Ne, nerede, nasıl: 2022'de izleme alışkanlıklarımız

Akademisyen Ece Vitrinel'le 2022 boyunca sinemalarda, evde ve şehirde izlediklerimiz üzerine.
Ne, nerede, nasıl: 2022'de izleme alışkanlıklarımız

9 Aralık - Salt - Duende
Salt ile birlikte

Salt : Bu son şansımız mı? Salt : Bu son şansımız mı? Salt ’ın bu yıl sekizincisini Garanti BBVA desteğiyle düzenlediği, iklim değişikliğinin ekosistem ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerine dikkat çekmeyi amaçlayan Bu son şansımız mı? gösterim programının 2022 seçkisi, Yunanistan’dan Peru’ya, Kanada’dan Avustralya’ya uzanan beş belgesel filmi bir araya getiriyor. Nedir? Salt’ın ilkini 2015 yılında Paris Anlaşması’nın onaylandığı 21. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP21) paralel olarak düzenlediği, bu yıl ise COP27 ’yi takiben gerçekleşecek olan Bu son şansımız mı? programının bu yılki seçkisi, tarım ve gıda sistemlerini iklim değişikliğine bağlı olarak değişen ekolojik koşullar bağlamında değerlendiriyor. Neler var? Odağına toprağı alan Bu son şansımız mı? , toprağın içinde barındırdığı milyonlarca organizmanın etkileşimi, toprağın iklimle olan çok yönlü ilişkisi, gıda ekosistemleri ve alternatif tarım pratikleri gibi güncel meseleleri irdeliyor. 11 Aralık’a kadar Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da gerçekleşecek film gösterimlerinin detaylarına buradan ulaşabilirsin. Dilersen gösterimlerin ardından filmleri 12 - 30 Aralık tarihleri arasında saltonline.org ’da çevrimiçi olarak da izleyebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Yıl boyunca filmler izliyor, filmler öneriyor, filmlerden konuşuyorum. Bunların bazılarını festivallerde, bazılarını sinema salonlarında ve bazılarını da sayısı bir elin parmaklarını çoktan geçmiş dijital servisler aracılığıyla izliyorum. İzlediklerim ve önerdiklerim, konuştuklarım ve tartıştıklarım genellikle ana akımdan uzak filmler oluyor. Ama bu ülkede sadece ben yokum, sadece biz yokuz. Yaşamın birçok alanında olduğu gibi izlemeyi seçtiklerim açısından da bambaşka noktalarda durduğumuz milyonlarca insanın tercihleri hiçbir zaman önemsiz ve etkisiz değil. Her yıl sonu geldiğinde Türkiye'deki yıllık seyirci sayılarını ve en çok izlenen filmlerin listesini merakla, detaylıca inceliyorum. Bu geleneği bu yıl da bozmadım: Listenin zirvesinde Bergen biyografisi, ilk on sırasında ağırlıklı olarak süper kahraman filmleri ve animasyon filmler var.

Önceki yıllarda bu listeye bakarak izleyicinin alışkanlıkları ve tercihleriyle ilgili çıkarımlarda bulunmak, genellemeler yapmak çok daha kolaydı. Korsan, hızlı internetin yaygınlaşması ve gerekli yasal düzenleme ya da yaptırımların mevcut olmayışı nedeniyle Türkiye'de sinema sektörü için büyük bir sorun olagelmişti zaten. 2016'da Netflix'in Türkiye'ye gelişiyle beraber sinema seyircisinin bu veriyi anlamlandıran belli bir kesimi dijital servislere yönelmeye ve evinde film izlemeye başladı. Derken 2020'de tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi, tüm dünya gibi Türkiye'de de izleme alışkanlıklarını değiştirdi. Sinemaların kapalı kaldığı yaklaşık bir yılın ardından her şeyin eskisi gibi olabilmesi mümkün müydü? Artık yıllık seyirci rakamlarını nasıl okuyabilir, bu veriden nasıl bir anlam çıkarabilirdim? Tüm bunların biraz kafa karıştırıcı olduğu noktada, bu yıl bu konu üzerine tek başıma düşünmemeye karar veriyor ve Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden tam da bu konu üzerine çalışan akademisyen Doç. Dr. Ece Vitrinel'in kapısını çalıyorum. Bu yıl neyi, nerede ve nasıl izlediğimiz sorularını onunla tartışıyorum. İkimiz de buluşmaya üzerinde bol bol film ismi, tarih ve rakam bulunan not kağıtlarıyla geliyoruz. 

