Moda ve tekstil endüstrilerinde işbirliğiyle sürdürülebilirlik


Hayalini kurduğun dünyanın peşinde: Samsung’dan Solve for Tomorrow Samsung Electronics Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle düzenlenen Solve for Tomorrow yarışması , 8. sınıftan 12. sınıfa kadar tüm öğrencileri toplumsal sorunları çözmeye yönlendirerek öğrenmeyi heyecan verici bir deneyime dönüştürüyor. Program için başvurular 26 Ocak 2024’e kadar buradan yapılabiliyor. Nedir? Toplumun en acil sorunlarına ürettikleri projelerle çözüm arayacak gençler, kurdukları en az 2, en fazla 4 kişilik gruplarla ‘‘Solve for Tomorrow’’ programına katılım sağlayabilecek. Üç aşamadan oluşan programda dereceye giren takımlardan birinci takıma 100.000 TL , ikinci takıma 80.000 TL , üçüncü takıma ise 50.000 TL değerinde Samsung ürünlerinde kullanabilecekleri hediye çekleri verilecek. Detaylar: Program bu sene ‘‘İnsanlık’ ’ ve ‘‘Gezegenimiz’’ olmak üzere iki temayı içeriyor. Böylelikle hem insanlık hem de gezegenimiz için daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etme hedefini içerisinde barındırıyor. Neden önemli? Samsung'un 2010 yılında başlattığı Solve for Tomorrow , gençlerin yaratıcılığını ve yenilikçiliğini teşvik ediyor. STEM eğitimine olan ilgiyi ve yeterliliği artırmak için tasarlanan program, gençlerin içinde yaşadıkları dünyayı daha iyi anlamalarına ve toplumda ihtiyaç duyulan becerileri geliştirmelerine yardımcı oluyor. Ayrıca gençlere, iş gücü ve toplumun geleceğini şekillendirebilecek yetenekler kazandırılması hedefleniyor. Gelecekte istediğin dünyayı bugünden tasarlamaya başlamak için Solve for Tomorrow yarışmasına buradan başvurabilir, detaylı bilgiyi yine orada bulabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Sürdürülebilirlik sadece ekolojik bir sorumluluk değil—ekonomik ve sosyal boyutları da kapsayan kompleks bir kavram. Moda ve tekstil endüstrisi de buna paralel olarak çevresel ve sosyal etkileri azaltma çabalarını ifade eden sürdürülebilirlik anlayışını giderek daha fazla benimsiyor. Bu çabalar; doğal veya geri dönüştürülmüş malzemeleri kullanmayı, atık ve emisyonları en aza indirmeyi, ürünlerin yaşam döngüsünü uzatmayı ve çalışanlarla tüketicilerin refahını yükseltmeyi de içeriyor.
Endüstride güncel durum: Moda endüstrisi, insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının %10’undan ve küresel atık suyun %20’sinden sorumlu; havacılık ve nakliye sektörlerinin birleşiminden daha fazla enerji kullanıyor. Bu da dünya çapında yılda yaklaşık—ABD’nin yıllık su tüketiminin neredeyse yarısına denk gelen—93 milyar metreküp temiz su tüketimiyle sonuçlanıyor.
Küresel çevre kirliliği: Genel anlamda tekstil, giyim ve moda endüstrileri, tedarik zincirinin her noktasında küresel çevre kirliliğine önemli ölçüde katkıda bulunuyor. Örneğin kullanılan ham madde ve işlenmiş ürünler—lifler ve giysiler—çevre için oldukça zararlı.
Atık miktarları: Giysi üretimi ve taşımacılığı, genellikle gelişmekte olan ülkelerdeki ucuz işgücünden faydalanarak büyük miktarda atık ve sera gazı emisyonu üretiyor. Hızlı modanın tekstil endüstrisindeki atık miktarını ve çevresel etkileri artırdığı da özellikle vurgulanıyor.
İllüstrasyon: Canva Pro
Bir buluşma alanı olarak Sustainability Talks Istanbul 2023
Dolayısıyla sürdürülebilir ve döngüsel bir tekstil değer zincirine doğru ilerleyen sektör için paylaşım alanları önem kazanıyor. Döngüsel ekonomiye geçiş, küresel tekstil sektöründe gerekli olan dönüşümü tetikleyebilir ve sektörün sürdürülebilirlik sorunlarını hafifletebilir—Sustainability Talks Istanbul da bu yıl dördüncüsünü düzenlediği buluşmada alanında uzman konuşmacıların katkısıyla bunun altını çiziyor.
- Nedir: Sustainability Talks Istanbul, moda ve tekstil endüstrisinde sürdürülebilirlik konusunda farkındalık yaratmak ve çözümler geliştirmek için Orbit Consulting ve Kipaş Textiles işbirliğiyle düzenleniyor. 4 yıl içerisinde güvenilirliğini kanıtlayan platform, İTHİB’in de stratejik ortaklığıyla ham madde tedarikinden enerji ve su kullanımına, moda ve tekstil alanındaki zorluklara sürdürülebilir çözümler sunuyor.
- Yılın teması: Finlandiya Büyükelçiliği, Business Finland ve Hollanda’nın ülke partneri olduğu konferansın bu yılki teması "Etkileşim ve İşbirliği"ydi. Konferansın panelleri, üç konuya odaklandı: Yeni nesil elyaflar, yapay zekayla sürdürülebilirlik uygulamaları, tekstilde döngüsellik ve rejeneratif uygulamalar.
İllüstrasyon: Canva Pro
Neden bu konular: İnovatif çözümler ve sürdürülebilir adımlarla endüstrinin dönüşümü
Mevcut durumu ele alırken geleceğe yönelik umut verici bir vizyon sunmak ve yenilikçi çözümleri teşvik etmek, sektör için giderek daha önemli hâle geliyor. Bunun için sektörde başvurulan veya takip edilen inovatif yöntemleri gözlemlemek mümkün.
