🎛️ Müziği üretenler: Posh Isolation

Müzik sahneleri öldü mü? Posh Isolation'ın net bir cevabı var: Hayır.
🎛️ Müziği üretenler: Posh Isolation

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Müzik sahneleri öldü mü? Bunun cevabını vermek benim için kolay değil. Zira bir taraftan günümüzün gittikçe bireyselleşen müzik yapım sürecinde bir arada olmayı önceleyen, yerelden temellenerek dayanışmacı komüniteler oluşturan girişimlere rast gelmek oldukça zor. Diğer taraftansa müziğin bireyleri markalaştırarak onları dışarıdaki hayatın akışkanlığından, sokağın yaratıcı üretim ağlarından, "kendin yap" ethos'undan soyutlayan günümüzün müzik endüstrisine rağmen karşı bir kültür önermeyi hâlâ başarabilenler var. 

Ve bunlar; her ne kadar çoğunlukla gölgeler altında, spot ışıklarının uzağında çalışmak durumunda kalsalar da günümüzün kimi başkentlerinin kültür-müzik topraklarını derince kazmak beklenmedik keşiflere kapı açabiliyor. İşte onlardan biri, Kopenhag'ın avangart müzik ve sanatının verimli üretimlerinin nabzını tutan; öte yandan da çağdaş sanatın ve tasarımın müzikle kesişen pratiklerine alan sağlayan bir plak şirketi, yani: Posh Isolation.

Posh Isolation'ın kurucuları. Soldan sağa Loke Rahbek ve Christian Stadsgard. | Fotoğraf: Emilia Maria Staugaard

Posh Isolation'ın doğumu

2004-2005 yıllarıydı. Loke Rahbek ve Christian Stadsgaard, Stadsgaard'ın Kopenhag'ın küçük bir sanat mekânında düzenlendiği bir konserde buluştu. Rahbek henüz 15-16 yaşlarında, Stadsgaard ise 30'larının başındaydı. O sıralarda noise müziğinin varlığıyla yeni yeni haşır neşir olan Rahbek, zengin bir işbirliğine dönüşecek olan ve hâlihazırda 14. yılını doldurmuş Rahbek & Stadsgaard ortaklığından habersizdi. 

Loke, Posh Isolation'a çıkacak yolu vokallerinde olduğu hardcore punk/black metal grubu Pruneface/Sexdrome'la aldı. 2000'lerin ikinci yarısının sonuna doğru Pruneface adıyla Mystery Machine, Sexdrome adıyla ise Sexdrome kısaçalarlarını çıkaran Rahbek'in üretimlerinin fiziksel baskıları üzerinde taptaze bir şirketin ismi -Posh Isolation- yazıyordu. Ancak şirketin an itibarıyla 300'den fazla yayınla dolu kataloğunun tepesine yazılan bu işler, Posh Isolation'ın ödünç kayıt ekipmanlarıyla yaptıkları kaset baskıların mütevazı yapımcılığının ilk örnekleri değildi.   

Loke Rahbek ve Christian Stadsgaard, onlar için uzun soluklu bir projenin kapılarını sonuna kadar açan, Rahbek'in "esrik" diye tabir ettiği birkaç hafta geçirdi. 2009'un yazında, Loke'nin Christian'dan yapımcılık ipuçları almak isteyerek kurdelesini kestiği buluşma "...birkaç saat sonra kendine özgü bir dil geliştirdi". Ortaya ikilinin diskografisine altı albüm sığdırdığı Damien Dubrovnik çıkarken grubun yayımladığı ilk albüm Songs for Loviatar, adını Belle and Sebastian'ın The Boy With the Arab Strap şarkısının bir dizesinden alan Posh Isolation'ın da doğumunu müjdeledi.

"...Colour my life with the chaos of trouble
'Cause anything's better than posh isolation..."

Belle and Sebastian, The Boy With the Arab Strap

Songs for Loviatar, Damien Dubrovnik

Damien Dubronvik'in endüstriyel ve noise müziğin deneyimsel pratiklerini bir araya getiren çekirdeği, Posh Isolation'ın da müzikal şemsiyesinin iskeletini oluşturdu. "Danimarka'da hiçbir 'endüstriyel' plak şirketi yoktu. Böylesi bir şirketin peşine yurt dışına düşmektense burada bir tanesi üretmeyi tercih ettik." diyen ikili; hiyerarşik olmayan, kısıtlı sayıda kuralların eşlikçiliğinde kolektif bir şekilde yürütülen Posh Isolation'ı kurdu. Kopenhag'ın dehlizlerinde tomurcuklanarak köklerini yerel ve hemfikir müzisyenlere uzatacak komüniter bir sahnenin hayalini kuran Rahbek ve Stadsgaard, bunu başardı. 

Dostluğu, sokağa çıkarak ve dışarıyı keşfederek yakalanılabilecek bağların yaratıcı yakınlaşmalarını önceleyen Posh Isolation'ın bir Sanatçı ve Repertuvar (A&R) ekibi ya da yöneticisi yok. Bunun yerine "insanları tanımayı ve onlara çeşitli şekilleri alabilecek sanat icralarını sergileyebilmeleri için bir platform sağlamayı seven" şirketin müzik kataloğu bu yaklaşımın kanıtı olan isimler, işbirlikleri ve yaratıcı ortaklıkların hikâyeleriyle dolu.


Fotoğraf: Steph Wilson

Elias Bender Rønnenfelt


Danimarka'nın Kopenhag'da yeşeren niş ve butik post-punk sahnesine Iceage grubuyla Nick Cave & The Bad Seeds-vari şairane blues dokunuşları getiren Elias Bender Rønnenfelt, Posh Isolation'la 2010'lu yılların başına giden bir geçmişe sahip. 

