Kişi başına gelirde zirve: Türkiye ekonomisi %4,5 büyüdü


OKX yerel uygulamasıyla Türkiye’de: OKX TR
“Bizleri gelecekte nasıl bir dünya bekliyor?” sorusundan yola çıkan Dönüm Noktası podcast'in bu haftaki konuğu; Web3 teknoloji şirketi ve işlem hacmine göre dünyanın en büyük ikinci kripto borsası olan OKX'in Başkanı Hong Fang . Kendisiyle…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin gayri safi yurt içi hasıla istatistiklerini yayımladı. Yayımlanan verilere göre Türkiye ekonomisi 2023’ün dördüncü çeyreğinde çeyreklik bazda %1,0; yıllık bazda ise %4,0 büyüme kaydetti. Böylece ekonomi, 2023 yılı genelinde toplamda %4,5 büyümüş oldu. Orta Vadeli Program’da ekonominin yıllık %4,4 büyüyeceği tahmin edilmişti.
Söz konusu dönemde Türkiye ekonomisi 1 trilyon 118 milyar 593 milyon USD’lik büyüklüğe ulaştı. Kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) ise TL bazında 307 bin 952, USD bazında ise 13 bin 110 seviyesine çıkarak tarihi zirvesini kaydetti.
Kişi başına GSYH’de bundan bir önceki zirve 12 bin 582 USD ile 2013 yılında kaydedilmişti. Bu tutar, aradan geçen sürede kaydedilen enflasyon hesaba katıldığında bugün 16 bin 612 USD’ye tekabül ediyor. Bugün 13 bin 110 USD olarak hesaplanan kişi başına GSYH’yi enflasyona göre ayarladığımızda ise 2013 yılı fiyatlarıyla 9 bin 983 USD’lik bir tutar elde ediliyor. Bunun anlamı; nominal olarak tarihi zirveyi kaydetmiş olsak da, reel olarak hâlla zirveden bir miktar uzaktayız.
En hızlı büyüyen sektör finans ve sigorta oldu
2023 yılında GSYH’yi oluşturan sektörler arasından en hızlı büyüyen sektör %9,0’luk büyüme hızı yakalayan finans ve sigorta faaliyetleri sektörü oldu. Aynı dönemde inşaat sektörü %7,8 ile önceki yıl ortalamalarının çok üzerinde büyürken, hizmet sektörü %6,4, sanayi sektörü ise %0,8 büyüdü. Tarım ve ormancılık sektörü ise aynı dönemde %0,2 daraldı.
Bu dönemde GSYH büyümesine en çok katkı veren sektör 1,62 puan ile hizmetler sektörü olurken, vergi ve sübvansiyonlardan 1,39, finans ve sigortadan 0,45, inşaattan 0,35, sanayiden ise 0,16 puanlık katkı geldi.

Yurt içi harcamalar büyümeye en çok katkıyı verdi
2023 yılında hane halkının tüketim harcamaları %12,8 büyürken, yatırımları temsil eden gayri safi sabit sermaye oluşumu %8,9, devletin nihai tüketim harcamaları %5,2, mal ve hizmet ithalatı ise %11,2 büyüdü. Söz konusu dönemde mal ve hizmet ihracatında ise %2,7’lik sınırlı düşüş kaydedildi.
Bu dönemde %4,51 olarak hesaplanan GSYH büyümesine tüketim harcamaları 8,8 puan katkı verirken, yatırımlar 2,15 puan, devletin tüketim harcamaları ise 0,68 puan katkı verdi. Stoklardan gelen eksi 4,1, mal ve hizmet ithalatından gelen eksi 2,41 ve ihracattan gelen eksi 0,69 negatif katkı ile de büyüme görünümü mevcut şeklini aldı.