Örneğin yeni nesil elyaflar, bilimsel uygulamalar ve ekolojik endişeler bakımından büyük bir öneme sahip. Araştırmacılar yeni nesil tekstil liflerinde geleneksel optik liflere kıyasla yaklaşık 10.000 kat daha düşük geri saçılım oranı ölçüyorlar. Yapay zeka (AI), veri toplama yetenekleri sayesinde sürdürülebilir gelişim için değerli bir araç olarak sektörde yeni çözümlerin altyapısını oluşturuyor; düşük karbonlu malzemeler, yenilenebilir enerji üretimi ve depolama, iklim değişikliğine dirençli mahsuller gibi sürdürülebilirlik çözümlerinin keşfini ve gelişimini hızlandırabiliyor. Şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı olan AI araçları ve teknikleri de mevcut.
- Neden önemli?: AI kullanımı, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını 2.6-5.3 gigaton CO₂ eşdeğeri kadar azaltabilir ve şirketlere ek gelir ve maliyet tasarrufu sağlayarak 1.3- 2.6 trilyon dolarlık bir değer yaratma potansiyeline sahip.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), sürdürülebilir ve döngüsel bir tekstil değer zincirine doğru adil bir geçişin hızlandırılmasında stratejik liderlik sağlıyor. China Association of Circular Economy (CACE), tekstil atıklarının yaklaşık %15’inin yeniden kullanıldığını ifade ediyor. Yeni Bir Tekstil Ekonomisi: Modanın Geleceğini Yeniden Tasarlamak raporu da ekonomik, toplumsal ve çevresel açıdan daha iyi sonuçlar sunan bir tekstil sistemi için eylem planları sunuyor.
Panel çıktıları: Nicolas Prophte, Juliane Nowakowski ve Calvin Woolley
Bütün bunlarla ilişikli olarak STI 2023, sektörün sürdürülebilir bir geleceğe doğru nasıl ilerleyebileceği üzerine bir vizyon ve eylem planı için etkileşim alanı sağlıyor. Calvin Klein ve Tommy Hilfiger gibi büyük markaların sürdürülebilir üretim ve inovasyon konularında öncü adımlar atması için çalışan Nicolas Prophte gibi isimleri ağırlayan etkinlik, İdil Ertürk’ün sorularını yanıtladı:
İzlenebilirlik teknolojisi ve tam şeffaflık çok önemli, ancak markaların çiftçilere ve geri dönüşüm firmalarına yıl yıl, hasat hasat sürekli destek vermesi gerekiyor. Bu uzun vadeli taahhüt, sürdürülebilir uygulamalar için gerekli.
İllüstrasyon: Canva Pro
Sürdürülebilirlik stratejisi, KSS ve kurumsal gelişim uzmanı Juliane Nowakowski, bütünsel sürdürülebilirlik stratejisini geliştirerek tanımlanan hedeflere ulaşmak için çeşitli önlemlerin hayata geçirilmesini sağlıyor—buna kurum kültürü özelinde sürdürülebilir yaklaşımı içselleştirmek de dahil:
Sürdürülebilirlik konusunu, çalışanlarla yaptığımız her toplantıya ve her yönetim toplantısına dahil etmeye özen gösteriyoruz. Bu konuyu hem yukarıdan aşağıya hem de aşağıdan yukarıya doğru ele alıyoruz. Ayrıca, bu karmaşık konu hakkında daha fazla bilgi sağlamak için farklı departmanlarla derinlemesine oturumlar düzenliyoruz. Ne yaptığımızı ve sürdürülebilirlikten bahsederken ne anladığımızı düşünmek için temel bir ortak anlayış oluşturmak zaman alıyor. Bu konuyu sorgulayan insanlar her zaman olacak, bu açık. Ancak ilerleme kaydedildiğini görmek ve mesajı yaymamıza destek olan daha fazla insan görmek cesaret verici.
Benzer şekilde IKEA Genel Merkezi’nde Tekstil Döşeme Kategorisi alanında Sürdürülebilir İşletme Müdürü olarak görev alan ve 28 Kasım’da konuşma yapan Calvin Woolley de perakende sektöründe sürdürülebilir iş modellerinin nasıl geliştirilebileceği ve bu değişimin sektör geneline yayılırken nasıl bir etkisi olduğu üzerine duruyor:
Geleneksel bir zihniyetle karşı karşıya kaldığımız çok sayıda zor durum yaşıyoruz. Bu zihniyet kendini "Şimdiye kadar hep böyle yaptık, bunu değiştiremezsiniz" şeklinde ifade ediyor. Özellikle tekstil endüstrisi gibi eski ve geleneksel sektörlerde bu direnç daha belirgin. Değişikliğin imkansız ve maliyetli olduğu sıklıkla savunuluyor. Ancak maliyetin sadece finansal olmadığını ve değişimin gerçekten mümkün olduğunu keşfediyoruz. Karşılaştığımız en büyük engel, bu zihniyeti değiştirmek ve değişime açık anahtar kişileri bulmak.
Dolayısıyla sürdürülebilirliği içselleştirmek için gereken sektörel deneyimler ve etkileşim alanları oldukça kıymetli. STI 2023, döngüsel ekonominin önemini ve bu alandaki yenilikçi çözümleri vurgulamasıyla öne çıkıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sustainability Talks Istanbul (STI 2023) Salı günü düzenlendi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP28) dün başladı.
02 Ara 2023

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Birçok Avrupa kentinde sıcaklık rekorları peş peşe kırılırken kıtada sıcağa bağlı ölüm sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla orantısız derecede yüksek seyrediyor. Peki neden?




