#LessIsNow: Minimalist bir yaşam sürmek

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Oxford Languages’e göre minimalizm, "özellikle sanat, mimari veya müzikte, sadeleştirme ve süslemeye karşı koyma eğilimi" anlamına geliyor. Cambridge Dictionary’e göre, "kullanılan şeylerin sayısını minimuma indirmek, özellikle tasarım, film veya müzikte kullanılan malzemeler, unsurlar veya renklerin sayısı"nı ifade ediyor. Merriam-Webster’a göre, "çok basit bir tarz veya teknik kullanan bir sanat veya tasarım tarzı" olarak betimleniyor. Investopedia; yaşam tarzı bağlamında minimalizmi, "bir kişinin hayatına devam ederken ihtiyaç duyduğu eşyaların miktarını minimuma indirme hedefi" olarak tanımlıyor.
Bunlar göz önüne alındığında minimalist bir yaşam, illa minimalist estetikle bezenmiş değil, The Minimalists ekibinin de vurguladığı gibi, ihtiyaçlar ve eşyaların anlamları üzerine odaklanan bir hayat anlamına geliyor.
Temel prensip: İhtiyaç duyulanları tut, gereksizleri at
Minimalizmin temel yaklaşımı, sadece ihtiyaç duyulanları tutmak ve gereksiz eşyaları azaltmak üzerine ilerliyor. Kişinin ihtiyaçlarına, değerlerine ve yaşam hedeflerine bağlı olarak değişim içerisinde gelişiyor—en azından oldukça görünürlük alanına sahip The Minimalists ekibinin yaklaşımı bu şekilde. Ve elbette bu, tüketim kültürünün çevre üzerindeki olumsuz etkileri azaltma ve daha sürdürülebilir bir yaşam sürme çabasıyla birleşince oldukça anlamlı bir çaba olarak karşımıza çıkıyor. Yani minimalizmi yaygın temsiliyle almaya ve radikal bir şekilde uygulamaya gerek yok.
The Minimalists odağı: Netflix belgeselleri, oldukça dinleyicili podcast programları ve reklam almadıkları YouTube kanallarıyla The Minimalists, iki kişinin özgürleşme isteğiyle başlayan bir hikâye. Onlar için manifesto şu şekilde:
Minimalizm, size özgürlüğünüzü yakalamakta yardımcı olabilecek bir araç. Nasıl bir özgürlükten mi bahsediyoruz? Korkudan özgürlük. Endişeden özgürlük. Aşırılıklardan özgürlük. Suçluluk hissinden özgürlük. Depresyondan özgürlük. Hayatlarımızı etrafında inşa ettiğimiz tüketim kültürünün tuzaklarından özgürlük. Gerçek özgürlük.
The Minimalists: Less Is Now belgeseli de Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus’un minimalist yaşam tarzını ve bu yaşam tarzının nasıl daha anlamlı ve tatmin edici bir yaşam yaratabileceğini araştırdığı bir belgesel. Joshua ve Ryan, bu hareketin öncüleri; insanlara hayatlarında daha az eşyayla daha fazla anlam bulmayı öğretme misyonuna sahipler.
Sisteme karşı: İkili, Less is more prensibini sorgulayan bir toplumda büyümenin getirdiği zorlukları ve onların bu yaşam tarzına nasıl geçtiklerini ele alıyorlar. Kişiden kişiye değişen hayat tercihlerini ve ihtiyaçları da gözeterek hayatlarını değiştirmek için minimalizmi nasıl kullandıkları konusunda hikâyeleri yaygınlaştırıyorlar. Bu, perspektiflerinin daha kapsayıcı olmasına alan tanıyor.
Yöntemlerden biri: 21 gün sistemi
Belgesel, kişilere hayatlarında neyin önemli olduğunu belirlemeye, fazlalıkları çıkarmaya ve sonuç olarak daha odaklanmış ve tatmin edici bir yaşama ulaşmaya teşvik ediyor. Tüketim toplumunun getirdiği stres ve karmaşadan uzaklaşıp daha sade ve huzurlu bir yaşam tarzını benimsemeyi savunmak için sistem sorgusunu vurguluyor; bu esnada yaklaşımları literal almayı da sorguluyor; ilgilenenleri kamerayla evlerine davet edip çeşitli örneklere temsil alanı oluyor.
Minimalizme bu şekilde yaklaşınca karşımıza 21 günlük bir plan önerisi de çıkmış oluyor. Buna göre, 21 günde gerçekleştirilebilecek 21 adım şu şekilde:
- 1. gün: Karar aşaması
- 2. gün: Planlama
- 3. gün: Paketleme
- 4. gün: Öncelikler
- 5. gün: Eşyalar
- 6. gün: Korkular
- 7. gün: İlişkiler
- 8. gün: İnanç sistemi
- 9. gün: Gelişme
- 10. gün: Her şey
- 11. gün: Çöp
- 12. gün: Bağışla
- 13. gün: Sat
- 14. gün: Kaynaklar
- 15. gün: Finanslama
- 16. gün: Elektronikler
- 17. gün: Araba
- 18. gün: Ev
- 19. gün: İş
- 20. gün: Sağlık
- 21. gün: Zaman
Dolayısıyla bu yaklaşıma göre minimalizmin sadece eşyaları azaltmakla ilgili olmadığını, aynı zamanda hayatınızdaki gereksiz olan her şeyi azaltma ve hayatınıza daha fazla anlam ve amaç katma pratiği olduğunu vurguladığını fark edebiliyoruz. Bunun ötesinde minimalist estetiği benimsemek zorunda olmadığımızı ve yaklaşımı kendi ihtiyaçlarımıza veya hayat tarzımıza göre şekillendirebileceğimizin altını çiziyor ve dolayısıyla anksiyete yaratan bir yaklaşımla bu hayat tarzını yeni bir trend gibi almıyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Minimalizm sadece eşyaları azaltmakla mı ilgili?
07 Tem 2023

YAZARLAR

Alara Demirel
Sosyal farkındalık editörü.

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Bazen birini o an biraz tedirgin etmek ya da yüzleşmekten çekindiği bir gerçeği sakince paylaşmak, uzun vadede hem ona hem de ilişkiye sunulabilecek en içten ve yapıcı katkı oluyor. Belki de esas mesele, ne patavatsızca her şeyi ortaya dökmek ne de çekinip sessizliğe gömülmek… Nezaket görüntüsü altında kendi rahatımızı mı, yoksa karşı tarafın ve ilişkinin gerçek gelişimini mi düşündüğümüzü kendimize dürüstçe itiraf edebilmemiz gerekiyor.

Tıp, uzun yıllar erkek bedenini temel alarak araştırdı, hastalıkları tanımladı ve teşhis kriterleri geliştirdi. Bunun sonucun ise kadınların özellikle bazı hastalıklarda daha geç veya yanlış teşhis alması, tedaviye erişimde eşitsizlik ve yalnızca kadınları etkileyen sağlık sorunlarının yeterince araştırılmaması oldu. "Ölümcül Körlük" dizisinin ilk yazısı, tıbbın cinsiyet körlüğünün nasıl oluştuğunu ve bunun kadın sağlığı üzerindeki sonuçlarını inceliyor.




