Londra'da, Batı Afrika'nın müzik mirasının arayışında

Londra sekizlisi Kokoroko’nun Afrika'yla bağları, kıtanın mirasını taşıyan ilk albümleri Could We Be More’la hayat buldu.
Londra'da, Batı Afrika'nın müzik mirasının arayışında

26 Ağustos - Istanbul Fringe Festival - Duende
Istanbul Fringe Festival ile birlikte

Yeniden birlikteyiz: Istanbul Fringe Festival 2022 Istanbul Fringe Festival 17 - 24 Eylül tarihleri arasında şehirde Geçtiğimiz yıl hibrit gerçekleşen Istanbul Fringe Festival , bu yıl yeniden yüz yüze düzenlenecek 4’üncü edisyonunda, bizleri sahne sanatlarından büyüleneceğimiz performanslarla buluşturmaya hazırlanıyor. Festival bu yıl T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ’nın katkılarıyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ ’nin şehir sponsorluğunda ve Türkiye’nin alanında öncü teknoloji şirketi ve lider kripto varlık işlem platformu Paribu ’nun resmî sponsorluğunda gerçekleşecek. Nedir? Festival . 1947'de Edinburgh'da başlayan, kısa sürede alternatif bir festival hareketine dönüşen ve 2019'dan bu yana Türkiye'de sanatseverlere yerel ve dünyadan tiyatro, dans ve performans alanlarında üretilen alternatif işler sunan Istanbul Fringe Festival , dolu dolu programıyla bu yıl da şehre yayılıyor. Nerede? Nerelerde değil ki; Akbank Sanat, BeReZe Gösteri Evi, DasDas, ENKA Sanat, Fişekhane, Fugamundi, Hann Sahne, Kadıköy Belediyesi Alan Kadıköy, Kadıköy Emek Tiyatrosu, Müze Gazhane, Nor.Kadıköy, Sakıp Sabancı Müzesi, Tuhafier ve Yerebatan Sarnıcı’nda. Ne zaman? 17 - 24 Eylül Neden gitmeli? Türkiye’nin yanı sıra ABD, Belçika, Brezilya, Fransa, Hollanda, İsrail, İtalya, Rusya, Singapur, Slovakya ve Yunanistan’dan ekiplerin ağırlanacağı festivalde yalnızca performanslara değil; atölyeler, konuşmalar ve partilere de davetliyiz. Not almalı: Bu yıl fiziki olarak buluşmanın tadını doya doya çıkarabileceğimiz festivalde kimler var kimler yok detaylı incelemek için programa buradan ulaşabilir, biletleri de orada bulabilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Kokoroko, Could We Be More 

Süre: 48 dakika

Plak şirketi: Brownswood Records

Yayın tarihi: 5 Ağustos 2022

Kartonet: Kokoroko; Londra’nın Brownswood plak şirket etrafında toplanan, çağdaş cazın Batı Afrika’nın sahillerinden yükselen seslerle buluştuğu Londra sahnesinin erken çıkış yapan kolektiflerinden oldu. İlk kez Brownswood’un Shabaka Hutchings direktörlüğündeki We Out Here albüm derlemesinde gün yüzüne çıkan grup; Abusey Junction şarkısıyla dingin gitar melodileri, tribal vurmalıları ve narin üflemelileriyle yeşermekte olan Londra caz sahnesinin müzik gündemine yerleşti. 

2019 yılında kendi adlarını taşıyan 4 şarkılık kısaçalarları Kokoroko’yla müziklerinden ilk seçkiyi paylaşan grup; Sons of Kemet, Ezra Collective, Shabaka and The Anchestors, Maisha gibi gruplarla 70’li yıllarda Fela Kuti'nin öncülük ettiği caz-funk, afrobeat ve highlife janrlarına yeni ses manzaraları ekledi. Takip eden yıllarda yayımladığı Carry Me Home, Baba Ayoola gibi teklilerle ertelenmiş albümlerinin ipuçlarını veren Kokoroko, Could We Be More’da Afrikalı geçmişlerinin, miraslarının ve günümüzün toplumsal gerçekliklerinin arasında dolaştı. 

Kokoroko, Could We Be More


Neden dinleyelim? Kokoroko, Nijerya’nın Urhobo dilinde “güçlü ol” anlamına gelen grup ismiyle, Londra'da yaşayan Afrikalılar olarak müziklerini geçmişleri, gelenekleri ve atalarıyla kurdukları bir bağ olarak kurguladı. 8 üyesinin de yakın geçmişlerinde Batı Afrika hatıralarının ve hayallerinin olduğu Kokoroko, ortak tarihlerinden birliktelikler ve farklılıklar çıkardı. Üretimlerini de siyah hakları aktivizminin yaygınlaştığı günümüz konjonktüründe yaratıcı sessel kompozisyonlara ve toplumsal yaşayışı ileriye götürecek sözsel anlatılara dönüştürmek için kullandı. 

Grupla adı sıkça anılan caz-funk, afrobeat ve highlife janrları, Nijerya'nın yerel dillerinden Yoruba'nın call-and-response vokal stilini uzun saksafon doğaçlamaları ve funk gitarlarıyla bir araya getirmiş, caz müziğini Batı Afrika'nın yerel müzik gelenekleriyle yorumlamıştı. Grup; bu sessel mirastan beslenirken, öte taraftan da Fela Kuti’nin muhalif söz yazarlığı ve müziğini Afrika ve Afrikalılar için bir kürsü olarak kullanmasının işaretlerine de sahip. 

İlhamı bugünlere kadar taşınan yenilikçi ve hibrit bir müzik pratiği oluşturan Fela Kuti, Ebo Taylor, Tony Allen and the Afro Messengers gibi müzisyen ve gruplar, Could We Be More’da öne çıkan temel başucu kitapları olsalar da Kokoroko’nun filtresinden geçerek yeni sessel biçimlere dönüştü. Grubun, neo-soul’dan smooth caz ve hard rock’a genişleyen geniş müzik kütüphanesinden tadımlar sunan albüm, Afrikalı esin kaynaklarının aksine enerjisiyle değil, kırılganlığı ve atmosferi öne çıkaran yaklaşımıyla özgün bir çalışma ortaya koydu. 15 şarkının yer aldığı albümle dinleyicileri Londra’dan Lagos’a uzayan orijinal sonik bir seyahatin yolcuları olmaya davet etti.

Benzer İşler: 

• Fela Kuti, Zombie

• Antibalas, Security

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎬 Türkiye sinemasının Venedik yolculuğu, Kokoroko’yla Afrika’ya sonik seyahat

Türkiye sinemasını Venedik Film Festivali macerası, Kokoroko'nun Batı Afrika'dan yükselen yeni cazı, Tayfun Pirselimoğlu'nun Dayım filmi.

26 Ağu 2022

Fotoğraf: ASAC

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm

Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

Eda Solmaz

·

03 Ağu 2026

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm
DuendeDuende

HİKAYE

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

Bahar Çuhadar

·

03 Ağu 2026

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?
DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine