Maxar Technologies Inc.

(NYSE: MAXR)
Maxar Technologies Inc.

10 Mart - Xiaomi
Xiaomi ile birlikte

"Leica ile birlikte geliştirilen" kameralar: Xiaomi 13 Serisi Xiaomi 13 Serisi Özgün bir Leica deneyimi vadeden Xiaomi 'nin yeni amiral gemisi serisi Xiaomi 13 Pro ve Xiaomi 13 ile birlikte Xiaomi 13 Lite şimdi Türkiye'de. Nedir? Göz kamaştıran hız ve performans; üst düzey güvenilirlik, güç, daha uzun pil ömrü, sürükleyici bir görsel-işitsel deneyim ve ultra yüksek hızlar sunan seride Xiaomi 13 siyah, beyaz ve flora yeşili; Xiaomi 13 Pro ise seramik beyaz ve seramik siyah renk seçenekleriyle kullanıcılarını bekliyor. Leica kalitesi Her yönüyle profesyonel düzeyde bir akıllı telefon fotoğrafçılığı deneyimi sunmak için Leica ile iş birliği içerisinde oluşturulan Xiaomi 13 ve Xiaomi 13 Pro ; yüksek dinamik aralığı, üstün ışık yakalama özellikleri ve hızlı tepkileriyle büyük sensörü, her ayrıntıyı ortaya çıkaran belirgin kontrast ve tanımlanmış dokulara sahip renkli görüntüler sağlayan kamera sistemi hem fotoğrafçılık tutkunlarını hem de profesyonel fotoğrafçıları heyecanlandırıyor. Xiaomi 13 Pro, profesyonellere Adobe Photoshop ve Adobe Lightroom 'da daha fazla son düzenleme şansı veriyor. Video çekimi açısından da oldukça başarılı olan her iki cihazın kullanıcıları ayrıca profesyonel bir kalitede ölümsüzleştirilen anılar için 2 TB'a kadar genişletilmiş depolama alanı sağlayan Google One bulut depolama alanına sahip oluyor. Dikkat dikkat: 10 - 16 Mart tarihleri arasında seçili e-ticaret kanalları için özel olarak hazırlanan kampanya kapsamında Xiaomi 13 ve Xiaomi 13 Pro satın alanlar Xiaomi Flipbuds Pro ; Xiaomi 13 Lite tercih edecekler ise Redmi Buds 3 Pro 'ya ücretsiz olarak sahip olabilecek. Ek olarak 10 - 25 Mart arası geçerli olacak kampanya kapsamında 7 gün içerisinde Xiaomi Store'larda ve mi.com'da kullanılabilmek üzere; Xiaomi Store'lardan Xiaomi 13 Pro ve Xiaomi 13 alındığında 1.400 TL değerinde; Xiaomi 13 Lite alındığında ise 1.000 TL değerinde AIOT kuponu hediye edilecek. Sorumluluk reddi: Görseller temsilidir. Kampanya belirtilen tarih aralığında ve belirtilen ürünler için stok sınırlarıyla geçerlidir. Kampanya belirtilen mecralara özeldir. Ayrıntılı bilgi için mi.com ve ilgili e-ticaret platformlarını ziyaret ediniz.

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Pandemiden tam 3 yıl sonra; doğa bize içinde yaşadığımız dünyanın bizler için yaratılmadığını, bizim sadece döngünün çok ufak bir parçası olduğumuzu, oyunu kurallarına göre oynamamız gerektiğini yeniden hatırlattı. Bu sefer ders alıp buradan gerekli öğretileri çıkarabilir miyiz bilmiyorum ama yaşadığımız acının yıllar boyunca bizimle kalacağı kesin. 

Adana'da doğmuş büyümüş; Hatay ve Kahramanmaraş'ı defalarca ziyaret edip birçok dostlar edinmiş biri olarak, göğsüme oturan yükü ve yarattığı tahribatı anlatamam. Bu bölgenin insanı deprem sonrasında yaşatılanları haketmedi ve de unutmayacak...

Bugün size çok uzun tutmadan, birçoğumuzun deprem sonrasında paylaştığı uydu görüntüleriyle adını duyduğu Maxar Technologies firmasından bahsetmek istiyorum. 

