Kripto rüyası sona mı eriyor?


Uluslararası çözümler: HSBC Premier Dünyanın her yerinde, HSBC Premier ayrıcalıkları seninle. Hayallerini gerçekleştirmek için yola çıkıyorsan, dünya sana açık. HSBC Premier ile bu bağlantı üzerinden tanışabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Pandemi döneminde fiyatı 68 bin dolara kadar yükselen Bitcoin, yaklaşık %70 değer kaybederek son 18 ayın en düşük seviyesine geriledi. Kripto paraların Kasım 2021 zirvesinde yaklaşık 3 trilyon dolar olan toplam piyasa değeri, 1 trilyon doların altına düştü. Peki pandemi döneminin gözde yatırımlarından Bitcoin’i ve kripto para piyasasını bu hale ne getirdi? En önemlisi şimdi ne olacak?
En özet haliyle ne oldu?
İlk olarak; savaş, düşük faizler ve ertelenen talep (normalleşme) gibi farklı nedenlerle küresel anlamda artan enflasyon oranları, başta Fed olmak üzere çoğu merkez bankasının sıkı para politikasını gündeme getirmesine neden oldu.
Merkez bankalarının enflasyonun talep kaynaklı kısmını dizginlemek için gerçekleştirmeyi planladığı/uyguladığı faiz artışları, küresel anlamda hisse ve tahvil piyasalarını olumsuz etkilemeye başladı. ABD’nin genel anlamda borçlu (riskli) teknoloji hisselerinden oluşan Nasdaq endeksi ile yüksek korelasyona sahip olan Bitcoin de bu satış baskısından nasibini aldı.
Bitcoin’de yaşanan fiyat düşüşü, sistemde zayıf ya da kırılgan olarak nitelendirilebilecek yapıların işleyişinin bozulmasına neden oldu. İşleyişteki bozulma kripto paralara olan güvenin daha da azalmasını ve piyasadan daha güçlü sermaye çıkışını beraberinde getirdi.
Düşüşün nedenleri
ABD enflasyonu, geçtiğimiz cuma beklentilerin üzerinde yıllık bazda %8,6 olarak açıklandı ve son 40 yılın zirvesine ulaştı. Piyasa oyuncuları ise iki ay önce %8,3 açıklanarak düşüşe geçen enflasyonda güç kaybının sürmesini, enflasyonun %8,2’ye geri çekilmesini bekliyordu. Piyasa tahmininin dışına çıkan veri, enflasyonda zirvenin henüz görülmediği algısı yarattı ve Fed’in şahin patikasını daha güçlü faiz artışlarıyla sürdüreceği beklentisi oluşturdu. Yeni beklentiler, hisse ve kripto para piyasalarındaki satışı da hızlandırdı.
Çarşamba günü toplanan Fed, piyasanın değişen beklentisine (ya da Fed’in sızdırdığı bilgilere) paralel olarak 75 baz puan faiz artırdı ve yıl sonuna kadar faizlerin %3,4’e (beklenti ortalaması) yükseleceğini işaret etti. Piyasa beklentisine paralel gelen karar sonrası hisse piyasalarında güçlü tepki alımları görüldü, Bitcoin de 20 bin dolar bölgesinden toparlanarak 22 bin 300 dolara kadar yükseldi.
Bugüne kadar Fed dışında piyasayı olumsuz etkileyen diğer katalizörler arasında algoritmik bir stabilcoin sunan Luna’nın çöküşü ve bir kripto para bankası gibi faaliyet gösteren Celcius’un iflasa yaklaşması yer aldı.
