Netflix: Bir imparatorluğun yükselişi ve düşüşü


Odeabank’ın yeni dijital varlık yönetimi asistanı rob’o ile tanışmış mıydınız? Nedir? rob’o birikimlerinizi, risk seviyenize göre, Odeabank uzmanlığı ve gelişmiş modelleme teknolojileriyle hazırlanmış portföylerde değerlendirmenizi sağlayan yeni dijital varlık yönetimi asistanınız . Nasıl? rob’o, beklentilerinize uygun yatırım portföyünüzü belirlemek için işe önce sizi daha yakından tanımakla başlar ve sorduğu sorularla yatırımcı profilinizi belirler. Sonrasında risk seviyenize, değerlendirmek istediğiniz portföy büyüklüğüne ve yatırım yapmak istediğiniz süreye göre portföyünüzü oluşturur. Siz de dilerseniz “ Önerilen Portföy ” üzerinden; Odeabank Şubeleri, Odeabank Internet ve Mobil Bankacılık aracılığıyla finansal profilinize uygun Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu’nda işlem gören yatırım fonlarını yatırım fonlarını alarak portföyünüzü hayata geçirebilir ve ürün ağırlıklarını değiştirerek kendi “ Kişiselleştirilmiş Portföy ”ünüzü yaratabilirsiniz. Portföyünüzün beklenen getirilerini ve geçmiş performansını düzenli olarak tarafınıza gönderilen e-postalardan takip edebilirsiniz. Odeabank’ın dijital varlık yönetimi asistanı rob’o ilgili detaylı bilgi almak için bu bağlantıyı kullanabilir veya buradan tanıtım videosunu izleyebilirsiniz. Henüz Odeabank müşterisi değilseniz Odeabank Mobil’i indirerek görüntülü görüşmeyle* hesap açılışı yapıp Odeabank’ın görünenden fazlasını sunduğu dünyasıyla tanışabilirsiniz. *Yeni çipli kimlik kartınız olması ve cihazınızda NFC özelliği bulunması gereklidir. **Bu bir ilandır. ***Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Portföy öneri ekranında sunulan gelecek getiri tahminleri bir taahhüt içermemektedir.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
13 Mart 2020 tarihinde o dönem çalıştığım şirket, “Şimdilik 2 hafta ofise gelmeyeceğiz,” açıklamasını yaptığında aklımdan ilk geçenlerden biri, izlemeye vakit bulamadığım dizi ve filmler olmuştu. O hafta Türkiye’de vakalar yeni yeni duyulmaya başlamış, endişe sokakları çoktan sarmıştı. Restoranlar, alışveriş merkezleri, okullar ve ofisler çok hızlı bir şekilde kapandı. Herkes kendini bir anda evinde buldu. Bu kadar uzun süreceğini asla tahmin etmediğim kapanma dönemi başladığında zaten Netflix, BluTv gibi video akış platformlarına üyeydim. Fakat evde kaldığım süre giderek uzayınca o platformlarda izlemek istediğim neredeyse her şeyi tükettim. Ardından Mubi, Amazon Prime ve BeinConnect’e sırasıyla üye oldum.
O dönemde dünyanın dört bir yanındaki çoğu kişi benimle benzer bir süreçten geçiyordu. Sürekli yeni diziler, filmler keşfediyor, bu keşiflerini arkadaşlarına, ailelerine öneriyordu. En çok abone sayısına sahip olan video akış platformu Netflix, arkadaşlarınızla birlikte ayrı yerlerden aynı anda film, dizi ya da belgesel seyretmenize imkan veren "Netflix Party" özelliğini tanıtmıştı. Deyim yerindeyse Netflix'in arşivi dünyanın her yerinde hatmediliyordu.
Netflix, hizmetini 2007'de piyasaya sürmesinden beri en büyük yıllık büyümesini o dönemde yaşadı ve 2020'de 36 milyon yeni aboneyle tanıştı. Kıyasıya rekabetle geçen iki yılın ardından 2022’nin ilk çeyreğinin sonunda ise ilginç bir gelişme yaşandı. Pazarın en büyük oyuncusu Netflix, 10 yılın ardından ilk kez abone kaybetti. Bununla da kalmayıp şirketin ikinci çeyrekte 2 milyona yakın abone kaybedeceği ihtimali üzerinde durulmaya başlandı.
Netflix neden abone kaybediyor?
2011'den beri sürekli büyüme kaydeden Netflix, 2022’nin ilk çeyreğinde küresel olarak 200 bin abone kaybıyla karşı karşıya kaldı. Pandeminin etkisini azaltması ve dışarıda geçirilen zamanın artması elbette bu kaybın sebeplerinden biri; ancak hem mikro ekonomik hem makro ekonomik ölçekten bakıldığında bu durumun başka sebepleri de var:
- Şifre paylaşım özelliği: Şirket, 30 milyonu ABD ve Kanada'da olmak üzere dünya çapında yaklaşık 100 milyondan fazla kişinin bir arkadaş veya bir aile üyesi hesabını kullanarak yapımlarını ücretsiz izlediğini tahmin ediyor.
