NFT neden bu kadar popüler oldu?

Kripto sanatın ilk örnekleri
NFT neden bu kadar popüler oldu?

Baht Duende 30 Nisan
Baht. ile birlikte

Yalınlığa, işlevselliğe ve tipografiye tutkulu bir tasarım stüdyosu: Baht. O an için hayatınızı değiştirecek bir fikri, hiç ummadığınız bir yerde bulduğunuz oldu mu? Hiç; gayet olağan, gündelik bir sohbette dikkatinizi çeken bir ifade, bir kelime size yeni yollar açtı mı? Aslında o an görmek istediğiniz şeyin, günlerce önünden geçip fark etmediğiniz bir görüntüde gizli olduğuna şahitlik ettiniz mi? İngilizcedeki serendipity kelimesi; tam olarak bu "mutlu kazaları", güzellikler getiren tesadüfleri tanımlıyor. Londra ve İstanbul’da faaliyet gösteren tasarım stüdyosu Baht., tasarımın mutlu kazalara inanmakla ilişkili olduğunu düşünüyor ve bu karşılaşmaları mümkün kılacak zihinsel açıklık ihtiyacını hatırlatsın diye, serendipity kavramını tüm projelerinde izlediği yalınlık, işlevsellik ve tipografi değerleri arasında konumlandırıyor. Baht.: Londra ve İstanbul merkezleriyle Baht., branding odaklı bir tasarım stüdyosu. Markalar için değer yaratan tasarımlar üretmeye, bu süreçte araştırma ve deneyimlemeyi tasarım süreçlerinin tümüne katmaya odaklanıyor. İşler: Görsel iletişim konusunda marka kimliği strateji ve tasarımından, web sitesi, arayüz ve yatırımcı sunumlarına kadar uçtan uca hizmet verebilen Baht.'ın referansları arasında Anadolu Efes, Arçelik, Digitopia, Freshminds, Sovos, Mükellef, Blankie gibi farklı ölçeklerde ve farklı sektörlerden çok sayıda marka yer alıyor. Projeler: Baht. tasarım kültürüne katkı sağlayan içerikler üretmeyi de önemsiyor. Gündelik kelimelerin tasarım bağlamında yeniden tanımlandığı ve özenli bir tipografiyle sunulduğu Any Type of Word ve İstanbul'un ilçeleri için alternatif logo ihtimalleri ve yanlış brief ’ler üzerine düşünen Kazara İstanbul gibi yaratıcı, özel projeleri de bulunuyor. Ayrıca yalın bir dille tasarıma dair yazılar yayınladıkları Baht’ınız Açık isimli bir Medium hesapları var. Baht.'ın Spotify hesabı da tasarımı ve müziği bir araya getiren mevsimlik çalma listeleriyle dikkat çekiyor. Baht.’ı Instagram’dan da takip edebilirsiniz. Baht’ınız açık olsun!

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Kripto sanat ve NFT yazı dizimiz tüm çılgınlığıyla devam ediyor. Neden “çılgınlık” kelimesini kullandığımı yazının ilerleyen bölümlerinde verdiğim örnekler ve rakamları gördükçe anlayacağınızı tahmin ediyorum. Kripto sanat serisinin ikinci yazısında bu hafta, kripto sanatın günümüzde neden bu denli popüler hâle geldiği ve çok konuşulan örnekleri üzerinde duracağız.

Şu anda gerek finans tarafından kripto dünyasından gerek sanat sektöründen herkesin gündeminde olan kripto sanat aslında sanıldığı gibi yeni bir teknoloji değil. Peki, ilk örnekleri 2010'ların ortalarında Bitcoin ve Ethereum gibi blokzincir ağlarının gelişimini takiben çıkan kripto sanat neden şu anda herkesin dilinde? Kripto sanatın bu denli konuşulmasının başlıca sebepleri; rekor kıran satış rakamları, insanların NFT üretmenin çok kolay olduğunu fark etmesi ve “ya rekor bir fiyata satılırsa” diye sektöre akın etmesi, iddialı rakamlar sebebiyle kripto sanatın magazinde bile yer bulması. Tüm bunlar ne yazık ki asıl konuşmamız gereken konu olan kripto sanatın sanatçı telif haklarına getirdiği devrim niteliğindeki yeniliklerin önüne geçiyor.

