Melez bir ses: Takuya Kuroda

26 yıldır trompetini elinden düşürmeyen Takuya Kurado'nun Japonya'dan ABD'ye uzanan yolculuğu
Melez bir ses: Takuya Kuroda

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Geçtiğimiz hafta sonu iki belgesel izledim. Belgesellerin ilki, 82 gün boyunca Fransa’nın en güneyindeki Pireneler Dağı’ndan başlayıp en kuzeydeki Dunkirk’e kadar yürüyen ve bu yolculukta tanıştığı insanlara mutluluğun anlamını soran yönetmen Laurent Hasse’ye ait HAPPINESS... PROMISED LAND idi. Diğeri ise Güney Afrika’da okyanusa yaptığı dalışlar sırasında tanıştığı ahtapotun bir yıllık yaşam sürecine su altında eşlik eden Craig Foster’ın hikâyesini konu alan My Octopus Teacher idi. Konuları tamamen farklı olsa da merkezdeki yaratıcının adanmışlığı, üretme tutkusu ve izleyiciyi de içine alan dönüştürücü etkisi bakımından her iki belgesel de oldukça paraleldi.

Takuya Kuroda’nın 26 yıldır her gün trompet çaldığını öğrendiğimde, yaşadığı sürecin yukarıda bahsettiğim belgesellerin yaratıcılarıyla benzer olduğunu düşündüm. Hâlihazırda Fly Moon Die Soon isimli son  albümüyle birlikte müziğe duyduğu tutkuya ve yaşadığı değişimlere daha yakından bakmak istedim. Kendisi Keşif Sahnesi'nin yeni konuğu, tanışmak isteyenler önden buyursun.

Takuya Kuroda
Takuya Kuroda

Başlangıç noktası: Kobe ile Osaka arasında bir sahil şehri olan Ashiya'da doğup büyüyen Takuya Kuroda, 10'lu yaşlarındayken ağabeyinin trombon çaldığı caz grubunun provalarını takip etmeye başladı. Bu süreçte grubun trompet çalan birine ihtiyaç duyması, Kuroda’nın trompetle olan ilk deneyimini sağladı. O gün heyecanla eline aldığı trompetle bir daha asla ayrılmadı. Kısa sürede enstrümanla olan ilişkisini arttıran Kuroda, 20'li yaşlara geldiğinde başta Kobe olmak üzerek pek çok farklı şehrin caz kulüplerinde sahne almaya başladı. Caz kulübü performanslarının birinde dinleyiciler arasında yer alan ve profesyonel trompetçi olan Takashi Shimamoto ile tanıştı. O güne kadar kalıplar içinde en kusursuz sesi çıkarmaya odaklanan Kuroda, şimdilerde Laurie Frink ile birlikte kariyerine en çok etki eden kişi olarak gördüğü Takashi Shimamoto’nun yorumları sayesinde trompetle olan yolcuğuna sıfırdan başladı. Kuroda’nın "Shimamoto’nun yorumlarından sonra baştan sona her şey değişti. Yerimi ve yarattığım sesi kaybettim. Altı ay boyunca trompetten flüt gibi ses çıkardım. Fakat beni şimdiye getiren bu süreç oldu.” sözlerinde yaşadığı kırılıma dair çok detay var.

Tutkunun peşinden: Trompete dair kalıplarını yıkan Takuya Kuroda'nın, yeni deneyimler için ülke sınırlarını da aşması gerekiyordu. Bir bakıma konfor alanının dışına çıkmalıydı. 2003 yılında Berklee College of Music’te beş haftalık bir müzik kursuna katılarak ilk adımı attı. Kursun ardından New York’ta yaşayan kuzenini ziyaret eden Kuroda, bir ay boyunca Cleopatra’s Needle’daki tüm jam session’lara katıldıktan sonra tutkusuna hizmet edecek şehrin burası olduğuna karar verdi. Aynı yıl Manhattan’daki The New School’un Jazz & Contemporary Music programına kabul alan Kuroda için şehrin müziğe uzanan kapıları sonuna kadar açıldı.

Melez bir ses: The New School’daki yıllarını “Müziğimi genişletmem için harika bir yerdi. Otantik caz ağırlıklı bir eğitim yoktu. Çoğumuz folk, funk, hip-hop, Latin, salsa dâhil olmak üzere pek çok farklı türle ilgileniyorduk.” sözleriyle açıklayan Takuya Kuroda, okuldaki öğrenim sürecini şehrin müzik mirasıyla birleştirdi. Funk, Afrobeat, postbop, fusion ve hip hop’tan beslenen Kuroda, trompetiyle melez bir ses yaratmayı başardı. Bu sayede başta José James ve DJ Premier olmak üzere Greg Tardy, Andy Ezrin, Jiro Yoshida, Junior Mance gibi pek çok değerli ismin albüm kayıtlarına ve turnelerine dâhil oldu. Bu süreçteki gözlemleri ve deneyimleri, kişisel üretimlerinin yönünü belirledi. Onun için solo albümler hayatındaki virgüller gibiydi. Şarkıları, keşifleri ve değişimlerinin birer şahitleriydi.

Takuya Kurado - Fly Moon Die Soon
Takuya Kurado - Fly Moon Die Soon

Fırça darbeleri: 2010’da ilk uzunçaları Bitter and High’ı yayımlayan Takuya Kuroda, 10 yıla altı solo albüm sığdırdı. Özellikle 2014 yılında Blue Note Records etiketiyle çıkan Rising Son albümü, Japonya ve ABD merkezli hikâyesini tüm dünyaya açtı. Zamanla enstrüman olgunluğunu prodüksiyona kaydıran Kuroda, diskografisine kalın bir çizgi çekti. Onun için albüm süreci yeni bir formata dönüşmüştü. “Doğanın büyüklüğü ile insanlığın güzel müstehcenliği arasındaki ironi hakkında.” sözleriyle tanımladığı son albümü Fly Moon Die Soon, iki yıl süren bir yolculuğun ardından nihayet geçtiğimiz eylül ayında limana yanaştı. Trompetini farklı müzik türlerine daldırarak ahenkle fırça darbeleri vuran Takuya Kuroda, dinleyicisine benzersiz bir manzara sunuyor. Keyfini çıkarmanız dileğiyle…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

İzlanda'dan, New York'tan ve Londra'dan sevgilerle

İçindekiler: Elektronik müziği dönüştüren plak şirketi, İzlanda'da doğanın yüceliğini kabul eden bir yönetmen, sanat tarihinde sosyal mesafe

06 Kas 2020

İzlanda'dan, New York'tan ve Londra'dan sevgilerle

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları

Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

24 Ağu 2026

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları
DuendeDuende

HİKAYE

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Aslı Ildır

·

24 Ağu 2026

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Eda Solmaz

·

24 Ağu 2026

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Enes Köse

·

21 Ağu 2026

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?
DuendeDuende

HİKAYE

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.

Melike Bayık

·

21 Ağu 2026

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı