Metaverse: İnternetin geleceği


Gedik Yatırım’dan Enerji Sektörü İnceleme Raporu
Küresel ekonomiler, pek çok meseleyi aynı anda yönetmek durumunda kaldığı zorlu bir süreçten geçiyor. Dünyanın önde gelen ekonomileri, 1970'lerden bu yana ilk kez ekonomilerinde bu derece ağır bir 'enerji enflasyonu' baskısıyla karşı…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
28 Ekim 2021’de Mark Zuckerberg, Facebook’u Meta Platforms olarak yeniden markalaştırdı. Bu, çoğu kişi tarafından Facebook’un tekelleşme, yanlış haberler, kullanıcıları manipüle eden algoritmalar ve kişisel verilerin kullanımı gibi konularda gittikçe kabaran sicilinin üstünü örtmek için bir maskeleme girişimi olarak nitelendirildi. Birkaç hafta sonra, Microsoft ve Nvidia gibi şirketlerin de "metaverse" manifestolarını kamuoyuyla paylaşması ise henüz tam olarak anlaşılamayan bu kavramı; yatırımcılar, şirketler ve kullanıcıların odak noktası haline getirdi.
Morgan Stanley: New York merkezli yatırım bankası, metaverse’ü 8 trilyon dolarlık bir fırsat olarak nitelendiriyor; ancak bu fırsatın Meta ekseninde şekillenmesinden endişe ediyor.
Nvidia: Kaliforniya merkezli dünyanın en büyük yapay zeka ve grafik çipi üreticisi, geçtiğimiz ay yazılım geliştiricilere "Omniverse Enterprise" adı altında metaverse üzerine çalışabilecekleri yazılım araçlarını tanıttı.
Meta: Önceki adıyla Facebook’un CEO’su Mark Zuckerberg, şirketin önümüzdeki beş yılda bir sosyal medya şirketinden bir metaverse şirketine dönüşeceğini açıkladı. Ayrıca şirket, kâr amacı gütmeyen kuruluşlara “metaverse’ü bilinçli bir şekilde oluşturabilmek” adına 50 milyon dolarlık yatırım yaptı.
Microsoft: Şirket geçtiğimiz haftalarda Microsoft Teams isimli uzaktan çalışma ve eğitim platformunda 2022’den itibaren kullanılmak üzere Mesh adlı ürününü tanıttı. Mesh ile karma gerçeklik üzerinden holografik görüntüler ile toplantılar yapılacak ve dosyalar paylaşılacak.
Metaverse nedir?
Metaverse, birçok kişi için tam olarak algılanamayan ama ufak da olsa fikir sahibi oldukları bir “sanal dünyalar evreni”. Meta (ileri, öte) ve universe (evren) kelimelerinin birleşimi olan metaverse; kimilerince omniverse, kimilerince spatial internet (mekansal internet) veya the AR Cloud (artırılmış gerçeklik bulutu) olarak adlandırılıyor. Bu farklı isimlerden de anlaşılabileceği üzere metaverse; sanal dünyaların, artırılmış gerçekliğin, internetin ve diğer elementlerin birleştiği üç boyutlu kolektif bir sanal evren. Bedenlenmiş bir internet olarak da tasvir edilen bu evren, internetin geleceği olma potansiyeline sahip.
Günümüz teknolojileriyle kullanıcıların, erken aşamalarındaki bu evrenin içinde çeşitli aktiviteler yapabilmesi mümkün. Örneğin; Meta'nın ABD’li girişimci Palmer Luckey’den 2014'te satın aldığı Oculus VR (sanal gerçeklik) gözlükleri ile metaverse'e giriş yapılabiliyor. Meta'nın yanı sıra Google gibi birçok teknoloji şirketi de geçtiğimiz senelerde bu tip teknolojik aksesuarlara yatırım yaparak metaverse'e giden yolda ilk adımlarını atmıştı.
Metaverse: Vaatler
Her ne kadar teknoloji ve kullanıcı dinamikleri şu an buna el vermese de gelecekte metaverse'ün fiziksel dünyamıza tahmin bile edemeyeceğimiz şekillerde nüfuz etmesi bekleniyor. Bu evrenin sakinlerinin, günümüz teknolojisi dahilinde avatarlarıyla sanal ortamda alışveriş yapabilmesi, sinemaya gidebilmesi, eğitim alabilmesi veya ailesi ve arkadaşlarıyla vakit geçirebilmesi mümkün. Tüm bu aktivitelerin ötesinde metaverse'ün kişisel ve profesyonel ilişkileri de yeni bir boyuta taşıyacağı tahmin ediliyor. Mesela, mekanik parça geliştiren bir ekip, fiziksel olarak dünyanın farklı yerlerinde olsalar dahi metaverse'de aynı masada oturuyormuş gibi tartışıp ortadaki parçayı üç boyutlu bir şekilde inceleme imkânı buluyor.
