Orta Vadeli Program aslında bir Temenniler Manzumesi mi?

Heyecanla Beklenen Orta Vadeli Program 5 Eylül 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek liderliğinde açıklandı.
Orta Vadeli Program aslında bir Temenniler Manzumesi mi?

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Heyecanla Beklenen Orta Vadeli Program 5 Eylül 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek liderliğinde açıklandı.

Heyecanla beklenmesinin sebebi, kararlılıkla uygulandığı söylenen ancak bence sadece Merkez Bankası Para Politikası üzerinden yürütülen "Enflasyonla Mücadele" Programının eksik olan "Maliye Politikası" ile uyumunun bu kez sağlanıp sağlanmayacağıydı.

Orta Vadeli Program çok kez Orta Vadeli Plan olarak da ifade ediliyor. O zaman sanırım işe plan ve program farkından başlamak lazım. 

Plan; geleceğe yönelik olarak alınan kararların detaylı bir şeklidir. Her plan aynı zamanda bir karar niteliğini bünyesinde barındırır. Planı karardan ayıran en önemli özellikler; planın hedefe ya da amaca giderken bu amaca ulaşmak için kullanılacak araçların neler olduğunun belirlenmesi, neden bu araçların seçildiğinin açıklanması, gidilecek yol ve yolun zamanının belirlenmesidir. Bu ayrıntılar yoksa ortada bir plan da yoktur. Özetle plan neyin ne zaman, nasıl yapılacağını, eylemin zamanlamasını, yapılan çalışmalardan kimin sorumlu olacağını belirler ve yola bu şekilde çıkılır. 

Program ise oluşturulan plana bağlı kalınarak, planda konulan hedefe (amaca) giderken gerekli olan tüm aşamaların, tüm adımların belirlendiği, bu adımlar için somut ve ölçülebilir kontrol noktalarının konulduğu, gerçekleştirilecek adımlardan sorumlu olanların kimler olduğunun belirlendiği, her bir aşamanın süresinin de belli olduğu somutlaştırılmış planlardır.

Bunlar olmadığı zaman adı ister Plan ister Program olsun, karşınıza çıkan şey sadece "Temenniler Manzumesi" dir. 

Adı "Orta Vadeli Program 2025-2027" olan yol haritasında görmek istediğimiz "Enflasyonla Mücadele" sürecinde para politikası ve maliye politikası eş güdümünün nasıl sağlanacağı, yine enflasyonla mücadelede kararlılıkla uygulanması gereken tasarruf tedbirlerinin neler olduğu, bunların hangi çerçevede gerçekleşeceği, kayıtdışılıkla mücadele konusunda nelerin yapılacağı, enflasyonun temel dinamiklerinden biri olan tarımsal üretimdeki fiyat artışına yönelik hangi somut adımların atılacağı ve tüm bu sıralanan unsurlarla hedef olarak gösterilen makro göstergelerin uyumlu olup olmadığı idi. 

Şimdi bunlara yerimiz imkân sağladığı ölçüde bakalım;

Orta Vadeli Program 2025-2027 (kısaca OVP) üç ana bölümden oluşuyor:

Genel Değerlendirme altında 

  1. Dünya ve Türkiye Ekonomisinde Gelişmeler

  2. Makro Ekonomik Politika Çerçevesi ve Temel Amaçlar

  3. Makro Ekonomik Hedefler ve Politikalar

    • Büyüme
    • İstihdam
    • Fiyat istikrarı
    • Ödemeler Dengesi
    • Finansal İstikrar
    • Kamu Maliyesi
    • İş ve Yatırım Ortamı
    • Merkezî Yönetim Bütçesi Ödenek Teklif Tavanları ve Bütçe Sürecine İlişkin Hususlar

Bunlar programın temel yapı taşları. 

Dünya ve Türkiye Ekonomisinde gelişmeler kısmı hükümetin kendince tespitleri olduğu için genellikle dünya ekonomisine bakarken daha objektif fakat Türkiye ekonomisine bakarken daha sübjektif ya da yanlı olunabiliyor. O nedenle bu kısım anlamsız gelir bana her zaman. 

Temel incelemeyi birkaç örnekle, II. ve III. Kısım ile birlikte yapıp Ek-1: Makro Ekonomi ve Kamu Maliyesine ilişkin Göstergeler ve Hedefler ile uyumu ve yapılabilirliği üzerinden gerçekleştireceğim.

