Müzisyenlerin Filistin'e destek çağrıları artıyor

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Müzik dünyasından birçok ismin Filistin’de yaşananlara dikkat çektiği bir haftayı geride bıraktık. Birçoğu sessizliğini korusa da bazı müzisyenler bozulacak reklam anlaşmalarını ve büyük şirketlerin kurduğu baskıyı pek de umursamıyor gibi. Macklemore’un yeni şarkısı ve Eurovision’da yaşananlar da müzik camiasında önümüzdeki dönemde “Filistin'e Özgürlük” çağrısını daha fazla duyacağımıza işaret ediyor.
Oslo’da bir gece kulübünden içeri giriyorum. Headliner olan DJ’den hemen önce Suriyeli başka bir sanatçı çıkıyor. DJ, set aralarında zılgıt çektikten hemen sonra “Free Palestine” diye bağırmaya başlıyor. Farklı kültürlerden onlarca kişi bu slogana eşlik ediyor. Filistin asıllı shamstep ve elektronik müzik grubu 47Soul’un bir şarkısı eşliğinde Filistin bayrakları sallanıyor. Oslo’daki bir başka gece kulübünün kapı girişinin hemen üzerinde bir Filistin bayrağı asılı. Bu kuzey şehrinde rave dinlemeye gittiğimiz bir kulüpte yaratılmaya çalışılan politik farkındalığa şahit oluyoruz. Fakat her Batı şehrinde işler Oslo’daki gibi yürümüyor. En azından geçen haftaya kadar yürümüyordu…
Müzik endüstrisi Ukrayna-Rusya savaşında tavrını net bir şekilde belli ederken İsrail’in Filistin’i işgal etmesinin ardından derin bir sessizliğe şahit olduk. 96. Akademi Ödülleri’nde Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar kazanan Zone of Interest'in yönetmeni Jonathan Glazer, Gazze’deki İsrail saldırılarına ve işgaline tepki gösterdi. Bunun üzerine 450’den fazla Yahudi Hollywood çalışanı yönetmeni kınayan bir açık mektuba imza attı. Öte yandan bu yılki Grammy’lerde Gazze konusuna değinilmedi bile. Sanatçıların konuştukları takdirde sponsorluk anlaşmalarının sonlanmasından, reklam kampanyalarının iptal edilmesinden korktukları, bağlı oldukları plak şirketleri tarafından üzerlerinde baskı oluşturulduğu iddia edildi.
Örneğin Berlin’deki queer, feminist ve göçmenlerin sesi olan kültür merkezi Oyoun, Gazze’deki savaşa ilişkin sert duruşu nedeniyle Berlin Senatosu tarafından adeta cezalandırıldı. Senato, merkeze aktarılan yıllık 1 milyon avroluk fonu geri çekti. Kadrosunda göçmenleri barından kültür merkezindeki birçok çalışan işsiz kaldı.
Benzer şekilde Filistin’in mücadelesine destek için konserlerinde kefiye takan Arabian Panther’in Berlin’in ünlü gece kulübü Berghain’daki etkinliği iptal edildi. Arabian Panther, Berghain’ın bir sanatçının siyasi ifadesini sansürlüyormuş gibi görünmemek için tüm etkinliği iptal etmeye karar verdiğini iddia etti.
'Elinizde kan var'
Bugüne kadar sektörden birçok isim Filistin’e açık desteğini dile getirdi. Geçen yılın sonunda Gazze’de ateşkes çağrısı yapan Musicians for Palestine oluşumunun açık mektubunun altında 6 binin üzerinde müzisyenin imzası bulunuyor. Geçen hafta Seattle çıkışlı Macklemore’un yayınladığı Hind’s Hall şarkısı ve Eurovision Şarkı Yarışması sırasında yaşananlar da müzik endüstrisinin artık sesini yükseltmeye karar verdiğinin somut göstergeleri olarak okunabilir.