2023 yılında tüketim harcamaları arasından dayanıklı tüketim harcamaları %85,25 büyürken, yarı dayanıklı mallara yapılan harcamalar %75,24, dayanıksız mallara yapılan harcamalar %68,81, hizmetlere yapılan harcamalar ise %89,93 büyüdü. %69,2 olarak hesaplanan GSYH deflatöründen arındırıldığına ise söz konusu büyüme oranları dayanıklı mallar için %13,7’ye, yarı dayanıklı mallar için %3,6’ya, hizmetler içinse %16,6’ya indi. Dayanıksız mallara yapılan harcamalarsa reel olarak %0,2 daraldı.
2023’te gayri safi sabit sermaye oluşumu, yani yatırımlar arasından inşaat yatırımları cari fiyatlarla %100,6 artarken, makine ve teçhizat yatırımları %91,8, diğer yatırımlar ise %80,7 artış gösterdi. GSYH deflatöründen arındırıldığında ise inşaat yatırımları %21,7; makine ve teçhizat yatırımları %13,4, diğer yatırımlar ise %6,8 artış kaydetmiş oldu.
Emeğin GSYH'den aldığı pay düşmeye devam ediyor
Dördüncü çeyrekte milli gelirden emeğin aldığı pay bir kez daha azalırken, net işletme artığının payı üç çeyrek üst üste büyüyerek bir kez daha %50’nin üzerine çıktı.
2023 yılının dördüncü çeyreğinde gayrisafi katma değerden net işletme artığının (yani milli gelir anlamında kâr) aldığı pay çeyreklik bazda 3,2 puan artışla %50,5’e çıkarken, işgücü ödemelerinin aldığı pay ise 2,5 puan azalışla %29,7’ye indi. Yılın ilk çeyreğinde bu oranlar işletme artığı için %40,0, işgücü ödemeleri içinse %37,8 seviyesindeydi. 2024 birinci çeyrek verileri açıklandığındaysa, asgari ücret ve maaş tutarlarındaki artış nedeniyle bu oranların bir miktar ücretler lehine değişmesini bekleyebiliriz.
Yıllık ortalamalara bakıldığında 2022 yılında %26,3 olan işgücü ödemelerinin payı, 2023 yılında %32,8’e yükseldi. Aynı dönemde işletme artığının payı ise %53,7’den %46,3’e geriledi. Bu sınırlı iyileşme görünümünde 2022 yılında işgücü ödemelerinin GSYH’den aldığı payın tarihi dip seviyelerde seyrediyor olmasının da etkisi büyük.
Yorumlar
Açıklanan büyüme verilerine ilişkin yorum yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “2023’te büyümenin üçte biri üretken kapasitemizi artıran makine ve teçhizat yatırımlarından geldi. Programımız doğrultusunda yılın üçüncü çeyreğinde büyümede başlayan dengelenme, son çeyrekte de devam etti. 2024 yılına ilişkin göstergeler dengelenmenin ve cari açıktaki iyileşmenin sürdüğüne işaret ediyor. Program hedeflerimize doğru yol alıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, büyüme verilerine ilişkin, “Siyasi istikrar ve güven içinde ekonomimizde öngörülebilirliğin sağlandığı bir ortamda, büyüme performansımızı 14 çeyrektir kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz. Bölgemizi etkileyen olumsuz jeopolitik gelişmelerin yaşandığı, depremin yaralarının sarıldığı, küresel ticari faaliyetlerin azaldığı bir dönemde sağlanan büyüme ekonomimizin gücünü göstermektedir.” yorumunu yaptı.
“Bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit sermaye yatırımlarındaki yüzde 10,7’lik yüksek artış ve tüketim harcamalarının artış hızının yavaşlaması da büyümenin daha sağlıklı bir kompozisyonla ve dezenflasyon yaklaşımımızla uyumlu bir patikada ilerlediğini göstermektedir.”
Büyüme verilerine ilişkin yorum yapan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, "Büyümede üretim ve ihracatın yeri her zaman kritik. TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisinin geçen yıl %4,5 büyüme kaydettiğini memnuniyetle karşıladık. GSYH'yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde sanayinin %0,8 arttığını görüyoruz. Küresel olarak ekonomik aktivitenin yavaşladığı bir dönemde Türkiye'nin üretim hızının arttığını ve büyümede dengelenmeye yönelik sürecin yürüdüğünü gösteriyor." yorumunu yaptı.
İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Taycı büyüme verilerine ilişkin, “Büyümenin ana kaynağı tüketimden geldi. Tarım sektörü ise %0,2 azaldı. İhracat ve sanayinin etkisi de düşük kaldı. 2023’teki büyüme, ülkemiz için geçtiğimiz zor bir yıldan sonra oldukça sevindirici. Ancak, bunu sürdürülebilir kılabilmek için yeni yatırımlara ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.
Konuyla ilgili Bloomberg’e konuşan Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) Başekonomisti Okan Ertem ise, "İthalattaki ivme kaybı ve net ihracatın GSYH'ye katkısının sıfıra yaklaşmasından da anlaşılacağı üzere, daha yavaş bir hızda da olsa tüketim odaklı bir büyüme görmeye devam ediyoruz" açıklamasını yaptı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye ekonomisi 2023 genelinde %4,5 büyüdü. Büyümenin itici gücü her zamanki gibi yurt içi tüketim olurken, kişi başına düşen GSYH nominal olarak 13 bin 110 USD ile tarihî zirvesini kaydetti.
01 Mar 2024

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.