Emre ve Ece, 2022'de Türkiye'deki sinema salonlarında en çok izlenen filmler hakkında konuşuyor. | Fotoğraf: Deniz Sabuncu

"2010'da [toplam seyirci sayısı] 40 milyon barajını aştığında çılgınca sevinilmişti. O zamandan beri de aslan payı yerli filmlerin. [...] Top 10 listesine [bazı yıllar] Hollywood blockbuster'ları bile giremiyor." diyor Ece. Bunun pandemiyle birlikte bozulduğunu hatırlıyoruz. 2021'de gerçekten listede çok az yerli film vardı ve bu, 2010'dan, hatta çok daha öncesinden beri gördüğümüz trendin çok dışında bir şeydi. Bu yıl bunun biraz olsun toparladığını görüyoruz.

Zirvedeki Bergen'in yanı sıra ilk yirmi içerisinde Dilberay da var. "Hem o melodram anlatı yapısının hem de televizyon oyuncusu ve yıldız kültünün etkisiyle insanlar [televizyondan] bildiği kişileri sinemada da izlemeyi tercih ediyor." diye açıklıyor Ece bu durumu. Animasyonlara, özellikle de yerli animasyonlara olan talep artışı da dikkat çekici. Öyle ki ilk on içerisinde ikisi yerli üç animasyon film var. "Yine AVM kültürünün ve sinemaya gitmenin bir aile eğlencesi olmasının bir tezahürü bu." diyor Ece. Animasyon filmler, özellikle okulların tatil olduğu dönemde çocukları eğlendirmek için yapılan bir aktivite olarak görülüyor.

Sinema ve AVM'ler arasında bence toksikleşmeye başlayan ilişkinin etkilerini özellikle pandemi döneminde görmüşüz.  "Pandemide Türkiye film endüstrisi ve sinema pazarı Avrupa'ya göre çok daha fazla küçülmüştü. Neden? Çünkü tamamen AVM'ye endeksli bir sinema kültürü var ve AVM'ler kapalıydı." Hem AVM'ler kapanınca hem de yerli film üretimi sekteye uğrayınca çoğunluğu AVM'lerde yerli film izlemeyi tercih eden seyircinin yok denecek kadar azalması kaçınılmaz oldu. Avrupa'da seyirci sayıları %50-%60 civarında küçülürken Türkiye'deki küçülme %90'ın üzerinde. Sinemada film izlemenin sinema üretimine katkısı olduğunu bilsem de bu katkının ne kadar doğrudan ve ne kadar büyük olduğunu Ece'den öğreniyorum: "Türkiye'deki tek sinema destek mekanizması Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olan Sinema Genel Müdürlüğü'nün fonu ve o fon da temelde sinema biletlerinden gelen payla devamlılığını sağlıyor. [...] Aslında o beğenmediğimiz gişe canavarı yerli filmler çok bayıldığımız arthouse'u bir şekilde finanse ediyor."

Tüm bir yılı kapsayan izleme alışkanlıklarından konuşurken pandemi sonrası gerçeklikte artık dijital servislerden ve doğrudan dijitale üretilen orijinal içeriklerden konuşmamak imkânsız. Dizi cephesinde çok fazla seçenek olsa da film olarak konuşacağımız çok fazla başlık olmadığını fark ediyoruz. Bir Netflix orijinal filmi olarak bu yıl öne çıkan Berkun Oya'dan Cici ve BluTV'nin ortak yapımcılığını üstlendiği Tunç Şahin'in yeni bir model denemesi İnsanlar İkiye Ayrılır, 2022'den bize kalanlar olmuş. Her iki örneğin de önümüzdeki yıl çok daha fazla karşımıza çıkacağına şüphemiz yok. Disney+'ın geçtiğimiz hafta duyurduğu 2023 takviminde, önceki yıllarda filmleriyle daima Top 10 listesine girmiş komedyenlerin hemen hemen hepsinin doğrudan dijitalde gösterilecek orijinal filmlerle yer aldığını hatırlatıyorum. Biraz kaygılanıyoruz: "Zaten kırılgan bir yapı var ve sektörü taşıyanlar o büyük filmler. Onların hepsini oradan çekip aldığında, çok büyük bir boşluk oluşacak." diyor Ece, "Pandemi zaten olmakta olanı hızlandırdı. Belki on sene içerisinde olacak şey iki sene içerisinde oldu."

Berkun Oya'nın yazıp yönettiği Cici, 27 Ekim'de Netflix'te yayınlandı. | Kaynak: Netflix

Ve sinema salonları... Başta Kadıköy Sineması olmak üzere bu yıl dikkatimi çeken şeylerden biri özel gösterimlerle, ekip katılımlı gösterimlerle, özel gecelerle, hatta geceyi sabaha bağlayan film maratonlarıyla pandemi döneminde kaybettiği seyirciyi salonlara geri çekmeye çalışan sinema salonlarının yaratıcı çözüm arayışları oldu. "Sinemaya gitmek sadece filmlerle ilgili bir şey değil. O sosyal olgu çok önemli, bu her zaman bilinen de bir şeydi." diyen Ece, pandemi sonrası dönemde bu sosyal olgunun hatırlanmasının hem sinema salonlarına hem de festivallere olumlu yansıdığını söylüyor. Gelecek için olası formülleri tartışıyoruz. Filmlerin ilk gösteriminin dijitalde yapıldıktan sonra öne çıkanların sinema salonlarında gösterilmesi, Diyalog'un izinden giderek film ekiplerinin turneye çıkması, film izlemeyi bir "event"e dönüştüren gösterimlerin ve farklı programlama anlayışlarının artması... Sinema salonlarını canlı tutmak için olasılıkları tartışmak gerekiyor. Çünkü son bir yılda seyirciyi sinemadan uzaklaştıran bir başka unsur olan korsan da dijital servislerin yanında yerini almış durumda: "İnsanların çok daha fazla sinemaya gittiği ülkelere bakınca kişi başına düşen gayri safi milli hasıla Türkiye'nin çok üzerinde. Sonuçta bizim için bunun bir lüks olduğu ve giderek daha büyük bir lüks hâline geldiği şu anki bilet fiyatlarında çok açık."

Ece ve Emre 2022'nin değerlendirmesini yapıyor. | Fotoğraf: Deniz Sabuncu

Özetle, en çok izlenen filmler listesinde pandemiyle birlikte bozulan dengelerin yavaş yavaş normale döndüğünü, yerli filmlerin listenin üst sıralarında yeniden daha fazla yer kapladığını gördüğümüz bir yıl oldu 2022. Öte yandan dijital servisler arasındaki rekabetin yeni oyuncularla kızışması, onları yerli hikâyelere ve yerli yazarla yöneltti. Öncelikle dizilerde görmeye başladığımız bu eğilimi önümüzdeki yıl filmlerde de göreceğimiz aşikâr. Son olarak, değişen koşullar ve izleme alışkanlıklarıyla kaybettiği seyirciyi geri kazanmaya çalışan (özellikle)  bağımsız sinema salonları ve festivaller, ayakta kalabilmek için sinemaya gitmenin sosyal yönünden faydalanmayı sürdürebilmeli. 2023 Türkiye sineması ve Türkiye'deki sinema salonları için neler getirecek, hep birlikte göreceğiz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🍿 2022'nin öne çıkanları: Çok izlenenler, Kurak Günler, festival keşifleri

2022'nin öne çıkanları serisinin ilk sayısında; gişede ve dijitalde çok izlenenler, izleme alışkanlıklarımız, yılın öne çıkan yerli yapımları, Kurak Günler söyleşisi ve 2022 festivallerinin ödüllü ve keşif niteliğindeki filmleri.

09 Ara 2022

Salt ile birlikte
🍿 2022'nin öne çıkanları: Çok izlenenler, Kurak Günler, festival keşifleri

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi
DuendeDuende

HİKAYE

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

Barış Akpolat

·

10 Tem 2026

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'
DuendeDuende

HİKAYE

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.

Emre Eminoğlu

·

10 Tem 2026

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?