Macklemore, Filistin’e ve ABD üniversitelerinde İsrail’in Gazze’deki işgaline karşı düzenlenen protestolara katılanlara destek için yaptığı Hind’s Hall’u yayımlamasının hemen ardından sosyal medyanın gündemine oturdu. Şarkı adını protestoların devam ettiği Columbia Üniversitesi binasından alıyor. Öğrenciler Filistin eylemleri sırasında işgal ettikleri Hamilton Hall binasının adını, Gazze’de ailesiyle birlikte öldürülen 6 yaşındaki Hind’e ithafen Hind’s Hall olarak değiştirdi. Parçanın beat’leri ise Lübnan’ın efsanevi ismi Fairouz’un Ana La Habibi şarkısına ait.
Macklemore, şarkı sözlerinde Filistin halkına yönelik soykırımın suç ortakları arasında ABD hükümetinin de bulunduğunu söylüyor ve ülkenin duruşunu daha önce hiçbir rapçinin yapmadığı kadar sert ve cesur bir dille eleştiriyor. Şarkıda polisin Filistin yanlısı öğrencilere uyguladığı şiddete ve Filistin yanlısı içeriklere uygulanan sosyal medya sansürüne de yer veriliyor. Macklemore, Joe Biden’a “Elinizde kan var” derken kendisine oy vermeyeceğini de belirtiyor.
Sanatçı ayrıca müzisyenleri Gazze’deki savaş hakkında sessiz kalmakla suçluyor:
“Yet the music industry’s quiet, complicit in their platform of silence
What happened to the artist? What d’you got to say?
If I was on a label, you could drop me today
I’d be fine with it ‘cause the heart fed my page
I want a ceasefire, fuck a response from Drake
What you willin’ to risk? What you willin’ to give?
What if you were in Gaza? What if those were your kids?
If the West was pretendin’ that you didn’t exist
You’d want the world to stand up and the students finally did, let’s get it”
Son dönemde rap müzik dünyasının bir numaralı gündemi Drake ve Kendrick Lamar’ın birbirlerine gönderme yaptıkları şarkılar. İkili bir aydır birbirlerine diss attıkları yeni şarkılar yayımlayarak özel hayatlarına dair suçlamalarda bulunuyor. Macklemore da bu iki rapçinin Filistin konusundaki sessizliğinin ne kadar aciz olduğuna dair göndermelerde bulunuyor ve ikilinin sözlü çatışmasının Gazze’deki gerçek çatışmayı gözden kaçırdığına dikkat çekiyor.
Şarkı sözlerindeki bir başka dikkat çekici nokta da sanatçının bu şarkıyı büyük bir plak şirketine bağlı olmaması sayesinde yayımlayabildiğinin altını çizmesi. Macklemore, parçadan elde edeceği tüm geliri de UNRWA’ya (Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı) bağışlayacağını duyurdu. Rage Against the Machine gitaristi Tom Morello, şarkıyı öven bir yazı paylaştı. Macklemore ise geçen günkü Avustralya konserinde Filistin bayrağı açarak şarkıyı ilk kez canlı olarak seslendirdi.
'Bu suça ortak olmayı reddediyoruz'
Mart ayında Teksas’ta düzenlenen dünyanın en büyük festivallerinden SXSW sırasında onlarca sanatçı ve konuşmacı, İsrail’e destek veren ABD ordusunun etkinliğin ana sponsorluğunu protesto etmek amacıyla sahne almayacağını duyurdu. Bunların arasında Sprints, Scowl, OK Shalom, Squirrel Flower gibi gruplar yer alıyordu. Squirrel Flower’ın vokali Ella Williams, “SXSW’nun savunma sanayi ve endüstrisiyle bağlarını protesto ediyoruz ve Filistin halkını destekliyoruz. Bu suça ortak olmayı reddediyorum” dedi.
Massive Attack, Fontaines D.C. ve Young Fathers tüm geliri Gazze için Sınır Tanımayan Doktorlar’a bağışlanacak, Ceasefire isimli EP’nin 1 Haziran’da yayınlanacağını duyurdu.
Londra’nın elektronik müzik sahnesinde önemli yere sahip 300’e yakın DJ, prodüktör, kolektif ve mekan, “İsrail’in Gazze’ye yönelik acımasızca devam eden saldırısına karşı acilen sesimizi yükseltmemiz lazım” çağrısında bulunan açık bir mektuba imza attı.

