Küresel trendler Türkiye’nin istihdamına yön veriyor

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Türkiye ekonomisi, işsizlik oranı ve istihdam açısından 2000'li yılların en başarılı dönemlerinden birini geçiriyor. TÜİK tarafından hesaplanan işsizlik oranı %8,6 ile Kasım 2012'de bu yana görülen en düşük seviyeyi gördü. Yüzdelere bakıldığında son 11 yılın en başarılı oranı olarak karşımıza çıkan işsizlik oranları ve istihdam verilerine biraz daha detaylı bakalım istedik. Örneğin işsizlik oranı düşerken istihdam hangi seviyede ve özellikle de sektörler bazında bakıldığında çalışanların dağılımı nasıl? Hangi sektörde kaç kişi çalışıyor; son 10 yılda istihdam bazında küresel trendlerden en çok etkilenen sektörler hangileri oldu?
Aşağıdaki grafikte de göreceğiniz gibi, 2013-2020 yılları arasındaki en düşük işsizlik oranı 2023 Ekim ayındaki %8,6 seviyesi oldu. 10 yıllık periyotta 2019-2020 yıllarında sürecin en yüksek işsizlik oranları görülmüş ve 2019 Temmuz ayında %14,2 ile zirve dönemleri kaydedilmişti. Bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülen en yüksek işsizlik oranına işaret ediyordu.
Türkiye'deki en düşük işsizlik oranı ne zaman görüldü?
Türkiye'de işsizlik oranına ilişkin veriler, 1988 yılından bu yana TÜİK tarafından tutuluyor. Bu dönemde görülen en düşük işsizlik oranı 2000 yılındaki %6,5 olurken TÜİK öncesindeki dönemdeki verilere dair dönemin mevcut imkanları ve kayıtdışılık dolayısıyla çok da sağlıklı bilgi edinemiyoruz. TÜİK'in hâlâ kullanılmakta olan ve 2005 dönemini baz alan veri setinde ise en düşük işsizlik oranı Temmuz 2012'de görülen %8,0 seviyesi.
İşsizlik oranlarının ardından işgücü ve istihdam verilerine bir göz atalım.
TÜİK'ten aldığımız verileri grafiğe döktüğümüzde nüfus, işgücü, istihdam ve işsizlik verilerinde paralel çizgiler görüyoruz. Özetle 15 yaş üzeri Türkiye nüfusunun 55,5 milyondan 65,6 milyona, işgücünü oluşturan kesimin 26,8 milyondan 34,7 milyona, istihdam edilenlerin sayısının 24,5 milyondan 31,6 milyona ve son olarak da işsiz sayısının 2,3 milyondan 3,1 milyon kişiye ulaştığı görülüyor. Son 10 yıl içerisinde 4 kalemdeki değişimlere bakıldığında 15 yaş üzeri nüfusta %18,3, işgücünde 29,7'lik bir artış göze çarparken istihdam edilenlerin sayısı %29,1, işsiz sayısı da %36,1 artmış durumda.

Değişim oranları bize işgücünün 15 yaş üzeri nüfustan daha hızlı arttığını gösterirken işgücündeki artış ile istihdam edilenlerin sayısındaki artışın paralel seyrettiğini görüyoruz. İşgücünün nüfustan daha hızlı büyümesi ve istihdam edilenlerin oranındaki yakın artışlar neticesinde işsiz sayısının daha hızlı büyüdüğü göze çarpıyor.
Daha sade bir anlatımla, son 10 yılda nüfustaki artıştan daha hızlı bir şekilde işgücü elde etmemize karşın işgücüne katılanlara iş yaratma konusunda daha kötü olduğumuz söylenebilir.
Hangi sektörde ne kadar çalışan var?
Sektörel bazda çalışanları incelemek için yine TÜİK tarafından açıklanan ücretli çalışan istatistikleri bize fikir verebilir. Ücretli çalışan istatistikleri bize sanayi, inşaat ve ticaret alt başlıkları altında ücretli çalışanların sayılarını veriyor. Bu verilerde kendi işinin sahibi olan bireyler ile tarım sektörü gibi diğer sektörleri veri seti dışında tutuyor.
Ücretli çalışanlar en fazla ticaretle uğraşıyor
Yine 10 yıllık veriler olarak incelediğimizde ücretli çalışan sayısının 10,2 milyondan 15,1 milyon kişiye ulaştığı görülüyor. 2023 yılı Kasım sonu itibarıyla 15,1 milyon çalışanın 3 ana sektöre göre dağılımı 8,3 milyonu ticaret, 5 milyonu sanayi, 1,8 milyonu inşaat olarak karşımıza çıkıyor. 3 ana sektörde 10 yıllık değişimler ise sanayide %42,7; inşaatta %45,8 ve ticarette %51,4. Bu değişimler neticesinde 2013 yılında 3,5 milyon ücretli çalışana sahip olan sanayi sektörleri 2023 yılında 5 milyona çıkarken ticarette 5,5 milyondan 8,3 milyona, inşaatta ise 1,2 milyondan 1,8 milyona ulaştı.
3 ana faaliyet alanındaki değişimleri alt sektörler bazında incelediğimizde ise küresel trendlerin Türkiye istihdam piyasasına yansımalarını rahatça görüyoruz.