Luna’nın çöküşü
Luna, dünyanın en yüksek piyasa değerine sahip kripto para birimlerinden biriydi. En özet haliyle şirket, TerraUSD adını verdiği stabilcoin'in algoritmalar aracılığıyla 1 dolara eşit olmasını sağlıyordu. Geçtiğimiz ay bir saldırı ile başlayan ve sonrasında paniğe dönüşen TerraUSD satışı bu eşitliğin bozulmasına, algoritmaya olan inancın kaybolmasına, paniğe ve daha çok TerraUSD satışına neden oldu. Bu gibi durumlar için bir miktar Bitcoin rezervi bulunduran ve TerraUSD/dolar eşitliğinin korunmasını hedefleyen The Luna Foundation Guard (LFG), TerraUSD’yi yeniden 1 dolara eşitlemek için Bitcoin satışı gerçekleştirdi ve TerraUSD satın aldı.
Piyasanın Bitcoin satışına tepkisi beklendiği gibi olmadı. Bitcoin satışı, kripto para piyasasını ve diğer alt coin'leri de baskıladı. Luna’nın çöküşünden bu yana hâlâ stabilcoinlerde satış devam ediyor, projeler birer birer çöküyor. Bu durum, ABD’nin piyasa düzenleyici kurumu SEC’in hâlihazırda mercek altında tuttuğu stabilcoin'leri yaptırımlarla hedef alabileceği endişesi yaratıyor. Yaptırım ihtimali bulunan piyasaya da yatırımcı ilgisi düşük kalmaya devam ediyor.
Celcius’a ne oldu?
Celcius ise bankalara çok benzer yapıda faaliyet gösteren bir kripto para şirketi. Celcius yatırımcılarına dolar bazlı yıllık %18,6’ya varan, pek de sürdürülebilir olmayan (sürdürülebilir olması için sisteme sürekli sermaye girişi gerekiyor) getiriler vaat ediyordu. Kripto para piyasalarındaki çöküşle birlikte Celcius yatırım alamamaya başladı ve vaat ettiği getiriyi yatırımcılarına ödeyemedi. Özetle klasik bir bankacılık krizi (bank-run) kripto dünyasında yaşandı ve Celcius iflasın eşiğine geldi.
Şimdi ne olacak?
Sonuç olarak dilimizden düşmeyen Bitcoin, enflasyon/Fed endişeleri ile hisse piyasalarına benzer şekilde hızla değer kaybetti. Fiyatlardaki hızlı düşüş, sistemin içerisindeki riskleri tetikledi ve yapıya olan güvenin azalmasına neden oldu. Düşüşün nedenlerine bakarak, ne kadar süreceğini tahmin etmeye çalışabiliriz.
Toparlanma için ilk olarak enflasyon/Fed satışının durması gerekiyor. Son toplantıya baktığımızda Fed’in bu yıl ara vermeden sürdüreceği faiz artışlarına, 2023’te de küçük bir artışla devam edeceğini görüyoruz. 2024’te ise ilk faiz indirimleri bekleniyor. Hisse/kripto piyasaları hâlihazırda bu durumu kısa vade için fiyatlamış durumda; ancak bu patikayı değiştirebilecek her enflasyon verisi, hisse endekslerini ve kripto paraları etkileme potansiyeline sahip. Resesyon ihtimali gündeme gelmeden enflasyonda düzenli geri çekilme görülmesi, riskli varlıklara sermaye girişini hızlandırabilir. Toparlanmayı sağlayabilecek ikinci katalizör ise sisteme yeniden güven aşılayacak ya da ilgiyi yeniden kriptoya çevirebilecek gelişmelerin yaşanması (Tesla’nın Bitcoin alması gibi) olabilir. Olası tüm pozitif gelişmelere rağmen Bitcoin için sıkça dile getirilen 100 bin dolar seviyesi, kısa vadede hayal gibi görünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Pandemi döneminde fiyatı 68 bin dolara kadar yükselen Bitcoin, yaklaşık %70 değer kaybederek son 18 ayın en düşük seviyesine geriledi. S&P 500 endeksi, yıl başından bu yana %20’nin üzerinde düşüş yaşarken 'meme' hisselere talep azaldı.
17 Haz 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?



