

Ne istediğini bilenlere özel: Schweppes Tonic Water ile Cafe Platonic Schweppes Tonic Water ile Cafe Platonic Bugün apéro’nun mutfağında kahve, dostlar ve sohbet üçlüsüne Schweppes Tonic Water da dâhil oluyor ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz güzel anlara Cafe Platonic ile yeni bir yorum katıyor. Cafe Platonic hazırlanışı: Soğuk kahve mevsimi henüz bitmedi, bitemez. Ondandır ki bardağa bolca buz koyarak tarifimize başlıyoruz. Ardından apéro okurunun keşifli tatlar merakına iyi gidecek 10 ml çarkıfelek meyvesi şurubu ve 10 ml karışık kırmızı meyve şurubu ekliyoruz. Hemen ardından kahveyle kuracağı ilişkiye oldukça hazır olan Schweppes Tonic Water önden buyuruyor ve lezzeti taçlandırmak üzere mocktail ’in seyrini değiştiriyor. Schweppes Tonic Water ve ne istediğini bilenlenler olarak yerlerimizi aldığımıza göre, en keyifli anların aranan üçlüsünü tamamlayacak olan 30 ml espresso da karışıma ekleniyor. Unutulmayacak anlara eşlik edecek Cafe Platonic ’ten ilk yudumu aldıktan sonra platonik aşkları yeniden masaya yatırmak için hazırız. Afiyet olsun! Farklı Schweppes lezzetleriyle deneyebileceğin daha pek çok mocktail tarifiyle buluşmak istersen şuraya davetlisin. Evde geçirilecek her anı benzersiz kılmak üzere seni bekliyorlar.
Daha fazlasını öğren →
Renkli, dinamik, son derece aktif ve dünyanın en büyük metropollerinden biri olmasının yanında İstanbul, bir gastronomi tutkununun gezi listesinin en tepesinde yer tutacak birkaç şehirden biri olabilir. Yüzyıllar boyunca gittikçe genişlemiş zengin mutfak kültürü ve tüm klişelerin tam ortasında “batının ve doğunun kesişimini” yalnızca simgelemeyen aynı zamanda yaşatan bir şehir olarak İstanbul’un MICHELIN Guide'ına çok daha erken yıllarda girmesi dünyada kimseyi şaşırtmazdı.
Kültürel zenginliği ve tüm ikilikleri yeniden sorgulamamızı sağlayan heterojenliği bir kenara, İstanbul mutfak kültürünün esnaf lokantalarından fine-dining restoranlara uzanan geniş spektrumunda, şehrin MICHELIN listelerindeki herhangi bir şehirden çok daha farklı bir doğasının olduğunu söyleyebiliriz. Kökenleri 17. yüzyıl Avrupasına dayanan gastronomiyle binlerce yıllık, yüzlerce toplumu bir araya getirmiş bir yemek mirasını nasıl aynı şehirde birleştirebiliriz? İstanbul bu sorunun bazen iyi bazen kötü; bazen açık bazen kapalı; bazen kaotik, bazen de net bir şekilde verilmiş bir cevabı.
MICHELIN yıldızlarının dinamik dünyasından İstanbul’un kolektif lokanta kültürlerine, uluslararası bir “gastronomi statü evreninin” İstanbul gibi bir yerde nasıl inşa edilebileceği oldukça kapsamlı bir soru. Bir yandan kültürün gerçek taşıyıcılarını bir yandan da inovatif, yaratıcı, cesur, genç şefleri; bir yandan gelenekleri bir yandan da Batılı mutfak, pişirme tekniklerini aynı kefeye koyup bir sistem yaratmak İstanbul gibi bir yerde gerçekten güç. TURK’ün 2 yıldızla listeye girmesinin yanında Çiya’nın herhangi bir şekilde listede yer almamasını bu güçlüğün en iyi örneklerinden biri olabilir.
İstanbul’un gastronomi tarihi için kendine has dokusu bir kenara şehirdeki yaşamın her gün şaşırtmaya devam eden çeşitliliği 21. yüzyıl yaratıcı endüstrileri ve ekonomileri için bir kırılma noktasına dönüşebilir. Tamamen Batı merkezli ve çoğunlukla bireysel, neoliberal kökenlerden beslenen yaratıcı ekonomiler, İstanbul gibi kolektif ruhu her an taşıyan bir şehirde kendine yepyeni bir enerji bulabilir. Peru’nun yemek dünyasının merkezlerinden birine, Lizbon’un nomad’lerin yeni buluşma şehri hâline dönüştüğü bir zamanda; İstanbul’un dünyanın en önemli yaratıcı merkezlerinden birine dönüşmesi işten bile değil. Bunun gerçekleşmesi için de özgürlüklere, doğru ve adil teşvik politikalarına, özenli ve adil şehir planlarına ve her şeyden önce iyileşmeye ihtiyacımız var.
MICHELIN’in 11 Ekim 2022’de İstanbul listesini açıklaması tüm bunların başlangıcında olduğumuzun bir yansıması. MICHELIN’in İstanbul’a gelişi yalnızca şehrin sonraki yıllarda dünyanın en önemli yemek merkezlerinden biri hâline gelmesinin değil, MICHELIN gibi bir organizasyonun da katı Batılı kökenlerinin giderek yeniliklere, çeşitliliklere açıldığının, bunu yaparak da dünyadaki kültürel zenginliği çok daha açığa çıkarabileceğinin bir işareti. Dün gece itibarıyla şehre gelen bu dinamizmin, bir sektörün uluslararası standartlarda dünyada kendine bir yer bulması yalnızca ekonomik anlamda değil, “İstanbullu” olmanın, İstanbul’da üretmenin de anlamını bambaşka bir boyuta taşıyor. İstanbul’da üreten, pişiren ve sokakları, caddeleri, mahalleleri; bu şehri dünyanın en güzel yerlerinden biri hâline getiren tüm yemek sektörü çalışanlarına sevgilerle…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta menüde yıldızlar var: MICHELIN Guide İstanbul seçkisi dün açıklandı. Peki bu seçki nasıl değerlendiriliyor? MICHELIN'in İstanbul'a gelişi, bundan sonra İstanbul yeme-içme sahnesini nasıl etkileyecek?
12 Eki 2022

YAZARLAR

Orhun Canca
Aposto'nun kurucu ortağı ve CEO'su.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.

İstanbul ve Çeşme'de günün farklı saatlerine yayılan beş restoranı biraraya getirdik. Kimi ekşi mayalı ekmekle güne başlıyor, kimi uzun yaz sofraları kuruyor, kimi ise kokteyl barıyla geceye keyif katıyor. Ortak noktaları ise mutfak kadar atmosfere de önem vermeleri.
15 Ağu 2026

Ayvalık'tan 45 dakika uzaklıkta bir ada: Midilli'de nerede yenir, nerede kalınır, ouzo nerede içilir, neler gezilir? Feribot, kapıda vize ve sezon bilgileriyle, tüm mekanların adresleri ve Google Maps bağlantılarıyla eksiksiz Midilli gastrorehberi.
13 Ağu 2026





