Önü yaş, arkası taş, ortası Kaş

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Evim neresi bilmiyorum. İstanbul'da büyümeme rağmen hatırladığım anılarımın çoğu denizde. Hep suya yakın olma arzusuyla İstanbul Üniversitesi'nde Yüzme Antrenörlüğü eğitimimi tamamladım. Yetmedi. Denizde daha uzun vakit geçirmek, su altına daha yakından bakmak için tüplü dalış eğitimi aldım. Dalış yapmak için birkaç kere Kaş'a geldim.
Gittiğin yerde bir şeyle güçlü bir bağ kuruyorsun — bir insanla, bir sokakla; bazen havasıyla, suyuyla. Her fırsatta ona dönmek istiyorsun. Kaş'ta bu bağ, Akdeniz ve her gün hoşça kal demen için seni kendine çeken güneş. İstanbul, Kamboçya ve Iğdır’da geçen zamanlardan sonra Kaş’a geldiğimde bunu düşündüm. Kaş benim için bu demek: Ağaç olsam kesilip gemi olmayı tercih edeceğim hâlde, kök salmaya en çok yaklaştığım yerdeyim.
2013 sonbaharında bir su altı belgesel çekimi sırasında asistanlık yapmak için Kaş'a gelmem, taşınmamın başlangıcı. İlk geldiğimde çalıştığım dalış teknesinde, limanda yaşadım. İkamet adresimde “Tanımsız mahalle” yazıyordu. İşte o vakit bana "Meydandaki Soğuk Çeşme'nin suyundan içersen Kaş'a geri dönersin," dediler — içtim, İstanbul'a gidip istifa ettim. 2 yıl boyunca evim de işim de o tekne oldu. Bu arada Muğla Üniversitesi'nde yüksek lisansa başladım, dalış ve cinsiyet ayrımcılığı konusunda araştırmalar yaptım.
Her şey hep çok güzeldi ama Küçük Kara Balık bile "Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mı ibaret yoksa dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü?" diye soruyordu masalda. Ben de biraz başka yerleri görmek istedim. Bir süre Asya'da dolaştım. Kamboçya'da bir adada dalış teknesinde çalıştım, yoga dersleri verdim. Salgın başlayınca "kürkçü dükkânına" döndüm — bu deyişi da hiç sevmem aslında, değiştiriyorum: Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer ormanı, benim de denizim işte. Denizime döndüm.
Şimdi merkezdeyim. Kaş merkez ve Yarımada bölgesi Andifli Mahallesi diye anılıyor. Hani olur ya, bir yere ilk kez bakarken ya da bir sokakta ilk defa yürürken bütün detayları görürsün. Sonra gözün alışır ve ilk başlarda büyüleyici gelen yerler sıradanlaşır. Artık hangi sokakta hangi çiçeğin kokusunun daha baskın olduğunu biliyorum. Durup bakmayı kendime hatırlatmaya çalışıyorum ara ara.

Meltem, Kaş çevresinde, dalışta
Denize göçenler
Antik Tiyatro'da 20 yıldır dünyayı gezen bir çiftle tanışmıştım. “En son 18 yıl önce gelmiştik; arada o kadar ülke gezdik, yüzlerce şehir gördük, Kaş'taki gün batımı bambaşka, hep anımsamalarımızda,” dediler. Bu neyle açıklanabilir, bilmiyorum. Herkese büyülü gelen bir yer veya anlar vardır ama Kaş'ta bu kolektif bir duygu — bağımlılık yaratıyor burası.
Son yıllarda, özellikle pandemiden sonra, kimisi bu sebeple, kimisi outdoor spor yaptığından taşındı. Beyaz yakalılar, sanatçılar, müzisyenler de var, Japonya’dan gelip Kaşlı olan da. Dışarıdan gelenlerin en büyük etkisi kiralardaki artış. Büyük şehirdeki deniz manzaralı bir evin kirasına göre ucuz geliyor ama Kaş’ta sezonluk çalışan birinin aylık kazancından fazlaya gidiyor artık aylık evler.
Mevsime göre yüzler çok değişiyor. İlkbaharda çiçek gibi açılıp, yazın çalışmaktan ve sıcaktan yorgun düşen ve sonbahara doğru tahammül sınırları biraz düşmüş insanlar görmek mümkün. Nihayetinde 29 Ekim'de herkesin yüzü güler. Hem tatile gelenler hem sezonu bitiren esnaf mutludur.
Sanırım Kaş'a göçenlerin ortak noktası “daha yavaş bir yaşam” isteği. Kaş’a ilk defa gelen pek çok kişiden “Burada gün bitmiyor, zaman çok yavaş geçiyor,” diye duymam tesadüf olamaz. Bir yerde kalmak ya da bir yere geri dönmek tamamen kurulan bağlarla ilgili. Yoksa her seferinde farklı bir yer görmenin heyecanı ve keşfetmenin büyüsünden vazgeçemezdi insan.

