"PANDEMİ X MODA HAFTASI"

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Pandemiyle birlikte çevrim içi platformlar aracılığıyla insanlarla iletişim kuran moda endüstrisi, şubat ayında gerçekleşecek 2021 Sonbahar/Kış moda haftası için nasıl bir yol izleyeceğine dair açıklamaları yayımladı. Tamamen dijital veya yarı dijital ilerleyecek moda haftaları, virüsün Avrupa’daki birinci yılını tamamlayacağı şubat ayında bu süreçte ne kadar yol kat edebildiklerini ortaya koyuyor.
- Londra'da: British Fashion Council, Londra Moda Haftası’nı tamamen dijital platformlarda gerçekleştireceğini duyurmuştu. Geçtiğimiz yıl tam da bu amaçla açtığı londonfashionweek.com'da önceden gerekli önlemler alınarak çekilmiş ve düzenlenmiş defile ve filmler yer alacak, dileyen markaların koleksiyon satışları "See-Now-Buy-Now" usülü koleksiyonun sezonu beklenmeden bu platform üzerinden gerçekleşecek. Konseyin, devletin gerekli kurumlarına farklı ülkelerde yaşayan ancak British Fashion Council’a bağlı tasarımcıların moda haftası için Londra’ya seyahat izni verilmesi konusunda talepte bulunduğu da son gelişmeler arasında.
- Paris'te: Fédération de la Haute Couture et de la Mode ise Paris Moda Haftası’nda seyircili defileleri teşvik etmese de buna izin verilmediğine dair bir bildiri yayımlamadı.
- Milano'da: Milano Moda Haftası’nda ise canlı ve dijital defilelerin karışık yer alacağını biliyoruz.
Geçtiğimiz bir yılda, işin içine ileri teknolojinin ve etkileyici tekniklerin de dâhil olduğu müthiş yaratıcı örneklerin yanı sıra sahne-set geleneğini seyircisiz de olsa sürdürme eğiliminde olan koleksiyon defile ve sunumlarına şahit olduk. Dijitalleşmenin iyileştirdiği moda-teknoloji ilişkisine kayıtsız kalanların “çizgisini bozmayan”, “geleneksele bağlı” gibi yorumların ötesinde gelişmelerin gerisinde kaldığı konusunda ANGST olarak hemfikirdik. Her şey normale döndüğünde dahi, teknolojinin yaratıcılıkla buluşmasının etkili örneklerini sunan markaların zihnimizde klasik usulü tercih edenlerden farklı bir konumda olacağına şüphe yok. Bu anlamda, en fazla yaratıcı düşünce ve kurguya teşvik eden ve bunu yaparken sürdürülebilir yöntemler arayan British Fashion Council’ın duruşunu beğeniyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Seçilmiş birkaç kişinin olduğu bir gruba dâhil olma arzusu, kulağa tehlikeli gelmiyor mu?
17 Oca 2021

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar hayatın akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen karşılaşmalar giderek programlanan, paketlenen ve satın alınan hizmetlere dönüşüyor. Kiminle, nerede ve nasıl karşılaşacağımızı belirleyen sosyal altyapılar artık teknoloji şirketleri, hospitality sektörü ve üyelik sistemleri tarafından şekillendiriliyor. Peki daha pürüzsüz bir sosyal yaşam uğruna farklı olanla karşılaşma ihtimalinden tümden vazgeçiyor olabilir miyiz?

Bir zamanlar birbirimizin sesini duymak için telefon açıyorduk; şimdi aramadan önce mesaj atıyor, sesli mesajlarımızı telefona dikte ettiriyor, mesajı anlamayınca yapay zekaya soruyor, cevabı da ona yazdırıyoruz. İletişim hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hâle gelirken birbirimizi dinlemek külfete dönüşüyor; arada da makineler bizi dinliyormuş gibi yapmayı öğreniyor.

Akıllı saatler ve uyku takip cihazları, dinlenmeyi puanlanması, optimize edilmesi ve başarılı olunması gereken bir projeye dönüştürdü. Oysa ki uyku, insanın kontrolü elinden bırakmadan yapamadığı az sayıdaki şeyden biri: Kovaladıkça kaçıyor, ölçtükçe bozuluyor, üzerine titredikçe nevroza dönüşüyor.

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?