Rønnenfelt'in 2010 yılında başlattığı ve vokallerine geçtiği, müzikal olarak Iceage'le yakınlaşarak punk'ı Rønnenfelt'in şiirselliğinde somutlaşan piyano baladlarıyla buluşturan The Marching Church; ilk adımlarını Posh Isolation'la attı. At Night (2010) ve Throughout the Borders (2012) kısaçalarları, grup Sacred Bones'la anlaşarak albümler yayınlanmaya başlamadan önce Posh Isolation'ın kataloğuna ilk sıralardan giren üretimlerden oldu. Diğer yandan Rønnenfelt'i Loke Rahbek'le buluşturan Vår ve Contour grupları, Rønnenfelt'in punk blues'tan uzaklaştığı; endüstriyel, deneysel, noise ve avangart elektronik müzik evreniyle buluştuğu projeler olarak Posh Isolation şemsiyesi altında yayınlar çıkardı.


Fotoğraf: Traianos Pakiuofakis 

Loke Rahbek


Envaiçeşit mahlaslar altında Posh Isolation'ın en üretken ve katılımcı ismi olan Loke Rahbek, 2009'dan bu yana dur durak bilmeden plak şirketinin nice solo ve kolektif üretimlerinin arkasına geçti. Yves Tumor'ın şimdiden bir klasik Safe in the Hands of Love albümünün post-endüstriyel "gürültü-ses" motiflerini örenler arasında da yer alan müzisyen, Croation Amor ve Hvide Sejl adıyla yürüttüğü solo çalışmalarla öne çıktı. Dahası Rahbek, bir üyesi olduğu ya da ortaklık kurduğu Body Sculptures, Lust for Youth, Damien Dubrovnik ve Olymphia gibi birçok Posh Isolation tedrisatlı projeyle ambient, minimal synth, drone, power electronics ve ötesi boyunca deneysel yenilikçilikler yaratmaya devam ediyor.


Kaynak: pioneerworks.org

Puce Mary


Puce Mary, doğum adıyla Frederikke Hoffmeier, Posh Isolation'ın küçük ama bereketli çekirdek kadrosunu oluşturan isimlerden biri. Şirketle Amstardam'da yaşarken kaydettiği amatör kasetleri Rahbek'e göndererek taşınan Hoffmeier, solo projesi Puce Mary'yle 2010'dan 2016'ya değin Posh Isolation çatısı altında 5 albüm ve birkaç kısaçalar yayımladı. Öte yandan Posh Isolation'ı bir sahnenin merkezi yapan tanışıklıklar ve yaratıcı işbirlikleri; Hoffmeier'ı Rohbek'le Body Sculptures'ta, Elias Bender Rønnenfelt'le ise Contour gruplarında buluşturdu. Tıpkı Rohbek gibi Yves Tumor'la Safe in the Hands of Love albümünde bir araya gelen müzisyen, Tumor'ın erken kariyerinin plak şirketlerinden PAN etiketiyle çıkardığı The Drought albümüyle Posh Isolation okulunun yıldızı en parlak öğrencisi oldu. 


Fotoğraf: Halfdan Venlov

Lust for Youth


Posh Isolation'ın Kopenhag'dan açılarak İskandivanya'ya yayılan müzisyen ağının ilk temsilcilerinden olan Lust for Youth, şirketin müzikal evrenine Croation Amor'la düet albümleri Pomegranete ile girdi. Grup, minimal tekno beat'lerinden temellenen lo-fi ambient atmosferikliğiyle Posh Isolation kataloğunun kişisel favorileri arasında başı çekenlerden. Lust for Youth, Göteborg'da başladıkları yolculuklarını şu sıralar Kopenhag'da sürdürken erken dönem deneysel ses manzaralarını synthpop, alternative dance ve euro house gibi janrların popüler elektronik kompozisyonlarıyla değişmiş durumda. Grubun bugün yayımlanan son teklisi de hemen burada.


Fotoğraf: George Nebieridze

Varg²™


Varg²™, doğum adıyla Jonas Rönnberg, Posh Isolation'ın dayanışmacı ve işbirliklerinden güç alan vizyonunu İsveç'te yankılatan, şirketin Kopengah'dan genişleyen etki alanını bir "İskandinavya bağımsızına" dönüştüren öncü isimlerden oldu. Zira Posh Isolation'la geçmişi 2014 yılına, İsveç'in Norberg festivaline giden Rönnberg; bir parçası olduğu Northern Electronics plak şirketiyle Posh Isolation arasında katmanlaşarak çeşitlenen simbiyotik bir sürecin baş aktörleri arasında. 

Loke Rahbek'in elektroakustik ve ses sanatının ünlü merkezlerinden EMS Elektronmusikstudion'daki misafir öğrenciliği, Rönnberg'le Rahbek'i Body Sculptures adını alacak bir proje için buluşturdu. Hâlihazırda bir Christian Staadsgard düeti olan Posh Isolation etiketli ilk işi The Gates of Hermès'i yayımlayan Rönnberg, şirketten ilk solo uzunçaları Ursviken'i ve ve Body Sculptures'ın çıkış albümü The Base of All Beauty Is the Body'yi aynı yıl (2015) içinde çıkardı.


Yukarıda listelenen müzisyen ve müzik gruplarından Posh Isolation etiketli Duende favorisi şarkılar, Müziği üretenler: Posh Isolation çalma listesinde bir araya geliyor. Keyifli dinlemeler!

Dinle


Duende seçkisiyle yetinemezsen Posh Isolation kataloğundan onlarca ismi bir araya getirerek şirketin müzisyenlerine ve müzik gruplarına engin bir retrospektif sunan bir diğer çalma listesine de buradan kulak vermeye başlayabilirsin.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?