OVP’de Büyüme kısmı altında "Program döneminde büyüme patikası, dezenflasyon sürecini desteklemek üzere potansiyel seviyesinin üzerine çıkmayacak şekilde öngörülmüştür" ifadesi yer alıyor. Dünyada büyümeler epey aşağıya düştü. ABD dışında hemen her ülke büyümekte zorlanıyor. Türkiye’nin potansiyel büyümesi %5 olarak çok kez ifade edilmesine karşılık, bu yönde yapılan çalışmalar çok eskide kaldı. Öncelikle değişen küresel koşullarda Türkiye’nin potansiyel büyümesinin yeniden belirlenmesi gerektiği düşüncesindeyim. 

Aksi belirtilmedikçe potansiyel büyümeyi %5 olarak kabul edersek, Ek-1 kısmında GSYH büyümesinin 2025 için %4, 2026 için %4,5 ve 2027 için %5 öngörüldüğünü görüyoruz. 

Enflasyon hedeflerine baktığımızda ise 2025 için %17,5, 2026 için %9,7 ve 2027 için %7 öngörüldüğünü anlıyoruz. 

Büyümenin iki ana unsurundan biri olan net ihracatın (diğeri hane halkı tüketimidir) büyümeye katkısı ise 2025 için %0,2, 2026 için %0,2, 2027 için ise %0,2 olarak düşünülmüş. Net ihracatın büyümeye katkısı neredeyse 0. 

Eğer bir büyüme gelecekse bu net ihracatın katkısından gelmeyecek. O zaman elde bir tek hane halkı tüketimi kalıyor. Peki hane halkı tüketimi üzerinden büyüyerek enflasyon nasıl düşecek? 

Bu sorunun cevabını çokça aradım ama bulamadım. 

Toplam faktör verimliliğinin program döneminde büyümeye olumlu katkı sağlayacağının beklendiği ifade edilmiş. Nasıl olacağına ilişkin bir cevap olmadığından bunu ancak ‘Daha çoook bekleriz’ diyerek geçmek istiyorum. Geçen 22 yılda faktör verimliliğini artırmak konusunda çare üretememişken bu program döneminde üretileceğini beklemek fazlası ile iyimserlik olacaktır.  

Yatırımcı güveninin artırılacağından bahsediliyor. Nasıl olacak mesela? Ortada bunca hukuksuzluk varken, hangi hukuka güvenip gelecek yabancı? Anayasa Mahkemesi'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararları tanınmazken yabancı hangi hukuka güvenip mülkiyetini huzurla işletecek? 

Neyse dönelim biz başka konulara.

Dijital Dönüşüme geçişin desteklenmesi başlığı altında en ilgimi çekenlerden biri 5G Yol Haritasının belirlenecek ve uygulama planının hazırlanacak olması. 

Fakat dikkatinizi çekerim, geçilecek demiyor, daha hâlâ yol haritası belirleyecekmişiz. Avrupa’da en düşük internet hızına sahipken bu iş ne zaman başlayacak diye Ek-3 Öncelikli Reform Alanlarına Yönelik Düzenlemeler bölümüne bakıyorum. 

Ekonomi yönetimimiz Dijital Dönüşümü Öncelikli Reform olarak görüyor ancak 5G Yol haritasının belirlenmesi için öngülen zaman 2025 yılının 4. Çeyreği. Yol haritasının belirlemenin ne kadar süreceğini, ihale sürecini, alt yapının teminini vs. hiç bilmiyoruz çünkü bir takvim yok. Sanırım zaman içinde unutulur diye düşünülmüş.

Enflasyonla mücadeleye destek olacak şekilde finansal istikrar güçlendirilecek, enflasyon ataleti kırılacak ve enflasyonun arz yönlü kaynakları ile daha etkin mücadele edilecek.

Nasıl olacak? Nedir bu arz yönlü kaynaklar? Kur ise zaten sabit tutuluyor? Üretim artışı mı sağlanacak? Bunların hiçbirine cevap yok. 

Yine enflasyonla mücadelede "maliye ve gelirler politikalarının para politikası ile eşgüdümüne devam edilecektir" deniliyor. 

