Pandeminin kazananı: Doordash

ABD’deki en büyük gıda dağıtım uygulamalarından biri olan DoorDash, New York Borsası’nda halka arz edilecek.
Pandeminin kazananı: Doordash

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

ABD’deki en büyük gıda dağıtım uygulamalarından biri olan DoorDash, pandemi sürecinde uygulama tabanlı teslimatlara artan talebin etkisiyle halka açılmaya hazırlanıyor. Cuma günü dokuz aylık finansal tablosunu açıklayarak resmî başvuruda bulunan şirket, New York Borsası’nda DASH ismiyle listelenecek.

  • Finansal tablo: DoorDash’in 2020 karnesine baktığımızda pek çok restoranı sadece paket servis yapmaya zorlayan pandemi sürecinin DoorDash’e nazik davrandığını söylemek mümkün. Hatta 2020’nin ilk 9 ayında gelirlerini geçen senenin aynı dönemine göre %200 artırarak 1,92 milyar dolara çıkaran şirketin, pandeminin kazananları arasında olduğunu söyleyebiliriz. Üstelik şirketin gelirleri artarken zararı da azaldı. 2019’da 533 milyon dolar zarar elden eden DoorDash, 2020'in ilk 9 ayında zararını 149 milyon dolara düşürdü. Şirketin son 9 aydaki sipariş sayısı ise geçen senenin 3 katına çıkarak 543 milyona ulaştı.
     
  • Değerleme: Son olarak temmuz ayında 400 milyon dolar yatırım alan DoorDash, değerlemesini 16 milyar dolara çıkarmıştı. Yatırımcıları arasında SoftBank Vision Fund, Sequoia Capital ve Singapur hükümetinin yer aldığı şirket, bugüne kadar yaklaşık 3 milyar dolar yatırım aldı. Bir senedir adı sık sık Postmates, Uber ve Grubhub'la anılan şirketin, nihai kararı ise yola yalnız devam etmek oldu.
     
  • Şimdi ne olacak? Birkaç hafta içinde borsaya kote olması beklenen DoorDash, yatırımcılara farklı oy paylarına sahip üç hisse senedi sınıfı sunacak. A sınıfı hisse senedi sahipleri hisse başına bir oy, B sınıfı hisse sahipleri hisse başına 20 oya sahip olacak. C grubu hisse sahiplerinin ise oy hakkı olmayacak. Halka arz, Goldman Sachs ve J.P. Morgan garantörlüğünde gerçekleşecek.
     
  • Yatırımcı cephesi: Tech Crunch’tan Alex Wilhelm’e göre DoorDash’in halka arzından hisse satın almak için şirketin gelir artış hızının devam edeceğine ya da mütevazı bir şekilde yavaşlayacağına inanmanız gerekiyor. Pandemi sonrası süreçte tüketici alışkanlıklarının eskiye dönmeyeceğine inanan boğa piyasası beklentisindeki yatırımcıların, risk alarak şu anda 25 dolardan fiyat biçilen DoorDash hisselerine yatırım yapması bekleniyor. Öte yandan, ayı piyasası beklentisiyle şirketin pandemi sonrası süreçte negatif büyüyeceğini öngören yatırımcıların çekingen tutumlarının DoorDash’in halka arzının başarısında belirleyici olacağını söyleyebiliriz.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🤝 Dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması

16 Kasım Pazartesi sabahından herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde Asya-Pasifik bölgesindeki 15 ülke arasında imzalanan dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması var.

16 Kas 2020

🤝 Dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu

Business Editor

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Birol Oğuz

·

02 Eki 2026

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?