Mac DeMarco'nun 199 şarkılık yeni albümü: One Way G

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
2010'lı yılların başından beri 7 stüdyo albümü, 6 kısaçalar ve onlarca tekli yayımlayan; 2014'ün Salad Days uzunçalarıyla günümüzün indie/psychedelic pop janrının bayrak taşıyıcıları arasına giren Mac DeMarco, 2023 yılının başıyla geri döndüğü müzikal kariyerinde hız kesmeden yol almaya devam ediyor.
En son, 20 Ocak tarihinde Los Angeles'tan başlayıp Utah'ta biten yolculuğu sırasında kaydettiği "enstrümental sesleri" bir araya getirdiği Five Easy Hot Dogs'ı çıkaran müzisyen, yolculuğunun bir güncesini tuttuğı sıra dışı bir deneme gerçekleştirmişti. Şimdi ise elini iyice yükselten Mac, daha önce hiç denemediği bir projeye atılarak devasa bir şarkı kütüphanesi oluşturduğu yeni bir albümle karşımıza çıktı.

Mac DeMarco, One Way G
DeMarco, 2018'le 2023'ün başı arasında bestelediği demolar ve amatör "oda kayıtlarından" müteşekkil 199 şarkılık yeni uzunçaları One Way G'yi paylaştı. İsimlerini kaydedildikleri tarihten alan şarkılar ve 9.5 saatlik çalma süresiyle albüm, Mac'in 5 yıllık müzikal üretiminin engin bir panaromasını sunuyor. Bedroom pop'dan lounge'a, ambient'tan bossa nova'ya genişleyen janr spektrumuyla One Way G, müzisyenin kendi plak şirketi Mac's Record Label etiketli.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Koray Soylu
Editor @ Aposto

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.