Maxar'ın temelleri 1957 yılında Western Development Labs ismiyle Philco'nun bir departmanı olarak atılırken, şirket 1961'de Ford'un satın almasıyla Philco-Ford'a evrildi. 1990'da Space System/Loral (SSL), 1992'de ise WorldView Imaging Corporation iştiraklerinin kurulup firma bünyesine katılmasının ardından, 2017 yılında Maxar ismini alan firma; dünyanın önde gelen gözlem-istihbarat ve uzay teknolojisi şirketi hâline geldi.

Uydu altyapı sağlayıcısı ve yörüngeden çektiği uydu görüntüleriyle hizmet veren şirket, bugün 4 bin 400 çalışanı ve yörüngedeki 90 adet uydusuyla 3,8 milyon kilometrekareden fazla alanı günlük olarak yüksek çözünürlükte görüntülemekte. Şirket ABD'nin ulusal güvenliği için gerekli olan coğrafi verinin %90'ını sağlarken, ticari taraftaysa WorldView vesilesiyle iştiraki olan DigitalGlobe'un, alandaki en büyük müşterilerden biri olan Alphabet'e hizmet vermekte olduğunu belirtme fayda var. Maxar; Alphabet'in Google Earth ve Google Map ürünlerine veri sağlayıcı olarak hizmet ederken yaptığı satın almalar ile yapay zeka, görüntü işleme, 3D ölçekleme üzerine geliştirmeler yapmaya da devam ediyor.

Nurdağı yakınlarındaki fay hattında yaşanan kırılma

Gaziantep Nurdağı yakınlarındaki yüzlerce metre uzunluğundaki fay kırılımı

Gelir tablosunu incelediğimizde, şirketin senelik 1,5-2 milyar dolar arasında seyreden cirosunu ürün satışı ve verdiği hizmetler oluştururken, yine de senelik 50 milyon dolar civarında zarar etmeye devam ettiği görülüyor. 

Bilançosunu incelediğimizdeyse 4,5 milyar dolarlık varlığının 600 milyon doları dönen varlıklardan gelirken kalan 3 milyar doların ise makine, ekipman, şerefiye ve maddi olmayan varlıklardan gelmesi dikkat çekiyor. 600 milyon doları kısa vadeli, 2,4 milyar dolarıysa uzun vadeli olmak üzere şirketin toplamda 3 milyar doları bulan yükümlülükleri çok iştah açıcı olmasa da; sektöre giriş bariyerinin yüksek ve Maxar’ın öncü bir şirket olduğunu unutmamak gerek. Bu sayede özel sermaye yatırımcısı Advent'in radarına giren Maxar, borçlarıyla beraber 6,4 milyar dolarlık bir teklif alarak satın almanın onay ve kapanış sürecine Aralık 2022'de girdi. Bu teklif öncesinde hisse fiyatı 22-25 dolar arasında seyreden şirket, gelen hisse başı 53 dolar teklif sayesinde son yatırımcılarına yaklaşık %130'luk bir getiri sağladı.

Kıssadan hisse

"Uzaya yerli ve milli uydularımızı fırlatıyoruz!", "Ay’a insansız araç indireceğiz!" naralarını ülkemizde her sene bolca işitiyoruz. Belki uzun vadede bunu gerçekten becermeyi de başarabiliriz. Ülkenin önde gelenlerinden Maxar gibi bir şirket yaratılmasına önayak olmasını şahsen beklemiyordum ki; öyle bir beklentim olmaması gerektiğini de yakın zamanda tekrar gösterdiler.

Gaziantep Nurdağı yakınlarındaki yüzlerce metre uzunluğundaki fay kırılımı

Nurdağı yakınlarındaki fay hattında yaşanan kırılma

Afetler için proaktif bir şekilde uydu görüntü hizmetleri alımı ve yapay zeka görüntü işleme üzerinden hasar tespiti ve lojistik servislerinin geliştirilmesi üzerine uzun uzun yazmak isterdim fakat sizleri yormak istemiyorum. Bir devlet görevlisinin, yıkılmış şehirlerin hasar tespitinin muhtarlar aracılığıyla yapılacağını açıklaması sonrası, işin teknolojisini konuşmanın çok da gereği kalmadığını görmüş ve duymuş oldum. Şehir mi kaldı ortada da muhtar kalsın… 

Madem proaktif olamıyoruz bari vaka sonrasını konuşalım ve bence daha temel olan problemlerimizi çözmeye çalışalım. Hatta 1900'ler öncesinden başlayacak olursak dizel jeneratör ve ampulün bulunması ile konuya giriş yapabiliriz. 

Hepimiz kurtarma görevlilerinin, afet sonrası elektriklerin kesilmesi ile nasıl zor şartlarda kurtarma çalışmaları yürüttüklerine şahit olduk. Hatta bir kanalda kamera ışıklarının kapatılması sonrası sahanın nasıl zifiri karanlık olduğunu gördük. Aşağıdaki görsel ‘aydınlatma kuleleri’ne (light tower) ait. 

Mazot ile çalışan ve herhangi bir yere bağlı olması gerekmeyen bir aydınlatma makinası. Aynı zamanda üzerindeki prizler ile çevresine de elektrik sağlayabiliyor. Bu makinalar ülkemizde ve dünyada birçok müteahhitlik firmasının makina parkında ve katıldıkları ihale dosyalarının makina parkı bölümünde yer alıyor. Afet sürecinde bu makinaların sahaya gönderilmeme sebebini anlamak inanın mümkün değil. 

Bir tek Kalyon İnşaat'ın açıklamasında dikkatimi çekti, 7-9 adet civarı sahaya bu makinalardan gönderdiler. Havalimanı, liman gibi görece geniş alanlarda yapılan inşaat faaliyetlerinde sıkça kullanılan bu makinalar 15 binden fazla binanın yıkıldığı, elektriklerin komple kesildiği bu şehirlerde neden kullanılmaz? Bu sayede belki çok daha efektif ve hızlı çalışarak çok daha fazla hayat kurtarabilirdik. Bu iş bilmezliği ancak liyakatsizlik ve nepotizme bağlayabiliyorum. 

Yazımın başında da ifade ettiğim üzere, bu bölgenin insanı deprem sonrasında kendisine yaşatılanları haketmedi ve unutmayacak da…


Dipnot: Yazarın yukarıda bahsi geçen firmada yatırımı bulunmamakta olup, önümüzdeki 3 ay içerisinde de olmayacaktır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

🛰 Analiz: Maxar Technologies

Uydu görüntülemenin yarınını şekillendirmek üzere Colorado'dan yola çıkan bir girişim: karşınızda Maxar Technologies

11 Mar 2023

Xiaomi ile birlikte
Maxar

YAZARLAR

Sıtkı Kulak

Yazar @ Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Ümit Alan

·

09 Eki 2026

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.

Cem Arıdağ

·

09 Eki 2026

Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Toplantıdaki üçüncü dinleyici: Yapay zeka için mi konuşmaya başlıyoruz?

Yıllarca makineleri insanların anlayabileceği biçimde tasarlamaya çalıştık. Yapay zeka bu problemi çözüyor gibi görünüyor ama önümüze daha tuhaf bir tasarım sorusu çıkarıyor: İnsanların kendilerini makinelerin anlayacağı biçimde yeniden düzenlemeye başladığını nasıl fark edeceğiz ve hangi noktada bunu gerçekten problem sayacağız?

Berk Bayri

·

08 Eki 2026

Toplantıdaki üçüncü dinleyici: Yapay zeka için mi konuşmaya başlıyoruz?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Yapay zekada ambalaj değişimi: ‘Süper zeka’ ifadesi AI’ın imaj problemini çözebilir mi?

Birkaç yıl önce bir ürünün ismine “yapay zeka destekli” ifadesini eklemek, onu bir anda daha yeni, daha akıllı ve daha değerli gösterirdi. Bugün ise bu ifade, hemen hemen her üründe rastlanan son derece sıradan ve hatta kimi zaman “korkutucu” bir etiket hâline geldi. Güvenlik endişeleri, şirketleri ürünlerini “sevimli dijital maskotlar” arkasına gizlemeye iterken ABD hükümeti, çözümü yapay zekanın adını “süper zeka” olarak değiştirmekte buldu.

Doğa Yurduneri

·

07 Eki 2026

Yapay zekada ambalaj değişimi: ‘Süper zeka’ ifadesi AI’ın imaj problemini çözebilir mi?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Teknolojide söz hakkı: AI’ı kullanmak, geleceğine razı olmak demek mi?

Bir sohbet robotunun hayatımızı kolaylaştırması, onu geliştiren şirketlerin gelecek planlarına onay verdiğimiz anlamına mı geliyor? Yapay zeka, insanın yerini almak için mi, yoksa insanın kapasitesini genişletmek için mi geliştiriliyor? Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun son dönemdeki açıklamaları bu sorulara odaklanıyor.

Çiğdem Öztabak

·

06 Eki 2026

Teknolojide söz hakkı: AI’ı kullanmak, geleceğine razı olmak demek mi?