Londra: Tamam mı devam mı?

Finansal hizmetler sektöründe kilit rol oynayan Londra'nın Brexit sonrasındaki geleceği belirsizliğini koruyor.
Londra: Tamam mı devam mı?

Allianz #n
Allianz Türkiye ile birlikte

Yatırıma açık olmayan şirketler arasında entegre rapor yayımlayan ilk şirket: Allianz Türkiye

Küresel bir salgını yaşadığımız ve iklim krizinin etkilerini gündelik yaşamda da apaçık biçimde hissetmeye başladığımız bir dönemde sürdürülebilirlik kavramı daha fazla önem kazanıyor. Bu gerçeklikte kurumlara ve organizasyonlara da çok iş…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Londra’nın küresel finans sistemindeki merkezî konumunun geleceği tehdit altında olabilir mi? 2016 yazındaki referandumdan geçtiğimiz yılın sonuna kadar devam eden dolambaçlı bir sürecin ardından Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılan Birleşik Krallık, finansal hizmetler sektöründe 2019 verilerine göre yaklaşık 79 milyar sterlinlik ihracatıyla dünyanın en büyük net ihracatçısı konumunda bulunuyor. Ayrıca ülke, 2018 verilerine göre AB sermaye piyasalarında gerçekleşen tüm faaliyetlerin yaklaşık üçte ikisini barındırıyor. Şimdi ise yolların ayrılmasıyla Birleşik Krallık’ın finansal hizmetler sektörünü birçok belirsizlik bekliyor.

  • Yasal çerçeve: AB ve Birleşik Krallık arasında aralık sonunda imzalanan Ticaret ve İş Birliği Anlaşması (TCA), iki bölge arasındaki mal ticaretine ilişkin kapsamlı düzenlemeler ve enerji, iklim, sosyal güvenlik, çalışan hakları gibi birçok konuda iş birliği için bir çerçeve oluştursa da finansal hizmetler alanıyla ilgili pek fazla detay barındırmıyor. Taraflar, önümüzdeki aylarda TCA’e ek olarak finansal hizmetlerin regülasyonunda iş birliğine dair bir ortak bildiri yayımlayacak. Şimdiye kadar netleşen kısımlarda ise Birleşik Krallık merkezli finansal kuruluşların AB pazarına otomatik erişim hakkını kaybettiğini görüyoruz. Brexit öncesinde “pasaport” uygulamasıyla taraflar arasında kesintisiz iş birliği sağlanırken artık Birleşik Krallık’ta finans sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin AB merkezli müşterileriyle çalışabilmeleri için ilgili kurumlardan denklik hakkı alması gerekecek. Söz konusu denklik hakları, finansal hizmetlerin her alt sektöründe geçerli değil ve AB tarafından 30 gün önceden haber vermek suretiyle tek taraflı olarak geri çekilebiliyor. Şimdiye kadar AB, kendi finansal istikrarı için de kritik olan clearing hizmetleri için geçici denklik hakkı tanıdı. Bu kapsamda, Avrupa’daki bankaların Birleşik Krallık’ta clearing hizmeti veren kuruluşlarla olan mevcut anlaşmaları 18 ay daha devam edecek.
     
  • Şimdiye kadar neler oldu? Danışmanlık firması Ernst & Young’ın tahminlerine göre finansal kuruluşlar, Brexit referandumundan bu yana 1,2 trilyon sterlinlik varlığı ve 7.500’ün üzerinde işi Birleşik Krallık’tan AB’ye taşıdı. Frankfurt, Paris, Lüksemburg ve Amsterdam gibi şehirler Londra’dan taşınan varlıklar ve işler için öncelikli duraklar oldu. Ne var ki, söz konusu iş kaybının Birleşik Krallık’ta kalıcı hasara yol açması ihtimal dışı görünüyor; zira Statista verilerine göre 2019’da ülkede finansal hizmetler sektörü yaklaşık 1,1 milyon kişiyi istihdam ediyordu. Diğer yandan, yılın ilk iş gününde yaklaşık 6 milyar avroluk hisse alım satım hacmi Birleşik Krallık’tan Avrupa’ya kaydı. Cboe Europe, Turquoise ve Aquis Exchange gibi şirketlerin Londra’daki merkezlerinde yapılan avro cinsinden hisse ticaretinin neredeyse tamamı Amsterdam ve Paris’teki merkezlere taşındı. 31 Aralık’tan önce işlemlerin çok küçük bir kısmı buralarda yapılırken AB’de yapılan tüm hisse alım satımlarının yaklaşık %30’u Londra üzerinden gerçekleşiyordu. Tezgâh üstü türev ürünler ve döviz ticaretinin akıbeti ise belirsizliğini koruyor. 2019’da bu varlıkların AB’deki ticaretinin yaklaşık %85 ila %90’ı Londra’da yapılıyordu.
     
  • Bir adım ileri: Avrupa, Brexit’i AB’nin finans sektörünü güçlendirmek için bir fırsat olarak görüyor olsa da Birleşik Krallık’tan kıta Avrupası’na gelen işlerin dağılması verimsizliği beraberinde getirme riskini taşıyor. Ayrıca, araştırma şirketi New Financial’a göre Brexit sonucunda AB’nin küresel sermaye piyasaları faaliyetlerindeki payı yaklaşık üçte bir azalarak %13 seviyesine gelecek. Birleşik Krallık ise AB’deki en büyük oyuncu olmak yerinde küreselde yaklaşık %8 paya sahip olan bağımsız bir oyuncu olacak. Dolayısıyla Brexit, finansal hizmetler bağlamında Londra için olumsuzluklar taşısa da bunun genel anlamıyla bir krize yol açacağını söylemek için şimdilik geçerli bir sebep bulunmuyor. Birleşik Krallık’ın bundan sonra nasıl bir yol izleyeceği sorusu, hem Londra’nın hem Avrupa’nın sektördeki geleceği için kritik önem taşıyor. Ülke, Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey ve Hazine Bakanı Rishi Sunak’ın açıklamalarında işaret ettiği üzere sektördeki regülasyonlarda AB çizgisini terk edip kendi kurallarını koyarak küresel oyunculardan daha fazla iş çekmeye çalıştığı takdirde AB’nin daha sıkı bir duruş sergileyebileceğini söyleyebiliriz. Fransa’nın düzenleyici kurumu ACPR’ın başkanı Robert Ophèle’in geçtiğimiz ay başındaki “Bu rekabetçi bağlamda bizim de daha güçlü bir Avrupa pazarı inşa etmemiz ve finansal piyasaların nasıl evrileceğine hızlı tepki vermemiz gerekiyor,” sözleri de önümüzdeki döneme ışık tutuyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

İki şehrin hikâyesi: 🌇 Londra x Brüksel 🏙️

11 Ocak Pazartesi sabahından herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde Brexit sonrası yeni ticari düzen ve Google’ın tarihindeki ilk işçi sendikası var.

11 Oca 2021

Allianz Türkiye ile birlikte
İki şehrin hikâyesi:  🌇 Londra x Brüksel 🏙️

YAZARLAR

İren Can Kuyucu

İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"