- Artan rekabet: Hollywood'daki büyük stüdyolar; Netflix'in tıkır tıkır işleyen, reklamsız yayın devrimiyle daha iyi rekabet edebilmek adına çeşitli akış stratejiler belirledi. Disney+ ve HBO Max gibi güçlü rakipler, onlarca yıldır geleneksel medya şirketlerini güçlü kılan reklam destekli hizmet alternatiflerini ön planda tutmaya başladı.
- Rusya - Ukrayna savaşı: Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Netflix’in Rusya’daki hizmetini sonlandırması 700 bin kullanıcıdan vazgeçmesine sebep oldu.
- Enflasyon artışı: Netflix, 2022’nin başından beri Türkiye’nin de dahil olduğu birçok ülkede üyelik ücretlerine zam yaptı ve şu anda en pahalı video akış platformu unvanını koruyor.
Netflix’in yeni yol haritası
221 milyonu aşkın aboneyle Netflix, abone sayısı açısından hala tüm video akış platformları içinde birinci sırada yer alıyor. Platform, abone konusunda gerileme yaşasa da 2022’nin ilk çeyreğinde %10’luk gelir artışıyla 7,8 milyar dolar gelir bildirdi. Fakat şirketin ikinci çeyrek için 2 milyon abone kaybı tahmini, yavaşlayan büyümenin öngörülebilir gelecekte devam edeceğini gösteriyor. Şirketin hisseleri, ocak ayından bu yana yaklaşık %70 oranında değer kaybetti. Netflix, büyüme hızındaki yavaşlamayı engellemek için bir dizi yeniliğe imza atacak ve maliyetlerini düşürmeyi öncelik haline getirecek. Peki, nasıl?
Netflix, maliyetlerini düşürmeye en bilindik yoldan başladı ve mayıs ayının ortasında çoğunluğu ABD’de olmak üzere 150 çalışanını işten çıkardığını duyurdu. Ayrıca eskisi kadar çok yüksek maliyetli yapımı aynı anda onaylamayacağı ve dizilerdeki maliyetli sahneleri kısacağı tahmin ediliyor. Şifre paylaşımıyla mücadele etmek için ise Latin Amerika'daki üç pazarda çözümler test edilmeye başladı ve bir seçenek mevcut üyelerin hane halkı için ek ödeme yapmasına izin verildi. Öte yandan şirket, abonelik ücretlerini yükseltmek ve daha düşük ücretli abonelik için en başından beri karşı olduğu reklamlı modeli denemek gibi çözümleri değerlendiriyor.
Son olarak Netflix, oyun sektörüne girerek de gelir akışını farklılaştırmaya karar verdi. Geçen aylarda Boss Fight Entertainment, Next Games ve Night School gibi stüdyoları satın alan şirket, oyun kütüphanesini günden güne genişletiyor ve 2022 sonuna gelindiğine yaklaşık 50 oyunla sektördeki yerini sağlamlaştırmayı hedefliyor. Netflix, video oyunları eklemek gibi diğer büyüme seçeneklerini araştırırken analistler ve yatırımcılar, Netflix’in kârı artırmak için başka neler yapabileceğini merak ediyor. İnorganik büyüme de seçenekler arasında görünüyor. Zira Business Insider'ı haberine göre Netflix, video akışı için çeşitli dijital medya oynatıcıları üreten ABD merkezli Roku'yu satın almak için görüşmelerde bulunuyor.
Sektörde neler oluyor?
Hâlihazırda sektörde rekabet halinde irili ufaklı bir sürü oyuncu bulunuyor; ancak Netflix’in en yakın rakipleri olarak Amazon Prime Video, Disney+ ve HBO Max kabul ediliyor. Netflix’in hemen ardından gelen ve dünya genelinde 175 milyon abonesi bulunan Amazon Prime Video'nun yakın zamanda Netflix'i sollayabileceği düşünülüyor. Bunun temel sebebi olarak Amazon’un Prime üyeliği sayesinde Amazon’dan yapılan alışverişler için özelleştirilmiş teslimat ve müzik akışı gibi başka hizmetlerden yararlanılmasını sağlayan, rakiplerinin taklit edemediği üyelik programını yaratması gösteriliyor.
Bir diğer rakip Disney+, abone kaybı yaşayan Netflix’in aksine 2022’nin ilk çeyreğinde 7,9 milyon yeni abone kazanarak toplam abone sayısını 137 milyonun üzerine çıkardı. HBO ve HBO Max, geçen yıl 13 milyona yakın kullanıcı kazanırken son çeyrekte de 3 milyon kişinin platformlara katıldığı belirtildi. Bu sayılarla, her iki platformun toplam kullanıcı sayısının dünya çapında 77 milyona yaklaştığı ortaya çıktı. Kıyasıya rekabetin devamında neler olacağını şimdiden kestirmek zor; ancak sinyaller Netflix’in tahtını kaptırmamak için gerekirse bütün oyunu baştan kuracağını gösteriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Netflix, 2011'den beri ilk kez abone kaybetmesinin ardından gelecek planlarını yeni stratejiler üzerine kurmaya karar verdi. Pandemi döneminden bu yana değişen egzersiz alışkanlıklarımız fitness sektörünü nasıl etkiledi?
10 Haz 2022

YAZARLAR

İrem Özbay
Writer @ Pareto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.




