Nefes al, nefes ver: IAN SWEET

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Sabahın erken saatleri… Almanya'da göl kenarında düzenlenen bir festivalin kamp alanındayım. Uyumadan geldiğim festivalde ilk günü de sabahlayarak geçirdikten sonra 1–2 saat dinlenmek için çadırıma döndüm. Yarım saat geçmeden titreyerek uyandım. Islak çim üstüne kurulan çadır, göl kıyısının gece soğuğu ve dinlenmeden geçen günler… Panikle aradığım arkadaşım derin nefesler almamı öğütleyip sürekli sorular sorarak odağımı dağıtmamı sağladı. Sonrası serum, 2–3 saat uyku ve festivale kaldığım yerden devam.
Tek başına, üzerine çok da düşünmeden apar topar gittiğim festival, yaşadığım ilk panik atağın da merkezi oldu. Bunun bir talihsizlik olmadığını, aksine hayata başkasının gözleriyle bakmaya çalışınca ruhum ve bedenim tarafından yalnız bırakıldığımı daha yeni anladım. Tıpkı çocuk yaşlardan beri depresyon ve anksiyeteyle mücadele eden Jillian Medford'un takıldığı yoğun ayakta terapi programı sırasında yazdığı şarkı sözlerinin ardından ilk kez kendinden bahsedebildiğinin farkına varması gibi. Onun, her şey geride kaldıktan sonra söylediği "Nefes alabiliyorsan, gayet iyisindir. Nefes alabiliyorsan, dünyada yol alıyorsun demektir. Bu basit şeyi kendime daima hatırlatmam gerek," sözlerine katılmamak mümkün değil. Jillian Medford'ın IAN SWEET ismiyle indie rock'tan dream pop'a evrilen müzikal yolculuğunun ardında değişen seslerden çok daha fazlası var.
Bilinçaltı ilhamı: Kendini "evin içinde yalın ayak koşuşturan, moda tasarımcısı ya da fotoğrafçı olmayı hayal eden özgür ruhlu bir çocuk" olarak tanımlayan Jillian Medford'un müzikle kurduğu bağlar zamanla daha belirgin hâle geldi. Bir yandan babasının Peter Gabriel tutkusu yüzünden dört yaşında kendini progressive rock konserinde bulduğu, diğer yandan annesinin Madonna takıntısından dolayı evde daima Music albümünü dinlediği bir çocukluk geçirdi.
2000'lerin başında yayımlanan Björk’ün Vespertine ve Coldplay'in Parachutes albümleriyle artan müzik ilgisi, 5. sınıfta bir gösteride parlak mavi elektro gitarıyla çaldığı Avil Lavigne'e ait Complicated şarkısıyla eyleme dönüştü. Kendini müzikle tanımlayan figürleri birer bilinçaltı ilhamına dönüştüren Jillian Medford, 2014 yılında doğup büyüdüğü Los Angeles'tan Berklee College of Music'te şarkı yazarlığı okumak için ayrıldı ve Boston'a yerleşti.
Fotoğraf: Lucy Sandler
Kendi başına: Okuldaki teori ve tekniğe odaklanan katı müfredat karşısında zorlanan Jillian Medford, o dönem bir ev konserinde dinlediği art rock grubu Guerilla Toss sayesinde DIY sahnesiyle tanıştı. Okulla ilişkisini Joni Mitchell gibi 20. yüzyıl kadın şarkı yazarlarının anlatıldığı müzik tarihi dersleriyle sınırlı tutan Medford, fırsat buldukça bir grup arkadaşıyla prova yapmak için Lucky Star otobüslerine atlayarak mezun olduktan hemen sonra taşınacağı New York'un yolunu tuttu.
Lisede sıklıkla vakit geçirdiği patenci grubu tarafından takılan IAN SWEET adını müzikal projesine taşıyan Medford, bir süre solo konserler verdikten sonra grup kurdu. 2016 yılında şimdilerde "Gerçeklerden ziyade metaforlara dalmıştım. Bir perdenin ya da başka bir şeyin arkasında saklanıyordum," sözleriyle tanımladığı Shapeshifter isimli ilk albümünü yayımladı. Albümün hemen ardından Girlpool'la uzun bir Avrupa turnesine çıkmaya az kala, grup elemanlarının kadın düşmanı yorumları nedeniyle grubu dağıtma kararı aldı. Solo olarak dâhil olduğu turneden "Her şeye tek başıma başladığımı hatırlamam gerekiyordu çünkü müziği en güçlü kendi başımayken hissediyorum," sözleriyle aktardığı değerli bir farkındalıkla döndü.