Fotoğraf: SkyNews
Tarihin en olaylı Eurovision’u
Cumartesi günü İsveç’in Malmö şehrinde düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması ise tarihinin en politik ve en olaylı anlarına sahne oldu. Yarışma yetkililerinin Filistin’e dair her söz ve simgeyi yasaklamaya çalışmasına rağmen organizasyon Gazze’nin sesinin en çok duyulduğu küresel etkinliklerden biri oldu. Eurovision, 2022’de Rusya’yı yarışmalardan süresiz olarak men etmişti. Aynı yaptırımın İsrail’e uygulanmaması birçok ülke tarafından eleştirildi.
Malmö sokaklarında bir hafta boyunca Filistin’e destek protestoları düzenlendi. İsrail’in temsilcisi Eden Golan’ın October Rain isimli şarkısı Hamas’ın 7 Ekim saldırısına göndermede bulunduğu gerekçesiyle komite tarafından kabul edilmedi ve sanatçı yarışmaya Hurricane adlı şarkıyla katıldı. Golan, gece boyunca yuhalandı ancak seyircinin sesi yayına verilmedi. Filistin bayrağı sallayan seyirciler ise Malmö Arena’dan dışarı çıkartıldı.

Fotoğraf: Getty Images
“United by Music” sloganıyla yola çıkan yarışma, protestolar nedeniyle “United by Gaza” olarak anıldı ve Eurovision komitesi iki yüzlülükle suçlandı. Yarışma haftası boyunca birçok sanatçı sosyal medya hesaplarından büyük baskı altında olduklarını ve hayal kırıklığına uğradıklarını belirtti. İrlanda’yı temsil eden Bambie Thug, İsrail’in büyük finale katılma hakkı kazandığında ekibiyle birlikte üzüntüden ağladıklarını söyledi. Hollanda’nın yarışmacısı Joost Klein, diskalifiye edildi. Sebep olarak prodüksiyon ekibinden bir kadın çalışanın İsveç polisine “tehdide maruz kaldığı” yönünde şikayette bulunması gösterildi. Karar, Hollandalı yayıncı AVROTROS tarafından eleştirildi ve Hollanda canlı yayınlanan jüri oylamasına katılmayacağını açıkladı.
Aslında sebebin politik olduğu, Klein’ın basın toplantısı sırasında İsrailli yarışmacı konuşurken kafasını havluyla örtmesinin, İsrailli delegelerle biraraya gelmeye yanaşmamasının diskalifiye olmasına adım adım sebep olduğu iddia edildi. Yarışmanın geçen yılki birincisi Loreen, İsrail birinci olursa ödülü takdim etmeyeceğini açıkladı. Yunanistan ve Portekiz de İsrail’in bu yıl yarışmada olmasından dolayı rahatsız olduklarını açık açık dile getirdi. Jüri oyları sırasında protesto edilen bir diğer isim de Avrupa Yayın Birliği'nin (EBU) süpervizörü Martin Österdahl oldu ve tüm yarışma boyunca yuhalandı.

Yarışmayı The Code şarkısı ile kazanan İsviçre’nin temsilcisi Nemo, “Yarışma esnasında baş parmağımı kırdım, kupayı da kırdım. Bunların hepsi düzeltilebilir. Ama Eurovision’un da artık düzeltilmesi gerekiyor. Eurovision’un herkes için barıştan yana olma vaadini yerine getirmeye devam etmesini umuyorum” diyerek yarışmanın sorunlu yapısına dair göndermede bulundu.
Eurovision’daki bazı sanatçıların plak şirketleri ile yaptıkları anlaşmalardan dolayı İsrail boykotuna destek veremediği de kulislerde dolanan iddialar arasında. Eurovision, sanıldığı gibi barışçıl bir sahne olmadığını uyguladığı çifte standartla bu yıl bize net bir şekilde gösterdi.
Fakat artık tüm baskılara rağmen kapı aralandı; müzisyenler Gazze için artık en iyi bildikleri şeyi yapmaya, şarkılarla konuşmaya başladı. Bundan sonra gizli veya açık tüm baskılara rağmen “Özgür Filistin” cümlesini daha güçlü ve daha yüksek sesle işiteceğimiz kesin…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Geçen hafta müzik dünyasına "Filistin'e özgürlük" mesajı damga vurdu. Eurovision'dan Kendrick Lamar'la Drake atışmasına ve Macklemore'un yeni parçasına her yerde barış çağrıları vardı. Ahmet Ali Arslan'ın yeni albümü Yangı da bültende.
13 May 2024

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.




