"Müziği okutmak": Pan Yayıncılık

Pan Yayıncılık, çoktandır yayımcılığın ötesinde, yarattığı kültürel temsiliyetle eşsiz bir değere sahip.
"Müziği okutmak": Pan Yayıncılık

19 Kasım - Artıbir - Duende
Anadolu Efes ile birlikte

Eğlenceye +1 demek için takip et Sanata, müziğe, festivallere ve daha birçok etkinliğe her daim destek veren +1 unutulmaz deneyimler sunuyor. Dansı, eğlenceyi ve sanatın her hâlini çok sevdiğini biliyor, hayatından hiç eksik etmemek için çalışıyor. Heyecanı, tutkuyu ve coşkuyu hissetmeni, gençliğini doyasıya yaşamanı ve daima genç kalmanı istiyor. Güncel etkinliklerden haberdar olarak en unutulmaz ve en güzel anları yakalamak için +1 hesabını takip etmeyi unutma.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Ne oluyor? Yayıncılık evreninde 35. yılını doldurmaya hazırlanan Pan Yayıncılık, “müziği okutmak” için çıktıkları yolculukta açtıkları kültürel kanallar sayesinde bugünden nefes almaya, geçmişe referans verip geleceği aydınlatmaya devam ediyor. Var olsun.

Neden önemli? İlk 25 yılında müziğin kültürel ve kuramsal gelişimine katkı sağlayan Pan Yayıncılık, son on yılda kataloğuna müziğe popüler filtrelerden arınarak sevgiyle ve bilgiyle yaklaşmaları için çocukları ve gençleri hedefleyen eserler de ekledi. Pan Yayıncılık, çoktandır yayımcılığın ötesinde, yarattığı kültürel temsiliyetle eşsiz bir değere sahip.

Ne söyledi? Yayımcılık hazzını bütünüyle hissederek yılları yanına ekleyen yayınevinin kurucuları Işık Gençer ve Ferruh Gençer’e merak ettiklerimizi sorduk.

Ferruh Gençer ve Işık Gençer


25 yılı geride bıraktığınızda İdil Biret’in “Ben size piyanist yetiştiririm, siz o piyanistleri dinleyecek halkı yetiştirebilir misiniz?” sözüyle yaşadığınız bir farkındalığın ardından müzik yayıncılığında odağınızı müzisyenlerden daha çok çocuklara ve gençlere çevirdiniz. Aradan 10 yıla yakın süre geçti. Değişimin ardından attığınız adımlar neler oldu? 

İdil Biret’in o sözüyle beraber, Pan Yayıncılık’ın yayın hayatında temel bir değişiklik olduğu doğrudur. Örneğin İngiliz çellist Isserlis’in Beethoven Çorbayı Neden Fırlattı? ve Handel’in Kıpır Kıpır Peruğu kitaplarını, ilkokul çocukları için müzik kitaplarını, ayrıca Maria Callas, İnci Çayırlı gibi biyografi kitaplarını yayımladık. Böylece mesleği müzik olmayanlara da seslenebildik. 

Tabii ki bu, müzisyenler için kitaplar yayımlamadığımız anlamına gelmiyor. Zahmetsiz Ustalık, Saygun Yaklaşımıyla Armoni Eğitimi, Türk Makam Müzikçisinin Seyir Defteri gibi kitapları bunlara örnek olarak verebiliriz. 

Yelpazeyi genişletmenin etkilerini gördük diyebiliriz ancak pandemiyle birlikte bütün alanlarda olduğu gibi yayıncılık alanında da işler zora girdi. O nedenle çok olumlu bir etkiden bahsetmek şimdilik söz konusu olamayacak. Yine de bunun daha doğru bir yol olduğunu düşünmeye devam ediyoruz.

Yayıncılığın yanı sıra nitelikli, yaşayan, etkileşime açık bir müzik kütüphanesinin önemi nedir? Tabar Müzik Kütüphanesi’ni yeniden açmayı düşünüyor musunuz?

Tabar Müzik Kütüphanesi’ni hiç kapatmadık. Taşınma ve pandemi üst üste geldiği için kütüphanenin düzenlenmesi uzun sürdü. Hâlâ büyük ölçüde evden çalışıyoruz. Kütüphaneden yararlanmak isteyen herkese yardım etmeye hazırız. 

Her zaman kütüphanelerin önemli olduğunu düşündük — herkesin her kitaba sahip olması zaten mümkün değil. Bir konuda araştırma yapan bir insanın aradığı kitapları bulması ve rahatlıkla çalışma imkânı bulması bizce eşsiz bir şey. Bu kütüphaneyi açmak da bizim bir şekilde boynumuzun borcuydu.

Müzik eleştirmenliği zamanla ana akım yayınlardan uzaklaştırılarak kişisel görüş bildirilen mecralara itildi. Günümüzde olumlamaların dışında eleştiriler okumak oldukça zor. Bunun sebebi nedir? Sizce iyi bir müzik eleştirisinin önemi nedir?

Bizim alanımızın dışında olmakla beraber, sadece müzikte değil edebiyatta da “olumlamalar”ın daha yaygın ve görünür olduğunu söylemek mümkün. Yaygın akım yayınlar zaten sanata yeterince ve gereğince yer vermiyorlar — en fazla tanıtımla yetiniliyor.

Aslında eleştiri, sanatçının sanatını dışardan bakan birinin gözüyle görmesi ve üretimini gözden geçirmesi için olmazsa olmaz bir etkinlik. Belki yaygın akım yayınlardan bunu beklemek yerine bu alanlarda söyleyecek sözü olan mecraların ortaya çıkmasını istemek daha doğru.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

📚 Pan Yayıncılık, Balthazar, Dünyanın En Kötü İnsanı

35 yıldır "Müziği Okutun" Pan Yayımcılık; Radiohead'den Kid A Mnesia albümüne sergi; Dünyanın En Kötü İnsanı; Balthazar'dan yeni albüm: Sand.

19 Kas 2021

Anadolu Efes ile birlikte
Fotoğraf: Alexander Dhiet

YAZARLAR

Taner Turna

grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Elif Bayram

·

02 Eki 2026

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

Şeyma Ye

·

02 Eki 2026

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Yaren Serra Akgün

·

29 Eyl 2026

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.

Müge Turan

·

28 Eyl 2026

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'