Kaputaş Plajı
Su insana uyum sağlamayı öğretiyor
Suya yakın yaşamanın karakteri ve mizacı yumuşatan bir tarafı var. Su, insana akışı, bazen sadece durmanın bazen de mücadelenin gerekliliğini öğretiyor. “Önü yaş, arkası taş, ortası Kaş,” diyor Kaş’ın yerlileri. Ekmeğini denizden çıkaran çok insan var burada. İlla balıkçılık, dalış ya da benim son yıllarda yaptığım gibi cankurtaranlık veya yüzme eğitmenliği yapmasına gerek yok — insanları buraya çeken en önemli faktör Akdeniz’in 40 metreye kadar görüşü olan pırıl pırıl suları.
Kaş’taki dalış okullarının çalışanları, doğa koruma bilinci konusunda Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Bunda Kaş-Kekova’nın çevre koruma bölgesi olmasının da etkisi vardır mutlaka. Bir dalış noktasına gidildiğinde deniz çayırlarının üzerine çapa atılmaması gerektiğini, bunun canlılığı nasıl olumsuz etkileyeceğini bildikleri için dalışa gelen herkese su altında sadece izleyici olmamız gerektiği titizlikle anlatılıyor. Bu yaklaşım devam ettiği sürece dalış Kaş için sürdürülebilir bir turizm kaynağı olabilir.

Kaş'ın kendi hikâyesi olan kedilerinden biri
Sahici olan tek şey deniz
Uzun zaman olmuştu bu topraklarda salına salına, bu sularda sallana sallana yıldızlara bakmayalı. Teknenin üzerindeki tente açılınca aklıma ilk gelen, sırt üstü uzanıp hayretle gökyüzüne baktığımız geceler. İnanıyorduk ki kayık sabit duruyordu denizin üzerinde. Yıldızlar sallanıyorlardı asılı oldukları yerde.
Bazen düşünüyorum, burada pek çok şey öyle bir yanılsama. Herkes gerçeği içten içe biliyor ama büyüleyici bir güzelliğe inanmayı tercih ediyor. Sahici olan tek şey deniz burada. Kalıcı olan kendini korumayı başaran ağaçlar. İnsanlar hep gelir gider, kalanlar gidenlere, gidenler kalanlara imrenir. Gidenler “Dönmemek üzere nasıl gelinir?” diye sorar ve bunun yolunu arar; gelip kalanlar “Buradan gidelim ama nereye?” diye düşünür. Hayat devam eder. Hayat hep ama hep devam eder. Gece sabaha varırken ara sokaklarda balkonların dibinde konuşmalar, limanda halat gıcırtıları işitilir; 24 saat durmaz ayak sesleri insan, kedi ve köpeklerin.
Kediler demişken, başka hiçbir yerde bu kadar hikâyeye sahip kediyi bir arada görmedim — başka hiçbir yerde bu kadar hikâyesi olan insanı bir arada görmediğim gibi. İnsanlar, burada hepsi bir roman karakteri.
Belki bu yüzden hayatımın en az kitap okuduğum dönemini bu kasabada geçiriyorum. Burada herkesin hayatı bir roman; sayfaları çevirmek istediğini fark ettikleri anda anlatmaya başlarlar kendilerini, buraya nasıl geldiklerini ve nedenini. Buranın eskiden nasıl güzel bir yer olduğunu. Hâlâ güzel olduğunu ama yitirdiğini bazı şeyleri.
Aslında kimse bilmez burayı gerçekten sevip sevmediğini. Ama nasıl büyülüdür denizi ve gökyüzü, fırtına sonrası sakinliği, bir gecede yön değiştiren şelalesi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kaş'ta Meltem'in peşindeyiz. Denizle bütünleşmiş kasaba hayatını keşfedeceğiz.
31 Eki 2021

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması Grönland’ın doğusundan başlayıp güneye doğru ilerleyecek ve ardından İzlanda’nın batı kıyıları ile İspanya’nın kuzeyinden geçecek. Yaklaşık iki dakika sürecek bu doğa mucizesine tanık olmak isteyenler için farklı zevklere göre öneriler hazırladık.

23-28 Haziran arasındaki Paris Erkek Moda Haftası bir kez daha gösterdi ki bugün moda yalnızca kıyafet üretmiyor; şehirlerin kültürel ritmini belirleyen, farklı disiplinleri aynı masada buluşturan ve en beklenmedik karşılaşmalar için alan açan canlı bir ekosistem olmaya devam ediyor.

Kuruçeşme'de, sadece randevuyla hizmet veren Salon Kantiem, Türkiye'nin ilk bağımsız saatçilik butiği olma iddiasında. Ama bir mağazadan çok bir buluşma noktası olarak tasarlanmış. Türkiye'de bağımsız saatçilikte yaşanan dönüşümün ortasında duran isimlerden biriyle, Turkish Watch Guy'ın kurucusu ve yeni açılan Salon Kantiem'in ortaklarından Doruk Ünlü'yle saatlerin anlattığı hikayelerden ve Türkiye'nin potansiyelinden sohbet ediyoruz.

Belki Canelé’sini belki Earl Grey’li kekini tattınız ama muhtemelen henüz onunla tanışmadınız. Mitte Brot'un pasta şefi Gökçe Durukan, şehrin kahve laboratuvarı Petra’nın kahve eşlikçileriden sorumlu. Sabahın erken saatlerinde müşterilerine sıcak ve taze ürünler servis etmek üzere geceden çalışmaya başlayanlardan yalnızca biri. Gecenin son, sabahın ilk durağının temsilcisi. Gökçe’yle pâtisserie yaklaşımlarına, pasta şefi olarak rutinlerine ve şehirde gece çalışmaya dair laflıyoruz.