Bu yeni yapılanma, blok zinciri temelli NFT’ler gibi dijital varlıkların da gittikçe önem kazanmasıyla iş dünyası ve ekonomiler için konumlandırılması gereken yeni bir cephe olarak ön plana çıkıyor. Peki, metaverse ne gibi imkânlar sunuyor?
Yeni etkileşim dinamikleri: Metaverse, gelecekte robotların ve kişisel sanal asistanların denkleme eklenmesiyle şirketlere tüketicileriyle yeni etkileşim imkânları sunmaya hazırlanıyor. Nitekim birçok şirket, şimdiden bu alanda çalışmalara başladı. Örneğin Nike, ABD merkezli video oyunu geliştiricisi Roblox ile iş birliği yaparak "Nikeland" adında bir sanal dünya oluşturmayı planlıyor. Nikeland’de kullanıcılar avatarlarını, Nike ürünleriyle giydirebilecek ve çeşitli spor aktivitelerine izleyici veya oyuncu olarak katılabilecek.
Fırsat eşitliği ve kapsayıcılık: Metaverse’ün engelli bireylerden tutun farklı coğrafi bölgelerde yaşayan bireylere kadar çoğu insanın daha dinamik bir şekilde işgücüne katılmasını sağlaması da muhtemel. Metaverse sayesinde şirketler, kaliteli işgücüne erişebilirken çalışanlar için de fırsat eşitliği sağlanarak fiziksel, sosyal ve ekonomik engellerin, görece daha kolay bir şekilde, üstesinden gelinebilecek.
Sürdürülebilirlik: Metaverse’ün paralel bir mekân yaratması ile tüketime ve ulaşıma bağlı çoğu emisyonun önüne geçilebileceği de öngörülüyor. Zira metaverse'ün, yakın gelecekte ulaşım ihtiyacımızı azaltması, en fazla kirleten sektörlerden biri olan moda sektörünü dijitale taşıyarak daha yeşil bir hale getirmesi ve sanat, eğlence ve turizm sektörünün nimetlerini salonumuza taşıması bekleniyor.
Metaverse gelecek vadediyor mu?
İnternetin ilk çıktığı yıllara gidersek bugünle kıyaslandığında ne kadar yol kat ettiğimiz aşikar. İlk başlarda sadece siyah bir ekranın üzerinde metinlerin sergilendiği bir platform olan internet, 90’larda iki boyutlu görsellerin eklenmesiyle yeni bir boyut kazanmıştı. Ardından 2000’lerde videoların internetin içinde yer almaya başladığını gördük. Bu esnada internetin sadece var olan bilgiye erişme amaçlı kullanılmasından, yeni bilgilerin bu platforma yüklenmesi ve bu bilgi akışının kullanıcılar arasında dinamikleşmesini deneyimledik. Burada bilgisayarların ve mobil cihazların gün geçtikçe daha güçlü hale gelmesi bütün bu dönüşümleri, daha doğal ve kolay hale getirdi. Gidişata baktığımızda ise üç boyutlu dinamik sanal dünyaların oluşumunun ve bu dünyaların fiziksel dünyamızla etkileşiminin, rotanın üzerindeki yeni duraklar olduğunu söylemek yanlış olmaz. Buradaki asıl mesele metaverse’ün gelecek olup olmadığı değil; ne zaman gelecek olduğu gibi görünüyor.
Tabii ki metaverse’ün önünde teknik ve yönetişimsel engeller de var. İlk olarak, internet altyapısının bu kompleks oluşumu destekleyebilecek şekilde gelişmesi ve 5G'nin kullanıma hazır hale gelmesi gerekiyor. Büyük teknoloji şirketlerinin gelişiminden ve insanların hayatlarındaki artan etki ve izleme potansiyellerinden ders çıkarılması, sağlıklı bir metaverse ekosistemi için gerekli. Blok zinciri ise hem güvenlik bağlamında hem de ekonomik bağlamda bu sorun için bir çözüm olacak gibi duruyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hangi sektörler, gelecek planlarını NFT evreninde şekillendiriyor? Facebook'un adını Meta olarak değiştirmesiyle gündeme gelen metaverse internetin geleceği mi?
26 Kas 2021

YAZARLAR

Oğuzhan Aydın
Writer @ Pareto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.