Gece yarısı itirafları: Yeniden kıtaya döndüğünde yaşamak için bu sefer New York'u değil, aile yanı olan Los Angeles'ı tercih etti. Çok geçmeden müzisyen arkadaşlarının da katıldığı Crush Crusher adını verdiği ikinci albümünün kayıtlarına başladı. Bir yandan solo projesinin sağladığı esneklikle özgürce hareket eden Jillian Medford, diğer yandan şarkı yazım sürecinde gün yüzüne çıkan kronik depresyonu ve bastırılmış travmalarıyla yüzleşmek zorunda kaldı. Yeterince hazır değilsen müzik her zaman iyileştirici olmaz, geri teper.
Tüm bunlara rağmen Medford, albümü 2018 yılında tamamladı ve hemen ardından yaşadıklarından uzaklaşmak için turneye çıktı. O dönem bir röportajını okurken denk geldiğim IAN SWEET'in turne programında bir ay içinde 27 konser vardı. Çok geçmeden mental yorgunluğun yanına fiziksel bitkinliği de ekleyen Medford, bir konseri sonrası annesiyle olan telefon konuşmasında artık nefes alamadığı, içinde bir ölü olduğu ve verecek hiçbir şeyinin kalmadığı itirafıyla sonlandırdı.
Fotoğraf: Lucy Sandler
Bir şifa yöntemi: Uzun bir zaman şiddetli panik atakla baş etmeye çalışan Jillian Medford, gündelik basit işleri bile yerine getirmekte zorlanmaya başlayınca Ocak 2020'de haftada beş gün, günde altı saat boyunca bütünsel uygulamaların olduğu yoğun bir terapi programına katılmaya karar verdi. Bu program kapsamında güne serbest çağrışımla yazı yazarak başlama aktivitesi, kısa bir süre sonra Medford için şarkı sözleri karaladığı keyifli bir etkinliğe dönüştü. Bu süreçte, geçmişte yaşadığı güvensizlik hissi ve kendini diğer insanlarla karşılaştırma dürtüsü yüzünden karmaşık hâle gelen müzikle ilişkisini düzeltme şansı yakaladı. Onun için artık şarkıların yeni bir anlamı vardı ve hepsi birer şifa yöntemiydi.
Nefesini bulmak: Pandeminin hemen öncesinde terapi programını tamamlayan Jillian Medford, günlüğündeki şarkı sözleri ve kendisine ait müzikal fikirlerle stüdyoya girdi. Bir yıllık bir çalışmanın ardından "Yaptığım en dürüst iş oldu ve bunun için kendimle gurur duyuyorum. Bu albüm, ne olmasını istediğimi bilmeden, tam anlamıyla olmasını istediğim şey oldu," sözleriyle açıkladığı Show Me How You Disappear isimli albümünü geçtiğimiz mart ayında yayımladı. Medford için bu albüm, iyileşme ve kendini kabul etme yolunun parıldayan bir simgesiydi. Ortak tema, nefesini tekrardan bulmaktı çünkü bu, kendi sesini bulmakla eş değerdi. Nitekim üstündeki gerginliği atan gitarlar ve hissederek uzunca tuşlarına basılan synth'ler tam da bunun yansıması.
Gece yarısına 22 dakika var — derin bir nefes alarak veda edebilirim. Hoşça kalın.
Bu zamana kadar Keşif Sahnesi'ne konuk olan sanatçıların tamamını Spotify çalma listemizden dinleyebilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Keşif sahnesinde indie rock'tan dream pop'a evrilen müzikal yolculuğuyla IAN SWEET ve Geleceğin Fısıltıları serisinin son konuğu Meltem Şahin.
27 Tem 2021

YAZARLAR

Taner Turna
grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.





