

Fıçı biranın geleceği: Pubinno Biranın en leziz hâline nasıl ulaşırsın? Tabii ki Pubinno sayesinde. Nedir? Fıçı biranın en verimli ve kalitesi standart şekilde servis edilmesini sağlayan yapay zekâ tabanlı akıllı bira muslukları üreten Pubinno , teknolojiyi damak zevkimizle birleştirerek alışkanlıklarımızı değiştiriyor. Neden önemli? Mükemmel birayı sunmak için tutkuyla çalışan Pubinno, daha sürdürülebilir bir dünya için üzerine düşen sorumluluğu üstlenerek ürettiği teknolojiyle küresel bira endüstrisine sürdürülebilir bir dokunuş getiriyor. Pubinno Selections: Satış noktalarındaki fıçı bira kalitesine dair anlık verilerden beslenen Pubinno Selections , bir harita üzerinde Türkiye'de yüksek kalitede fıçı bira tadabileceğin mekânları gösteriyor. Neler oluyor? Avrupa’nın en prestijli teknoloji start-up’larını belirleyen The Europas ’ta yarışan Pubinno, Apple, Google gibi şirketlerin yatırımcılarının da bulunduğu bir jürinin değerlendirmeleri sonucunda final turuna kaldı . Pandeminin en derinden etkilediği yeme-içme sektöründe faaliyet göstermesine rağmen Pubinno, endüstrinin dijitalleşmeye olan ilgilisiyle %400 büyüme gösterdi. Geçtiğimiz temmuz ayında İspanya ofisini açmanın mutluluğunu paylaşan şirket, pazar bölgelerinde yerel ekipler ve ofisler kurmaya devam ediyor. Fıçı biranın geleceğini yakından takip etmek için burayı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Schrödinger, ağırlıklı olarak ilaç endüstrisindeki aktörlerden oluşan müşteri portföyüne sunduğu makine öğrenmesi ve fizik temelli yazılım platformu ile yeni ilaç, bileşen ya da materyal keşif sürelerini kısaltma konusunda çalışmakta. 1990 yılında kurulan New York merkezli şirketin 700 tam zamanlı çalışanının 286’sındaysa doktora (PhD) derecesi bulunmakta.
Yatırım turlarına 2012 yılından itibaren Bill Gates ve Gates Vakfı’nın da iştirak ettiği şirket, 2020 yılında gerçekleştirdiği halka arz ile 819 milyon dolar değerleme üzerinden 232 milyon doları kasasına koyma başarısını gösterdi.
Schrödinger, geliştirdiği platform ile molekül sentezleme, test etme ve validasyon süreçlerini başarı oranı düşük 4-6 senelik süreçlerden, başarı oranı yüksek 2-3 senelik süreçlere indirme hedefiyle müşterilerine geleneksel yöntemlere nazaran zaman ve kaynak tasarrufu sağlamaktadır.
Müşterileri arasında Sanofi, Gilead, Takeda ve Lilly gibi büyük farmasötik firmalarının da bulunduğu ve farklı gelir modelleriyle çalışmalarını sürdürmekte olan şirket, 2010 yılına kadar platform sağlayıcısı olarak hayatına devam etmekteyken, 2010’lu yıllardan itibaren ilaç firmalarıyla ortak çalışmaya başlamış, 2020’den itibaren ise kendi ilaçları üzerinde çalışmak amacıyla şirkete ait patentli yazılımlar da geliştirmeye başlamıştır.
Kendi programlarında ağırlıklı olarak onkoloji (kanser tedavisi) alanına yoğunlaşmaktayken ortak programlarında uyku bozukluğu, obezite ve mantar tedavisi gibi farklı alanlarda da çalışmaya devam eden şirket, platform sağlayıcı gelir modeline ek olarak ilaç geliştirme süreci sonrasında ürün ya da patent satışlarıyla elde ettiği gelir sayesinde de çoklu gelir modeline geçmiş durumda. Şu an platform sağlayıcı olarak yaklaşık 1600 müşteriye hizmet veren şirket, ilaç geliştirme programları çerçevesinde ise gerek kendi programları gerekse ortak programlar ile 25 farklı program yürütmektedir.
- Detayları buradan inceleyebilirsiniz.
Veri analizi, kodlama, dizayn vb. bilgisayar teknolojisi dalları ile çeşitli tıp dallarını harmanlayarak multidisipliner bir faaliyet yürütmekte olan Schrödinger; Ivy League olarak ifade edilen Amerika’nın en itibarlı üniversitelerinde ve farklı kıtalarda birçok makale yayımlayan bilim insanları ve profesörleri de gerek bünyesinde gerekse yönetim kurulu ve danışma kurullarında bulundurmaktadır.
Şirketin CEO’su Ramy Farid, PhD, şirkete 2002 yılında katılmış olup 2017 yılında CEO görevini üstlenmiştir. Hakemli dergilerde 70 makalesi yayımlanan CEO’nun farklı biotech şirketlerinin de yönetim ve danışma kurullarında görevleri bulunmaktadır.