alive

Beeple, Alive


2021’in Mart ayında MakersPlace iş birliğiyle Christie’s’te açık artırmaya sunulan Beeple’ın Everydays: The First 5000 Days isimli eserinin 69,346,250 dolara satılması, çoğunluğun kripto sanatla tanışmasını sağlarken bu dünyadan zaten haberi olan kesime de olayın boyutunun yavaş yavaş değiştiğinin sinyallerini verdi. SuperRare, Foundation, Opensea, Nifty Gateway, Tryshowtime gibi öncü satış platformlarına her gün bir yenisi ekleniyor, yakında NFT üretmeyi denemeyen sanatçı kalmayacak neredeyse. Bir de bir NFT üretmek için sanatçı olmaya gerek olmaması gibi bir konu var ki bu kripto sanat ifadesindeki “sanat” kelimesini sorgulatan büyük bir açmaz. Twitter CEO’su Jack Dorsey’in geçtiğimiz aylarda atmış olduğu ilk tweet’ini NFT olarak satışa çıkarıp 2,9 milyon dolara satması, Cüneyt Özdemir’in bir tweet’ini NFT formatına dönüştürerek 10 bin dolara satması, Gülben Ergen’in ikonik “Bana unutmayın ki hiçbir şey olmaz” sözünü ya da Saba Tümer’in kahkahasını NFT formatında satışa çıkarması gibi magazinsel onlarca örnek var. Merak etmeyin bu dipsiz kuyuda daha fazla ilerlemeyeceğiz. Sektörü tam bir kaos ortamına dönüştüren ve sanatsal değeri olmayan bu örnekleri bir kenara bırakarak bu alandaki öncü sanatsal NFT'lere geçiyoruz.

Ben Lewis, Salvator Metaversi

Ben Lewis, Salvator Metaversi


Beeple ile birlikte kripto sanat dünyasında en konuşulan isimlerden biri olan Pak'ın Sotheby’s iş birliğiyle Nifty Gateway ortaklığında, 12-14 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen The Fungible Collection satışı, NFT dünyasının geleneksel sanat sektörüyle kurduğu diyaloğun önemli bir diğer örneği oldu. Satış kapsamında toplamda 16,8 milyon dolar elde edildi. Refik Anadol’un Machine Hallucinations: Nature Dreams - Last Memory adlı eseri Nifty Gateway’de 327 bin dolara alıcı buldu. Eserin gelirinin iklim değişikliğiyle ilgili çalışmalara katkıda bulunmak için kullanılacağı açıklandı. ha:ar’ın (Hande Şekerciler & Arda Yalkın) 26 Mart’ta Cermodern’de açılan sergisinde yer alan eserlerinin aynı zamanda birer NFT versiyonu ise SuperRare’de satışa çıktı ve iddialı rakamlara alıcı buldu. Shepard Fairey ve Damien Hirst gibi tanınmış sanatçılar da NFT dünyasına ilk adımlarını attılar.

Pace Gallery, John Gerrard’ın Western Flag adlı eserini NFT formatında satışa sundu. König Galerie, blokzincir dünyası Decentraland'da bir sergiye ev sahipliği yaparak bir ilke imza attı. 21 Mart’ta başlayan Artist Is Online adlı sergi, geleneksel sanat formlarını yeniden yapılandıran 50 sanatçıyı bir araya getirdi ve sergide yer alan NFT eserler, Anika Meier ve Johann König küratörlüğünde karşımıza çıktı. Yazar ve sanat tarihçisi Ben Lewis, 450 milyon dolar’a satılarak “dünyanın en pahalı tablosu” unvanını alan Leonardo da Vinci’nin Salvator Mundi adlı eserinden ilhamla bir NFT yarattı. Sistemin adaletsizliğine ve sömürücülüğe dikkat çekmek isteyen Lewis'in amacı satıştan elde edilecek geliri, eseri 2005 yılında 1,175 dolara satan ilk sahipleriyle paylaşmak. Tanınmış kripto sanatçısı Beeple’ın Spring/Summer Collection adlı yeni NFT serisi 30 Nisan-2 Mayıs tarihleri arasında Nifty Gateway’de satışa sunulacak. Bu satıştan da dudak uçuklatan rakamlar duyma ihtimalimiz oldukça yüksek.

Henüz hepimiz için yeni olan kripto sanat dünyası raydan çıkmış bir şekilde ilerlemeye devam ederken bir yandan da kendi yolunu bulmaya çalışıyor. Önümüzdeki yıllarda sektörde ağırlıklı olarak nitelikli sanatçıların varlığını görmek dileğiyle.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Çok katmanlı varlığımızın haritaları

İçindekiler: Denize bakma duraklarıyla Allie Crow Buckley, çok boyutlu ve çok katmanlı varlığımızın sembolü Lateralus, Berlin’de yalnız kalplerin anlatıcısı Jan-Ole Gerster ve dahası.

30 Nis 2021

Baht. ile birlikte
Alex Grey

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?