

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Özlem Eren
Sonbahar İstanbul’da mantar mevsimi. Yağışlı havaların ardından mantarlar topraktan yükselmeye başlıyor. Yuvam Dünyalı’lar olarak Mikolog Jilber Barutçiyan’ın peşinden Polonezköy Kent Ormanı’na dalmak üzere buluştuk. asır sepetlerimizi, çakılarımızı alıp yağmurluklarımız ve yağmur botlarımızı giyerek yola koyulduk. Sabah ormana vardığımızda yağmur yeni durmuştu. İlk olarak mantarları çakılarımız ile parçalamadan nasıl alabileceğimizi öğrendik. Her türden bir ya da iki adet almamız yeterli, sepetin içine narince yerleştirmemiz ise çok mühimdi. Aksi takdirde hemen ezilip kırılabiliyorlar, tamamını göremediğimiz mantarların da türlerini anlamak mümkün olmuyordu. Çoğumuzun çocuklarıyla katıldığı bu etkinlikte herkesin merak ettiği nokta mantarlara dokunulduğunda zehirlenip zehirlenilmeyeceğiydi ki, çiğneyip yutmadan mantarlardan zehirlenilmeyeceğini öğrenip gönül rahatlığıyla ormanın içine daldık.
Tertemiz havada kuş sesleri ve akan suyun şırıltısı eşliğinde nemli toprak kokusu soluyarak yavaş yavaş yürümek ve yürürken de gözünü topraktan ayıramamak mantar toplamayı harika bir doğa aktivitesi yapıyor. Kendi kendinle kalabildiğin bu sakin ve huzurlu anlarda türlü türlü mantarla karşılaşmak, mantarı nazikçe topraktan ayırırken parmaklarına toprak bulanması, ana patikaya ne taraftan geri döneceğini bulup yönünü kestirmek için dikkat kesilmek bu aktiviteyi bir mini maceraya çeviriyor. Bir saatlik yürüyüşün sonunda sepetindeki çeşitliliğe şaşırmak ve kim bilir kaçının künyesine ulaşabileceğini tahmin etmeye çalışmak ise cabası.

Topladığımız mantarları sergilediğimiz masamıza geri döndüğümüzde Jilber Hoca bir bakışta bize mantarların önce Latince sonra Türkçe isimlerini ve diğer tüm kimlik özelliklerini anlattı. Ama yalnızken mantar türlerini tanımlamak çok daha zor. Tek bir fotoğraftan türün anlaşılması mümkün olamayacağı için de aplikasyonlara güvenmeyip meraklıların güncel kayıtları bıkıp usanmadan incelemesi, tekrar tekrar doğaya çıkıp ne kadar çok mantar görürse türün ne olduğunu kanıksaması da o kadar mümkün. “Köygöçüren” ya da “Sinek Mantarı” gibi öldürücü türler ile sevilerek yenen “Kuzu Göbeği” ve “Porçini” gibi mantarlar, aynı dönemde aynı bölgede bulunabiliyor. Bu da mantar toplamayı basit bir aktiviteden peşine düşülen bir tutkuya çeviriyor.
Jilber Barutçiyan’ın ilk kitabı “Türkiye’nin Mantarları 1” baskısı tükendiği ve yeniden basılmadığı için bulunmuyor. Yeni kitabı ise Ginko Bilim Yayınevi'nden “Makro Mantarlar”. Mantarlar alemi hakkında geniş bilgiye ulaşabileceğiniz bu kitapta 300 türün fotoğraflarına ve özelliklerine de yer verilmiş. Amatör ruhla da olsa mantar toplayıcılığına merak saranların elini bir mantara uzatmadan mutlaka okuması gereken bir kaynak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026