Hâlihazırda bir eşgüdüm yok ki. Zaten sıkıntı oradan kaynaklanıyor. Bir de maliye ve gelirler politikası konu edilirken neden "maliye ve giderler politikası"na bir atıf yok? Kamu hâlâ harcamaya ve Lale Devri'nde yaşamaya devam mı edecek?

OVP de benim gördüğüm 2 önemli husus;

  1. Tarımsal ürünlerin alım fiyatları, kamu maliyesine etkileri, piyasa dinamikleri ve program hedefleri de dikkate alınarak, geçmiş enflasyona endeksleme davranışının azaltılmasına yardımcı olacak şekilde belirlenecektir
  2. Ücret-fiyat sarmalının önlenmesine yönelik asgari ücret artışlarının dezenflasyon süreciyle uyumu gözetilmeye devam edilecektir

önermeleri. 

Benim anladığım, tıpkı IMF'in önerdiği gibi ileriye yönelik enflasyon hedefine göre asgari ücret artışı ve tarımsal ürün alımı gerçekleştirileceği yönünde. 

2025 için enflasyon hedefi: (tahminî) %17,5

Sanırım artışlar bu oranda olacak. Ücretli ve maaşlılar yanlış ekonomi politikalarının yarattığı yükü sırtlarında taşırken, kamu için öngörülen tasarruf oranları (toplam yurt içi tasarrufun / GSYH içinde Kamu payı) 2025 için %0,9, 2026 için %1,0, 2027 için ise %1,4 olarak düşünülmüş. Ne demek lazım bilemedim. 

Kayıt dışılıkla mücadelede "Kayıt Dışılığı Doğuran Unsurların Engellenmesi" yerine çoklukla vergi kayıp ve kaçağının tahsilatına yönelik önlemleri sıralamak, bataklığı kurutmaktan çok bataklıktan balık avlamaya çalışmaya benziyor. Kök sorun üzerine odaklanılmamış. 

Sevgili okurlar, OVP’den daha fazlası OVP’de olmayanlar için yazılabilir. 

Muhalefet partilerinde de derin bir sessizlik var. Muhalefet partilerinden en az birinin mevcut hükümet tarafından kabul görülmeyeceği biline biline bu OVP’e alternatif bir OVP sunmasını beklemek çok mu hayalcilik? 

Onlar da işin kolayında. 

Neticede ortada bir program falan yok. Bana göre "İyi Niyet Manzumesi".

TÜİK yardımcı olduğu sürece birçok makro gösterge tutar. Orada sorun yok. Ama buradan bizim hayatımıza olumlu bir katkı çıkar mı işte orası soru işareti. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

⛴️ İhracat iklimi iyileşiyor

Yurt içi tarafında İstanbul Sanayi Odası tarafından gelen veriler ihracat ikliminin iyileşmeyi sürdürdüğüne işaret ederken, yurt dışı tarafında ise özellikle Avro Bölgesi'nden gelen veriler yatırımcı güveninin erimekte olduğunu gösterdi.

10 Eyl 2024

AA

YAZARLAR

Prof. Dr. Burak Arzova

Akademisyen. 1994 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun olmasının ardından araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1996 yılında yüksek lisans, 2000 yılında doktorasını tamamlayan Arzova, 2004 yılında doçent, 2009 yılında da profesör oldu. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi, Muhasebe-Finansman Ana Bilim Dalı’nda öğretim görevlisi.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.

14 Eyl 2026

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Eren Kuru

·

11 Eyl 2026

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Eralp Ersoy

·

11 Eyl 2026

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Orta Vadeli Program (OVP) ve hedeflerden sapmalar üzerine

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?

Yaman Alp Ungan

·

10 Eyl 2026

Orta Vadeli Program (OVP) ve hedeflerden sapmalar üzerine
EXANTEEXANTE

HİKAYE

750 milyarlık YTAK küçük yatırımlara açılıyor: Ucuz kredinin koşulları neler?

Ekonomi yönetimi Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının limitini Temmuz ayında 750 milyar TL’ye yükseltti. Yakın zamanda açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda (OVP) ise katma değeri yüksek, daha küçük ölçekli imalat yatırımları için yeni bir uygulama hazırlanması kararlaştırıldı. Peki finansmanın koşulları neler?

Emircan Yaman

·

10 Eyl 2026

750 milyarlık YTAK küçük yatırımlara açılıyor: Ucuz kredinin koşulları neler?