Küresel trendler istihdam piyasasına yön verdi
Tabloda da görüldüğü üzere son 10 yılda istihdamını en çok artıran sektör, çalışan sayısı düşük olmasına karşın %144 ile gayrimenkul faaliyetleri olarak dikkat çekiyor. Gelişen teknolojiyle birlikte artan ilgiden kaynaklı olarak iklimlendirme, gaz, buhar üretimi faaliyetlerinde çalışanlar ise %74,2.
Türkiye ekonomisinin amiral sektörlerinden imalatta ise istihdam edilenlerin sayısı 10 yılda yaklaşık 1,4 milyon arttı, sektörün artış oranı %44,6. E-ticaret ve mikro alışveriş platformlarının yükselişinin desteklediği ulaştırma ve depolama faaliyetlerinde ise istihdam sayısı %64 artışla 730 binden 1 milyon 200 bine dayandı. Küresel trendlerden etkilenen bir başka sektör olan bankacılık ve sigorta faaliyetleri, online işlemlerin artması sonucu azalan istihdamdan etkilendi. Finans ve sigortacılık faaliyetlerinde istihdam oranı neredeyse %50 artan işgücü sayısına rağmen 200 binin hemen üzerinde, yerinde saydı.
TÜİK’in veri setinde yer alan meslek alanları arasında gerileyen tek alan ise istihdamının %15’ini kaybeden su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri olarak kayıtlara geçti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Deloitte, EY, KPMG ve PwC’den oluşan büyük dörtlünün bayrak taşıdığı yönetim danışmanlığı sektöründe ölçek, uzun yıllar boyunca rekabet avantajıydı. Fakat son yıllarda yapay zeka, bu denklemi büyük oranda değiştirmeye başladı. Daha önce kalabalık ekiplerin günlerce üzerinde çalıştığı görevleri çok daha az insanla tamamlamayı mümkün kılan bu teknoloji, küçük danışmanlık şirketlerinin büyük dörtlüyle arasındaki farkı daraltmasını mümkün kıldı.

Hiçbir lider, sadece emeği ya da çalışkanlığıyla anılmaz. Liderleri akılda tutan, aldıkları kararlardır. İyi bir lider olmak için muhakeme becerisi gerekir. Bu beceri, yapay zeka çağında hemen hemen her seviyede çalışan için önemli bir kriter hâline geliyor.

2022-2023 yıllarında peş peşe gelen tavan serileriyle popülerleşen halka arz süreçleri, 2024-25 döneminde bir sakinleme dönemine girmiş olsa da içinde bulunduğumuz yılda tekrar hız kazandı. Yılbaşından bu yana toplam 28 şirket halka arz olurken, 120’den fazla şirket ise borsaya kote olabilmek için sıra bekliyor. Peki bu şirketlerin yönetim kurulları borsaya ne kadar hazır? ICCONSULTING Yönetim Kurulu Başkanı ve DataExpert Şirket Ortağı İzzet Çağlayan Aposto okurları için anlattı.

2009’da başlayan kriz sonrası Yunanistan’da kafe sayısının patlama göstermesini inceleyen bir bilimse makale, konaklama ve yiyecek sektöründe istihdam yüzde 87 artarken verimliliğin yüzde 41, reel ücretlerin ise yüzde 59 gerilediğin ortaya koydu. Türkiye’de de sayıları giderek artan kafe ve restoranlardaki doluluk aynı tartışmayı buraya taşıdı.

Yapay zeka, dünyayı daha önce eşi benzeri görülmemiş bir hızda değiştiriyor. Teknolojiyle etkileşime geçme biçimimiz kadar iş yapma şeklimiz, paraya ilişkin algımız ve toplumsal düzen de dönüşüyor. Alana yön veren teknoloji liderleri, bu teknolojinin yaratacağı düzenin nasıl görüneceğine dair birbirinden farklı gelecek senaryoları tasvir ediyor.




