Kod adı: 0,433 Gini


Getiri lideri fon: Yapı Kredi Portföy’den Yabancı Teknoloji Sektörü Hisse Senedi Fonu
Geniş fon evreninden ürünlerle müşterilerine en kaliteli hizmeti sunmak için çalışan Yapı Kredi Portföy’ün Yabancı Teknoloji Sektörü Hisse Senedi Fonu , “Hisse Senedi Şemsiye Fonları” kategorisinde getiri lideri oldu. ABD’li teknoloji…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu, 2023 yılına ait gelir dağılımı istatistiklerini duyurdu. Verilere göre, Türkiye'de en yüksek gelire sahip %20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay, geçen yıl bir önceki yıla göre 1,8 puan artarak %49,8'e yükselirken, en düşük gelire sahip %20'lik grubun aldığı pay 0,1 puan azalarak %5,9'a geriledi.

Kaynak: TÜİK
Yukarıdaki tablo, Türkiye’de son yıllarda toplam gelirlerin dağılımını gösteriyor. İlk bakışta oldukça karmaşık gibi görülen verilere biraz daha yakından bakalım.
100 TL’nin 50 TL’si en zenginlerde
Tabloda, Türkiye’deki haneler ve bireyler, gelir düzeylerine göre 5 gruba ayrılmış. En yüksek geliri elde eden %20’lik dilim, ikinci, üçüncü, dördüncü ve en düşük gelire sahip %20’lik kesimler olarak sıralanıyor. TÜİK’in 2014 veri setinde Türkiye’deki gelir düzeyleri bakımından en düşük %20’lik kesimin aldığı pay %6,2 iken aradan geçen 10 yılda bu oran %5,9’a gerilemiş. Yani en düşük gelir grubundaki %20, 100 TL’nin sadece 5,9 TL’sine sahip. En yüksek gelire sahip %20’lik kesim ise 100 TL’nin 49,8’ini alıyor. Bu oran 10 yıl önce %45,9 düzeyindeymiş.
Özetle 100 TL’nin 50 TL’si en zenginlerden oluşan %20’nin elinde. Ülkemizin %80’i ise kalan 50 TL ile geçiniyor.
Türkiye’de gelir adaletsizliği zirvede: 0,443
Yukarıda bir örneğini paylaştığımız tablodan elde edilen gelir adaletsizliği göstergesi olan "Gini Katsayısı" son yılların genelinde olduğu gibi yükselişini sürdürüyor. Son 10 yılın 8’inde yükselen Gini Katsayısı, 0,443 ile verinin tutulduğu tarihten bu yana zirveyi gördü. 2013 yılında katsayı 0,399 düzeyindeydi.
Gini katsayısı nasıl okunuyor?
İktisadi ve istatistikî yöntemlerle oluşturulan Gini katsayısı, en basit tanım ile o ülkede elde edilen toplam gelirden hane halklarının aldıkları pay oranlarının dağılım eğrisidir. Mucidi ise İtalyan istatistikçi, ekonomist ve aynı zamanda sosyolog Corrado Gini.
Gini tarafından geliştirilen dağılım sonucunda oluşan doğru ya da eğrinin şekli, gelir adaletsizliğini gözler önüne serer. Nümerik değerler olarak 0-1 arasında ifade edilir. Gini Katsayısı, 0’a yaklaştıkça mükemmel gelir dağılımı; 1’e yaklaştıkça artan gelir adaletsizliği ortaya çıkar.

Bölge bölge gelir adaletsizliği
TÜİK tarafından yayımlanan tabloya göre, güncel olarak Türkiye’de en yüksek gelir adaletsizliği Ankara’da. İstanbul ve Konya-Karaman bölgeleri onu takip ediyor. Türkiye’de nispeten gelirin daha adaletli dağıldığı bölgeler ise Doğu Marmara ile Batı Karadeniz bölgesinde yer alan illerimizden oluşuyor. Türkiye’de gelirin en adaletli dağıtıldığı iller Zonguldak, Karabük ve Bartın.
Tabloda 2022 ile 2023 kıyaslamasında 20 bölgenin tümünde gelir adaletsizliğinin artması ise dikkat çekiyor. Son 1 yılda gelir dağılımı en negatif olarak bozulan iller ise Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir ve Kırşehir. İlginç bir şekilde gelir dağılımı bakımından en az değişiklik ya da en küçük bozulma İstabul’da yaşanmış. Bunda da yüksek nüfusun etkisi olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Dünya 5'ten büyük!
Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam'ın geçen haftalarda yayımlanan "Eşitsizlik A.Ş." (Inequality Inc) başlıklı raporu, dünyadaki gelir adaletsizliğini, zenginin daha zengin yoksulun ise daha da yoksul olduğunu gözler önüne seriyor.
Bloomberg Milyarderler (Bloomberg Billionaires) sıralamasına göre, dünyanın en zengin beş iş insanı ve servetleri şöyle:
- Elon Musk - 199 milyar USD
- Jeff Bezos - 184 milyar USD
- Bernard Arnault - 183 milyar USD
- Bill Gates - 144 milyar USD
- Mark Zuckerberg - 142 milyar USD
Güncel listeye göre, en zengin 5 ismin toplam serveti 852 milyar USD ediyor. İnsanlık için üzücü olan ise bu 5'linin toplam serveti son 3 yılda ikiye katlanırken yoksul olarak nitelendirilen ve dünya nüfusunun %60'ına denk gelen yaklaşık 5 milyar insanın servetinin bu süreçte %0,2 gerilemesi. Son 3 yılda 5 milyarderin servetinin kişi başına ortalama artışı ise %114.
Yoksulluğun çözülmesi için en az 229 yıl beklememiz gerekiyor
Oxfam'ın her yıl yayımladığı raporun bu yılki sayısında, zenginlerle yoksullar arasındaki gelir adaletsizliğinin daha da açılacağı vurgulandı. Rapordaki en çarpıcı veri ise mevcut eğilimlerin sürmesi durumunda dünyada yoksulluğun ortadan kalkması için insanlığın daha 229 yıla ihtiyacı olması.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜİK'in gelir ve yaşam koşulları araştırmasının 2023 sonuçlarına göre geçen yıl gini katsayısı 0,44 ile tarihî zirvesini kaydetti. Türkiye'nin en zengin yüzde 20'lik kesiminin toplam gelirden aldığı pay ise yüzde 50'ye yaklaştı.
30 Oca 2024

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor



