
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Mercedes-Benz, Kuzey Amerika’daki elektrikli araçlarının 2025’ten itibaren Tesla tarafından geliştirilen şarj teknolojisini benimseyeceğini ve önümüzdeki yıldan itibaren 12 binden fazla şarj noktasına erişebileceğini bildirdi. Daha önce Ford ve General Motors'un da benimseyeceğini açıkladığı Kuzey Amerika Şarj Standardı'na (NACS) katılmak için Volkswagen de görüşmelerde bulunuyor.
Ek bilgi: Şirket, elektrikli ve lüks araçlara olan talepteki artışın etkisiyle ikinci çeyrekte otomobil ve hafif ticari araç satışlarının yıllık bazda %6 artışla 515 bin 700’e ulaştığını açıkladı. Almanya merkezli otomotiv üreticisinin araç teslimatları, en büyük pazarı olan Çin’de %12 yükselerek 183 bin 600’a olurken, Almanya’da %23 artarak 58 bin 600 ve ABD’de %6 artarak 88 bin 100 oldu.
Dahası: Tesla, geleneksel otomobil üreticilerinin satışları artırmak için uzun süredir kullandığı bir strateji olan mevcut müşterilerin tavsiyeleri yoluyla alıcılara ekstra teşvikler sunan yeni bir programı küresel olarak kullanıma sundu.
📌 Editörün önerisi: Tesla, rekor küresel teslimat kaydetti
Öte yandan: Bloomberg'ün konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre Tesla, elektrikli araç bataryası üretimi yapan Şanghay’daki 20 bin kişilik fabrikasında işten çıkarmalar gerçekleştirecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Son dönemde kredi kartları ve ticari gayrimenkul kredileri bankalar için en büyük sıkıntı kaynağı iken, son zamlarla birlikte TOGG'un fiyatı 1 milyon 227 bin 500 TL'ye yükseldi
12 Tem 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.