Schrödinger, 2022 yılı 2. çeyrek raporlarına göre 557 milyon dolar dönen varlıkları ve toplam 195 milyon dolar borcu ile nakit yakışı yüksek bir şirket için kısa vadede sermaye ihtiyacı doğmayacak bir finansal yapıya sahip gözükmekte. Son yatırımcı toplantısında yönetim de bunu ifade etmiştir. Şirketin zararlarını incelediğimizdeyse yaklaşık 35-45 milyon dolar çeyrek zararı açıklaması itibariyle de bu ifadenin yanlış olmayacağını öngörebiliriz. 2022 için toplam gelir öngörüsü 161-181 milyon dolar seviyesindeki şirketin bugün itibariyle piyasa değeri ise 1,55 milyar dolar seviyesinde bulunmakta.
Şirketin platform gelirleri senelik %11-20 arasında büyürken; şu an gelirden yüksek pay almasa da ilaç keşif gelirlerinin senelik %42-82 arasında büyüme çizgisinde oluşu şirketin ilaç keşifleri için motivasyonunu artırıyor olsa gerek.
Covid-19 salgını nedeniyle artık çoğumuzun aşina olduğu FDA onay yol haritasındaki (Keşif, Klinik Öncesi, Faz 1, Faz 2, Faz 3, FDA Onayı) süreçleri takip ettiğimizdeyse şirketin ortak programları ile 2010’lu yıllardan itibaren başladığı ilaç keşfi serüveninde Agios firması ile geliştirdiği ilaçların aldığı onay sonrası satış ve diğer pipeline ürünlerin bir kısmının da Faz 2 seviyesine kadar gelebiliyor olması, hem insanlık hem de yatırımcılar için umut vadetmekte.
Kıssadan hisse
Schrödinger firmasını klasik bir biotech firmasından ziyade bir teknoloji firması olarak konumlamak daha doğru olur kanaatindeyim. Geliştirdiği platformun müşteriler tarafından kullanımı -çok hızlı büyüme vadetmese de- stabil bir büyüme ile sabit gelir yaratırken, asıl fark yaratacağı alanın özellikle tek başına ve ortak programları ile yürüttüğü ilaç keşifleri olacağı kanaatindeyim. Özellikle tek başına yürüttüğü programların henüz çok erken aşamada oluşu şirket için kısa vadede negatif nakit akışı anlamına gelecektir, fakat ilerleyen yıllarda kuantum bilişimin de gelişmesi ve bilgisayarların verimliliğinin artması sayesinde Schrödinger, geliştirme sürelerini çok daha kısaltarak belki de insanlığın ‘çaresiz’ olarak nitelendirdiği hastalıklara çare bulunabilmesinin yolunu açacaktır.
Gerek maddi imkanlar, gerekse insan kaynağı ihtiyacı nedeniyle ülkemizde Schrödinger modelini benimseyebilecek ölçekte bir firma çıkması belki çok kolay değil; fakat yetişmekte olan insan kaynağımız ile belki biz de bir gün Schrödinger ile ortak programlar geliştirerek insanlığa fayda sağlayacak biotech firmaları yaratabiliriz.
Ülkemizde de data ve yapay zeka odaklı terapi, diyet ve ilaç geliştirme firmalarının adını erken aşamada çokça duymaya başladık. İlk aklıma gelenlerden, mikrobiyom bilimi üzerinden yapay zeka teknolojisi ile çözümler üretmeyi hedefleyen Enbiosis’e bu uzun soluklu yolculuklarında başarılar dilerim.
Son olarak bahsetmeden geçemeyeceğim; Schrödinger firması ismini -bizlerin Schrödinger’in kedisinden tanıdığımız- Nobel ödüllü Avusturyalı fizikçi Erwin Schrödinger’den almıştır. İnsanlık tarihinin kilometre taşlarında isimleri bulunan bilim insanlarının tüzel kişilere de isimlerinin veriliyor olması ile onore edilmelerinin yanı sıra, onları daha da ölümsüzleştirmek yeni nesiller için de belki ilham kaynağı olacaktır. Bu vesileyle matematik literatürüne kazandırdığı terimler ve kuramlar ile insanlığa katkı sağlayan ünlü matematikçimiz Ord. Prof. Dr. Cahit Arf’a ithafen; Türk asıllı girişimcilerin Estonya’da kurduğu İsviçre merkezli fintech firması Arf’a kendi adıma teşekkür eder, onlara da yolculuklarında başarılar dilerim.
Belki de şirketlerimize, apartmanlarımıza, hastanelerimize, mahallelerimize vb. aile soy ismi ya da siyasi figür isimleri yerine bilim insanlarımızın ya da sanatçılarımızın isimlerini daha sık vermek bir gence daha ilham verir ve ülkemizden daha çok evrensel figürler çıkarırız.
Dipnot: Yazarın yukarıda bahsi geçen hiçbir firmada yatırımı bulunmamakta olup önümüzdeki 6 ay içerisinde de olmayacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kanseri bitirecek ilacı geliştirmeye ne kadar yakınız?
22 Eki 2022

YAZARLAR

Sıtkı Kulak
Yazar @ Quando

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.

Gıda markaları, restoranlar ve kafeler, son dönemlerde giderek artan oranda yapay zeka üretimi görsellere başvuruyor. Fakat bu görseller, iştah açıcı görünmek yerine, “mide bulandıran” etkileriyle viral oluyorlar. Bu durum, dikkat çekici bir soruyu da gündeme taşıyor: Fotogerçekçi görüntüler üretme konusunda bu denli yetenekli hâle gelen yapay zeka modelleri, neden iştah açıcı yemek görselleri üretemiyor?

Türkiye, 15 yaş altına sosyal medya yasağını uygulamaya hazırlanırken yaş doğrulama için e-Devlet üzerinden token modeli gündemde. Çocukları sosyal medyanın zararlarından korumayı amaçlayan bu sistem, bütün kullanıcıların önce devletin kimlik altyapısından geçmesini gerektirebilir. Çocukları korumak amacıyla kurulan bu sistem, kullanıcıların kimliğiyle hesapları arasındaki bağı devletin elinde görünür hâle getirir mi? Yetişkinlerin anonimlik hakkı bundan nasıl etkilenecek?

Apple, her yıl Eylül ayında düzenlediği geleneksel lansman etkinliğini bu yıl 9 Eylül Çarşamba günü “Sürpriz ve Parıltı” sloganıyla hayata geçirdi. Etkinlikte ilk katlanabilir iPhone modeli iPhone Duo’nun yanı sıra iPhone 18 Pro, iPhone 18 Pro Max, Apple Watch Series 12, Apple Watch Ultra 4 ve AirPods 5 de tanıtıldı. Şirket ayrıca, en yeni mobil işletim sistemi sürümü iOS 27’nin çıkış tarihini de duyurdu.




