

Toprağa gösterilen özenin lezzetli sonucu: Tedra di Verde “Dünyadaki kullanılabilir, verimli tarım arazilerinin %52’sinin uzun yıllardır, geleneksel tarım yöntemleri adı altında dayatılan; yoğun pestisit uygulamaları, toprak sürme alışkanlıkları ve kimyasal gübre kullanımından ötürü çoraklaşmış olduğunu biliyor muydunuz?” diye soruyor Tedra di Verde . Elbette yalnızca sormakla kalmıyor; geleceğimiz için sorumluluk üstlenerek İsabalı Köyü’nün bereketli topraklarında onarıcı tarım prensipleriyle üretim yapıyor ve doğa merkezli tarım anlayışının yayılması için elinden gelen tüm çabayı gösteriyor. Onarıcı tarım prensipleri nedir? Toprağın mikrobiyolojisini korumak ve zenginleştirmek üzere toprak sürmeyi, kimyasal gübrelemeyi ve pestisit kullanımını reddeden onarıcı tarım, verimli toprak katmanlarının yeniden üretilebilmesi için faaliyet gösterilen alanda döngüsel bir ekosistem yaratarak biyolojik çeşitliliğin zaman içerisinde artırılmasına, kazık kök sistemli yüksek karbon depolama kapasitesine sahip örtü bitkileri kullanılarak toprak yapısının regüle edilmesine ve toprağın daha fazla su tutma kapasitesine sahip olmasına odaklanır. Neler var? Doğanın gerçekleriyle uyumlu, ekosistemle barışık yöntemlerle, bölgenin donanımlı tarım emekçileri tarafından özenle üretilen Tedra di Verde ürünleri arasında ; kurutulmuş meyve ve sebzeler, zeytinyağları, pekmez, reçel ve marmelat çeşitleri, soslar gibi ürünler bulunuyor. Doğal, katkısız ve sağlıklı Tedra di Verde ürünlerinde, 150 TL üzeri siparişlerde %20 indirim fırsatından yararlanmak için burayı ziyaret ederek apéro okurlarına özel tanımlanan “APERO” kodunu kullanabilirsiniz. Neden önemli? Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz var diyen Tedra di Verde, iklim krizinin omuzlarımıza yüklediği; karbon salınımını kontrol altına almak, yeraltı sularının bir damlasını dahi verimli kullanmak ve kaybolan verimli toprak kütlelerimizi geri kazanmak gibi önemli görevlerin farkında. Şimdi restorasyon zamanı . Toprağımız ne ise yediğimiz meyve de odur diyen Tedra Di Verde’nin hikâyesini ve üretim modelini incelemek isterseniz hemen aşağıdaki videoya göz atabilir, Instagram sayfalarını buradan takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Entropi: Duydunuz tramvayın sesini, evet İstiklâl Caddesi’ndesiniz. Hızlı, karmaşık, kaotik, enerjik renkli — İstanbul gibi.

Sözlü tarih: Celalettin Benli, gömlek ustası. 66 yıllık dükkânı var Pera’da. Ne hikâyeleri var burada kim bilir? Uğrayıp sorsan, çevirmez de kapıdan.

İkinci el: Üzerine notlar alınmış, okuyanın hayatının anektodlarını da taşıyan ikinci el kitapların kokusu doluyor Pera’da gezinirken. Fahrenheit 451 ve Aslıhan Pasajı içindeki sahaflarda.

Karşı yaka: Pera’yı anlatan kitaplar da okuyoruz bu aralar. Onlardan biri, Murat Belge'nin İstanbul Gezi Notları: “Pera Yunanca 'karşı yaka' veya 'öte' anlamına gelir. Buradaki yerleşim Bizans’ın bir parçasıydı ve Bizans da şimdiki gibi sayıyla ayırt edilen birtakım arrondissement'lara bölünmüş olduğundan Galata Konstantinopolis’in XIII. mahallesiydi."

Kayıt altına almak: Pera dolaylarında sokakları, binaları, insanları izleye durmak. Bir kağıt bir kalem, bir fotoğraf makinesi, bir çift göz. Her daim kayıt altına almak üzere.

Yıllanmış yıllar: Eskiye değil, şarap misali yıllanmış yıllara övgü Pera. Eski günlerin yâd edildiği değil, eski günlerden bugüne taşınan kültürün konuşulduğu semt.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugünlerde Pera’da geziyor ruhumuz. Deniz'in gözünden Pera’da birkaç günün hikâyesi ve Pera’da müdavimi olduğumuz anlar, masalar, hisler var içeride.
03 Nis 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
"Bu bir cruise değil" mottosuyla kalabalık ve kaotik cruise anlayışını tersine çeviren lüks yat seyahatlerine paralel olarak barge cruise yani mavnalarla seyahat hareketi de yaygınlaşıyor. Barge cruise seyahatine çıkanlar Avrupa kentlerinin küçük nehir ve kanallarında dingin ve butik bir deneyim yaşıyor.

Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması Grönland’ın doğusundan başlayıp güneye doğru ilerleyecek ve ardından İzlanda’nın batı kıyıları ile İspanya’nın kuzeyinden geçecek. Yaklaşık iki dakika sürecek bu doğa mucizesine tanık olmak isteyenler için farklı zevklere göre öneriler hazırladık.

23-28 Haziran arasındaki Paris Erkek Moda Haftası bir kez daha gösterdi ki bugün moda yalnızca kıyafet üretmiyor; şehirlerin kültürel ritmini belirleyen, farklı disiplinleri aynı masada buluşturan ve en beklenmedik karşılaşmalar için alan açan canlı bir ekosistem olmaya devam ediyor.

Kuruçeşme'de, sadece randevuyla hizmet veren Salon Kantiem, Türkiye'nin ilk bağımsız saatçilik butiği olma iddiasında. Ama bir mağazadan çok bir buluşma noktası olarak tasarlanmış. Türkiye'de bağımsız saatçilikte yaşanan dönüşümün ortasında duran isimlerden biriyle, Turkish Watch Guy'ın kurucusu ve yeni açılan Salon Kantiem'in ortaklarından Doruk Ünlü'yle saatlerin anlattığı hikayelerden ve Türkiye'nin potansiyelinden sohbet ediyoruz.



