

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İnsanlara sorarsanız çoğu seçimlerini ‘mutlu olmak için’ yaptıklarını söylerler. Çoğumuz buna gerçekten inanıyor da, ama gelin görün ki seçimlerimiz her zaman bizleri mutlu etmiyor. Zaman zaman devletler ve OECD gibi uluslararası kuruluşlar gelir, sağlık, eğitim gibi kriterlere dayanarak dünyanın en mutlu ülkelerini açıklıyorlar, ama bu yaklaşım da paternalistik bulunduğu için eleştiriliyor. Peki nedir gerçekten bizi mutlu eden?
İşte tüm bu soruların ışığında insanın iyi olma halini ölçmek için giderek yaygınlaşan başka bir metot var, adı öznel iyi oluş, mutluluk ve hayat memnuniyetinin karışımı. Bu metoda göre, hepimizin mutluluğu da, memnuniyeti de biricik ve öznel. Gerçekten mutlu musunuz ve hayatınızdan memnun musunuz sadece size sorularak bilinebilir. Sormak dışında yazdıklarınız, göz bebekleriniz, kan veya idrar testinden ölçülebilen bazı hormonlara bakılarak da tespitler yapılabilir. Bu metodla yapılan bazı çalışmalardan insanı düşündüren sonuçlar oraya çıkıyor:
- Gelir: İnsanın mutluluğunu belirleyici en önemli etkenlerden biri gelir, ama belli bir seviyenin üzerine çıktıkça, para hayat memnuniyetini arttırsa da sanıldığı kadar mutluluk üzerinde etkili olmuyor. İnsan hep kendisini çevresiyle karşılaştırıyor. Hep beraber zenginleşmek çok da insanı mutlu etmiyor.
- Sağlık: OECD’nin anketine göre ülkemizde insanlar mutluluklarını belirleyen birincil unsura sağlık cevabını vermiş. Hem fiziksel hem akıl sağlığımız iyi olma halimizi oldukça etkiliyor.
- Kişisel Özellikler: Kişisel özelliklerimiz, yaşımız ve genetiğimiz de mutluluğumuz üzerinde önemli bir unsur. Gençlikte ve yaşlılıkta daha mutluyken orta yaşla gelen derin bir mutsuzluk tüm dünyada yaygın. Kadınlar erkeklere göre genel olarak daha mutlu. Özgüveni yüksek olanların depresyona girme oranı ise daha düşük.
- Çalışma Hayatı: İşsizlik erkekleri daha çok etkilemekle beraber herkesin mutluluğu üzerinde oldukça negatif bir etkiye sahip. Çalışanlar da ise belli bir saate kadar çalışma saati arttıkça mutluluk da artarken, bir seviyeden sonra ise düşüşe geçiyor. Burada da iş-hayat çalşma dengesi önemli rol oynuyor. İşe gidip gelirken yolda harcanan zaman arttıkça da iyi olma hali negatif etkileniyor.
- Evlilik, Çocuk ve Sosyal İlişkiler: Genel olarak yalnızlık bizi mutsuz ediyor. Çalışmalarda önemsediğimiz, yakın ilişkiler içerisinde olmanın bir dizi yüzeysel ilişkiler yaşamaktan daha iyi olduğundan bahsediliyor. Boşanma veya eş kaybı ile derin bir mutsuzluğa düşülse de birkaç sene içinde insanın değişime adapte olduğu ve yine eski mutluluk seviyesini yakalayabildiği görülmüş. Tabi bu adaptasyon süreci kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor. Bilimsel çalışmalara göre çocuk sahibi olmanın iyi olma halimize etkisi karışık. Çocuk sahibi olmak mutluluk seviyemizi düşürürken, hayatımızdaki anlam ve amaç arayışını doldurabiliyor.Arkadaşlarla ve aileyle sosyalleşme ise bizi mutlu edenler arasında yer alıyor.
- Ekonomi ve Politika: Yaşadığımız yerdeki ekonomik krizler, yüksek enflasyon bizi mutsuz ediyor. Demokrasi ve hayat memnuniyeti arasında ise pozitif bir ilişki var.
- Gönüllü çalışma, yardımlaşma, düzenli dini aktivitelere katılım, düzenli spor mutluluğu arttıran etkenlerden.
- Çevre ve Doğa: Yeşili bol olan alanlarda yaşamak da insanın iyi olma haline pozitif etki ediyor, fakat yapılan çalışmalara göre insanların doğanın mutlulukları üzerindeki etkisinin çok da farkında olmadığını gösteriyor. Örneğin kapalı alanda yürüyüş yapmaya göre, açık alanda yeşili bol alanlarda yürümek insana çok daha iyi gelse de çoğumuz bu seçimi günlük hayatta uygulayacak kadar farkındalığa sahip değiliz. Yeşilin mutluluğumuz üzerindeki olumlu etkisi ile ilgili farkındalık arttıkça ve doğada daha çok zaman geçirdikçe, kişinin çevreyi koruma isteğinin arttığı ve çevre dostu alışkanlıkları daha kolay edindiği tespit edilmiş. Bütün bu bilgiler ışığında şehirlerin yeşil alanlarını arttırmanın sadece çevresel değil, toplumun mutluluğu için de kilit bir öneme sahip olduğunu söyleyebiliriz.
İnsanın iyi olma halini etkileyen faktörler düşünüldüğünde, politikalar toplumun mutluluğu üzerine yoğunlaşırsa, aslında sürekli büyümenin pompalandığı tüketici düzenden çok daha farklı bir noktada buluşulabilir. Dünyayı kurtarmanın yolu geleneksel ekonomi politikalarından değil de, mutluluk politikalarından geçiyor olabilir. Ne dersiniz, bir de böylesini deneme zamanı gelmedi mi?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
IPCC Raporu, Ormanda Gezintiler, İlham Veren Girişimler ve daha fazlası
31 Mar 2023

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







