyor. Bu şarkı basçı Lucas Harwood’un ilk kez baş vokal olduğu bir çalışma olmasıyla da dikkat çekiyor. Sıcak melodilerle bezeli şarkının sözleri soğuk havayı kucaklayan ve kendisini bir kutup ayısına benzeten bir kışseverin hikayesini anlatıyor.

Raw Feel’in eğlenceli bir ritmi var. Şarkının müziği oldukça akılda kalıcı. “Raw feel for you, raw feel for me, raw feel for everyone” derken dinleyiciyi de adeta ayağa kaldırıyorlar. Özellikle canlı performanslarında bu parçayı çalarken oldukça eğleneceklerini tahmin ediyorum… Field of Vision ise grubun turneler sırasında yaşadığı deneyimlerden ve her şey kendilerine karşıyken bile sevdikleri şeyi yapmaya devam etme konusundaki ısrarlarından bahsediyor. Şarkı vahşi bir rock sound’una sahip.

Hog Calling Contest grubun konserlerinde liste başı olacak. Gitarlar ve baslar albümün genelinden çok daha hızlı. Le Risque’te baş vokallerde davulcu Michael Cavanaugh’u işitiyoruz. Bu eser aynı zamanda grubun yeni, neşe dolu dönemini başlatan ilk single. Şarkının klibi de albümün konseptine uygun olarak bir uçak hangarında çekildi.

Albüme adını veren Flight b741’da hafiften sörf rock’a göz kırparken The Beach Boys ve The Beatles’ın müziğine benzer dokunuşları da alışılmadık bir şekilde şarkıya yediriyorlar.

Albüm yaklaşık 8 dakikalık Daily Blues ile kapanıyor. Bu şarkının sözleri grubun varoluşa dair düşüncelerini yansıtıyor. Eğlenceli tınılara bu kez oldukça derin sözler eşlik ediyor. Grup, karşıt görüşlere sahip insanların sevginin gücüyle birleşmesinden ve karşıtlıkları çözmenin bir yolunu bulmaya çalışmasından bahsediyor. Şarkı boyunca tempo değişirken, vokaller de bir yükselip bir düşüyor. Zaman zaman patlama yapan gitarlar ise tiz bir mızıka ve sert tuşlu çalgıların arkasına saklanıyor.

2017’deki müziklerinden eser kalmamış

70’lerden kalma bir kaset bulmuşsunuz hissi yaratan Flight b741, grubun huzursuz ruhunu ve hayal gücünü bize eğlenceli bir şekilde sunuyor. Tüm karamsar bestelerini arkalarında bırakmışlar gibi. Eğer 2010’lu yılların ortalarındaki King Gizzard and the Lizard Wizard’dan izler arıyorsanız, bulamayacaksınız. Zaten grup üyeleri de zikzak çizerek değişen müziklerinin ilerleyiş sürecini şöyle anlatıyor:

“Yaptığınız bir şeyi daha da iyi hâle getirmeye çalışmaktansa farklı şeyler yapmak çok daha kolaydır. Bizce amaç da yaratmaktır. Aklınızdaki herhangi bir fikirle karşılaştırma yapmadan yaratmalısınız. Sürekli olarak farklı bir şey yapmaya çalışıyorsanız, pek de sorun yaşamazsınız. Çünkü kendinizi hiçbir şeyle karşılaştırmak zorunda kalmayacağınız bir yere koymuşsunuzdur. Biz de bu yüzden sürekli farklı üretimler yapıyoruz.”

30’a yakın albümü bulunan King Gizzard & The Lizard Wizard üyeleri henüz durgunluk dönemine girmediklerini ve tekrara asla düşmediklerini bu albümle bir kez daha kanıtlıyor. Onların da dediği gibi:

“Arkadaşlarınızla geçirdiğiniz çok eğlenceli bir hafta sonu gibi bu albüm. Bu kez size gerçek bir eğlence sunuyoruz.”

Dinleyicilerine birkaç aya kalmadan yeni bir albüm daha sunacaklarına eminim. Ne tesadüf ki yerlerinde duramıyorlar ve röportajlarında daha sakin bir albüm üzerinde çalıştıklarını söylemeden edemiyorlar.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🏖️ 2024'ün en iyi pop şarkısı, 12 yılda 26 albüm rekoru

Oben Budak, Uğur Alkapar ve Ahmet Kamil Taşkın ile bu yazın en iyi pop şarkısını konuştuk. King Gizzard & The Lizard Wizard'ın 26. albümünü inceledik.

12 Ağu 2024

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Eda Solmaz

·

26 Eki 2026

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi